Yargıtay 10. CD 2023/16430 E. 2025/723 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/16430

Karar No

2025/723

Karar Tarihi

21 Ocak 2025

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/44 E., 2018/282 K.

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 10.09.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2021/26270 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB 2023/90839 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2023 tarihli ve KYB 2023/90839 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2018 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde, sanığın denetim süresi içerisinde 03.12.2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2019 tarihli ve 2018/44 Esas, 2018/282 sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın inceleme konusu dosya haricinde 30.07.2015 tarihinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak suçunu oluşturduğu kanaati ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/8 a maddesi yollaması ile 191/1., 31/3. ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kanun gereği zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli ve 2016/137 Esas, 2016/312 sayılı kararının 02.12.2016 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 02.05.2017 tarihinde inceleme konusu suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama neticesinde hükmün açıklanması ile sanığın mahkûmiyetine dair Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve 2018/338 Esas, 2019/248 sayılı kararının istinaf edilmesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18.12.2020 tarihli ve 2019/3485 Esas, 2020/3285 sayılı kararında yer alan, "...Sanığın 02.05.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunun, yargılama konusu suç nedeni ile 6545 S.K. ile eklenen 5320 S.K.'nun 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali mahiyetinde olduğu, soruşturma ve kovuşturma konusu edilemeyeceği, düşme kararı verilmesi gerektiği halde mahkûmiyet kararı verildiği belirlenmekle, ilk derece mahkemesi tarafından Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/44 Esas ve 2018/282 Karar sayılı ve 19.07.2018 tarihli hükmü açısından, istinaf edilmeden kesinleşmiş olması nedeniyle bu hükmün kanun yararına bozma talebine konu edilmesi

için mahkemesine bildirimde bulunulmasına;..." şeklindeki açıklamalar ile anılan kararın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesi sonrasında, inceleme konusu karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulduğu,

28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde, “Bu Kanunun;...188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklinde, aynı maddenin 5. fıkrasında, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklinde ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında,

Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli ve 2016/137 Esas, 2016/312 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesine göre verildiği, kararın 02.12.2016 tarihinde kesinleştiği, kanuni zorunluluk nedeniyle verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağının anlaşılması karşısında, sanığın incelemeye konu 02.05.2017 tarihli eyleminin, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasının düşmesine karar verilip, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 02.05.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2017 tarihli ve 2017/2336 Soruşturma, 2017/616 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süre ve merciinin gösterildiği, kararın, şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2018 tarihli ve 2017/2336 Soruşturma, 2018/54 Esas, 2018/53 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

C. Yapılan yargılama sonucunda, Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.07.2018 tarihli 2018/44 Esas ve 2018/282 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

D. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli, 2018/338 Esas ve 2019/248 Karar sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde;

  1. Şüpheli hakkında, 30.07.2015 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2016 tarihli ve 2016/1395 Soruşturma, 2016/541 Esas, 2016/82 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

  2. Yapılan yargılama sonucunda, Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli ve 2016/137 Esas, 2016/312 Karar sayılı kararı ile sanığın değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde

bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve "Giderilmesi gereken zarar bulunmadığı, sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmadığı ve bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat" oluştuğundan bahisle 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 02.12.2016 tarihinde kesinleştiği,

  1. Sanığın denetim süresi içinde 02.05.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kanun yararına bozma istemine konu Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen erteli mahkûmiyet kararının 10.09.2018 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine, Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli, 2018/338 Esas ve 2019/248 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1.., 31/3. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedildiği,

  2. Kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18.12.2020 tarihli ve 2019/3485 Esas, 2020/3285 Karar sayılı kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilerek mahkûmiyet hükmünün 18.12.2020 tarihinde kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin sekizinci fıkrasında "Bu Kanun'un; a) 188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu,

6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" düzenlemesinin yer aldığı,

Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun'la değişik 191. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı nitelikte olduğu ve aynı hukuki sonuçları doğuracağı dolayısıyla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için de geçerli olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği kabul edilmektedir. Ancak, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi kapsamında usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise şüphelinin bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Ayrıca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Somut olayda, sanık hakkında daha önceden 30.07.2015 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2016 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda

Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 02.12.2016 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte herhangi bir tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmediği gibi, söz konusu kararın gerekçesinde ve hükümde "Giderilmesi gereken zarar bulunmadığı, sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmadığı ve bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat" