Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/4684
2021/14754
13 Ekim 2021
Mahkemesi: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No : 2020/629 2021/240
İlk Derece
Mahkemesi: ... 6. İş Mahkemesi
Dava, haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I İSTEM: **
Davacı vekili, Yüksekoba İnşaat Limited Şirketi’nin borçlarından dolayı yediemin sıfatıyla teslim edilen malların satışı yapılacağından kendisine tebliğ yapıldığını ancak tebligat karşılığı menkullerin iade olunmadığından bahisle, kendi evine konulan ihtiyati haciz kararının iptalini talep etmiştir.
II CEVAP: **
Davalı Kurum vekili, dava dışı Yüksekoba İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Kuruma olan prim borçlarından dolayı şirketin menkul malları haczedilerek yediemin olarak davacıya bırakıldığını, malların teslimi istendiğinde davacıya gönderilen tebligatın iade geldiğini bu nedenle davacının taşınmazına haciz uygulandığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III MAHKEME KARARI: **
A İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile; .../Yıldırım, Millet Mahallesi, Cilt/Sayfa No: 65/6323, Ada/Parsel 3076/8, B/6 Bağımsız Bölüm:11" taşınmaz üzerine davalı Kurum tarafından 20/03/2019 tarih ve 4435122 sayılı yazı ile konulan ihtiyati haczin kaldırılmasına; dair hüküm tesis edilmiştir.
B BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı Kurum vekilinin; davacının, Yüksekoba İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Kuruma olan prim borçlarından dolayı haczedilen ve davacıya yediemin olarak bırakılan menkul malları Kuruma teslim etmediğini belirtmek suretiyle; kararın kaldırılmasını talep etmiştir .
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
IV TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: **
Davalı Kurum vekili, istinaf nedenleri ile aynı doğrultuda kararın bozulması için temyiz yoluna başvurmuştur.
V İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ: **
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 18.08.2014 tarihinde dava dışı şirketin malları olan forklift ve 2010 model Holland marka kazıcı yükleyicinin yediemin olarak ...’a bırakıldığı; Kurumca 08.03.2019 tarihinde davacı ...’dan menkul malların iadesine dair talebin 09.03.2019 da adres kapalı olduğundan iade edildiği, bahse konu malların yediemini olarak davacıya ikinci kez tebligat yapıldığı ve aynı tarih itibari ile ...’a ait malvarlığına haciz konulduğu; davacı tarafından 29.03.2019 da işbu ihtiyati haczin kaldırılmasının talep olunduğu; Kurumca bu talebe istinaden ...’ın yedieminlik görevini yerine getirmediğinden bahisle sorumlu olduğuna dair cevap verildiği anlaşılmaktadır.
6183 sayılı Kanun’un 13.maddesinde ihtiyati haciz müessesi şartları olarak; “ihtiyati haciz aşağıdaki hallerden herhangi birinin mevcudiyeti takdirinde hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun karariyle, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre, derhal tatbik olunur: 1. 9 uncu madde gereğince teminat istenmesini mucip haller mevcut ise, 2. Borçlunun belli ikametgahı yoksa, 3. Borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalleri varsa, 4. Borçludan teminat gösterilmesi istendiği halde belli müddette teminat veya kefil göstermemiş yahut şahsi kefalet teklifi veya gösterdiği kefil kabul edilmemişse, 5. Mal bildirimine çağrılan borçlu belli müddet içinde mal bildiriminde bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuşsa, 6. Hüküm sadır olmuş bulunsun bulunmasın para cezasını müstelzim fiil dolayısıyla amme davası açılmış ise, 7. İptali istenen muamele ve tasarrufun mevzuunu teşkil eden mallar, bu mallar elden çıkarılmışsa elden çıkaranın diğer malları hakkında uygulanmak üzere, bu kanunun 27, 29, 30 uncu maddelerinin tatbikini icabettiren haller varsa.” şeklinde düzenlenmiş olup; öte yandan yine aynı kanunun 83. maddesinde, menkul malları koruyacak olanların mecrubiyet ve mesutliyetleri başlığı altında; “ Borçlular, zilyedler, güvenilir şahıslar 82 nci madde gereğince kendilerine bırakılan malları, alacaklı amme idarelerince yapılacak ilk talep üzerine derhal ve kendilerine teslim edildiği zamanki durumları ile geri vermek mecburiyetindedirler. Bu mecburiyeti yerine getirmiyenler, haklarında yapılacak ceza takibinden başka, bu malların kendilerine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya zayi olduğunu ispat edemedikleri takdirde, geri verilmiyen malların değerleri tutarınca borçlu sayılıp bu kanun hükümleri gereğince takip olunurlar.” şeklinde düzenlenme mevcuttur.
Yukarıda işaret edilen düzenlemeler kapsamında, eldeki davada; kendisine 18.08.2014 tarihinde yediemin olarak bırakılan menkul mallardan 2010 model New Holland marka kazıcı yükleyicinin Kurum ünitesine teslim edilmesine karşın, diğer menkul malın teslim edilemediği ve Adem Demirel tarafından 25.3.2019 da Samet Uludağ’a satıldığına dair satış faturasının ibraz edildiği anlaşılmakla; davacının yedieminlik sıfatından kaynaklı görevini ifa etmemesi karşısında, geri verilmeyen malın değeri tutarınca borçlu sayılarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken; davanın kabulüne dair karar tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
O hâlde, davalı Kurum vekilin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak; İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'nın oyları ve oy çokluğuyla, 13/10/2021 gününde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, limited şirketin kuruma borcundan dolayı 18.08.2014 tarihinde haczedilip yediemin sıfatı ile davacıya teslim edilen iki taşınır malın, satışı için kurum tarafından 08.03.2019 tarihinde iadesinin istenmesi üzerine, hacizli bir menkul malın teslim edilmemesi nedeni ile davacı yedieminin taşınmaz niteliğindeki konutuna konulan haciz işleminin hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda 6183 sayılı Kanun'un 13.maddesinde ihtiyati haciz uygulanmasını gerektirecek durumların sınırlı olarak sayıldığı, kurumca 20/03/2019 tarihli yazının davacının aynı adresine gönderilerek 23/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği de dikkate alındığında, davacıya ulaşılamaması ve belli bir ikametgahının olmaması gibi bir durumdan söz edilemeyeceği, yine 6183 sayılı Kanun'un 13.maddedeki sayılan şartların gerçekleştiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgede bulunmadığı, dosya kapsamında sınırlı olarak sayılan ihtiyati haciz nedenlerinin hiçbirisinin mevcut olmadığı, davacıya ihtiyati haczin tebliğ edilmediği, davacının süresi içerisinde kuruma başvuru yaptığı, kurumca başvurunun reddine ilişkin yazının davacıya 01/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve 15 günlük yasal süresi içerisinde ihtiyati haczin kaldırılması talepli dava açtığı” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
3.Kararın kurum tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince “davacının, sadece dava dışı şirketin muhasebe müdürü olması, dava konusu prim borçlarının ait bulunduğu 2014/08 2015/05 tarihleri arasındaki dönemde 5510 sayılı Kanunun 88. maddesi kapsamında şirketin üst düzeydeki yöneticisi veya yetkilisi de olmaması, bu nedenle şirketin Kuruma olan borçlarından ötürü işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının mümkün bulunmaması karşısında davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği” gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
4.Kararın davalı kurum tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile özellikle 6183 sayılı kanunun 83. Maddesindeki “Borçlular, zilyedler, güvenilir şahıslar 82 nci madde gereğince kendilerine bırakılan malları, alacaklı amme idarelerince yapılacak ilk talep üzerine derhal ve kendilerine teslim edildiği zamanki durumları ile geri vermek mecburiyetindedirler. Bu mecburiyeti yerine getirmiyenler, haklarında yapılacak ceza takibinden başka, bu malların kendilerine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya zayi olduğunu ispat edemedikleri takdirde, geri verilmiyen malların değerleri tutarınca borçlu sayılıp bu kanun hükümleri gereğince takip olunurlar” kuralından hareketle “eldeki davada ; kendisine 18.08.2014 tarihinde yediemin olarak bırakılan menkul mallardan 2010 model New Holland marka kazıcı yükleyicinin Kurum ünitesine teslim edilmesine karşın, diğer menkul malın teslim edilemediği ve Adem Demirel tarafından 25.3.2019 da Samet Uludağ’a satıldığına dair satış faturasının ibraz edildiği anlaşılmakla; davacının yedieminlik sıfatından kaynaklı görevini ifa etmemesi karşısında, geri verilmeyen malın değeri tutarınca borçlu sayılarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken; davanın kabulüne dair kararın usule ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
- Belirtmek gerekir ki, yedieminlik sıfatının kazanılmasının dayanağını oluşturan haciz/rehin/elkoyma işlemleri hukuki bir nedenle geçerliliğini yitirirse, bu durumda kişinin yedieminlik sıfatı ortadan kalkar ve kişi kendisine teslim edilmiş mal konusunda, haciz, rehin veya elkoymayı geçersiz kılan işlem gereğince davranabilir. Kısaca bu durumda hukuki sorumluluğundan sözedilemez.
6.6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Kamu idarelerinin alacaklarını tahsil etme amacıyla yaptıkları takiplerde haczedilerek yediemine teslim edilen mallar nedeniyle yedieminin hukuki sorumluluğu açısından, haciz tarihi önemlidir. Zira bu tarih, satışa çıkarmanın yasal süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesinde dikkate alınacak başlangıç süresidir. 6183 sayılı yasanın 84/1 maddesi uyarınca “Haciz işlemini gerçekleştiren kamu idaresinin hacizli malın satılmasına ilişkin kararı hacizden itibaren üç ay içinde verilmelidir. Üç ay içinde satış kararı verilmediği takdirde haciz kalkacağından yedieminin hukuki sorumluluğundan sözedilemeyecektir( ..., Reha, Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçu. TBB Dergisi, Sayı 75, 2008. s: 110 vd., YCGK’nın 19.3.2002 tarih ve 2002/87 216 sayılı kararı. Yargıtay 4. CD’nin 16.5.1997 tarih ve 1997/3719 4010 ve 6.2.1996 tarih ve 1996/441 1045 sayılı kararları). Her ne kadar yasada öngörülen sürenin bir zamanaşımı ya da hak düşürücü süre değil idari nitelikte bir süre olduğu ve bu sürenin geçirilmiş olmasının haczin geçerliliğini etkilemeyeceği mallar üzerindeki haczin düşmeyeceği yönünde İİY’nin aksine 6183 sayılı yasada haczin düşeceğine ilişkin bir hüküm bulunmaması, özel hukuktaki bu hükümlerin kıyas yoluyla 6183 sayılı yasaya uygulanmasında düşünülememesi, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasa şeklen bir cebri icra yasası olmakla birlikte, aslında kamu hukuku hükümleri taşıması gerekçesi ile farklı bir görüş olsa da (Arslan, Çetin, Yedieminlik Görevinin Kötüye Kullanılması Suçu ile İlgili YCGK’nın Bir Kararı Üzerine İnceleme, KHukA 2 (2003), s. 182 184) yukarda belirtilen Ceza Genel Kurul ve Ceza Daireleri kararı cezai sorumluluğun üç ay içinde satış kararı verilmemesi halinde kalkacağını içtihat ettiğinden, yedieminin hukuki sorumluluğunu da ortadan kaldıracağı açıktır.
7.Diğer taraftan Anayasa’nın 41. maddesi uyarınca “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. O halde her hak veya yükümlülük belirli bir süreye tabi olmalıdır. 6183 sayılı Kanunun 84/1 maddesindeki hacizli malın satılmasına ilişkin kararın ilgili idarece 3 ay içinde verilmeli kuralındaki süre, hakkın kullanılmasını öngören bir kuraldır.
8.Somut uyuşmazlıkta kurumun limited şirketten olan alacağından dolayı 18.08.2014 tarihinde haciz uygulaması yapılmış ve iki adet taşınır malı haczedilerek davacıya yediemin sıfatı ile teslim edilmiştir. Bu taşınır malların haczi 2014 yılında olmasına rağmen, 2019 yılına kadar satış işlemi gerçekleştirilmemiş ve 08.03.2019 tarihinde davalı kurum tarafından teslimi istenmiştir. Davacı bir menkul malı teslim etmiş, ancak kurum teslim edilmeyen hacizli menkul mal nedeni ile davalının taşınmaz niteliğindeki konutuna haciz uygulaması yapmıştır. Davalı kurum 6183 sayılı kanunun 84/1 maddesindeki üç ay içinde satış kararı almamış, aradan beş yıl geçtikten sonra cezai sorumluluğu olmayan davacıdan hacizli menkul malları istemiştir. Davacının hukuki sorumluluğu ortadan kalktığına göre kurumun davacının konutuna haciz uygulaması işlemi yasaya aykırıdır. Sonuç itibari ile doğru olan kararın bu gerekçe ile onanması gerektiğinden, çoğunluğun bozma kararına katılınmamıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:09:51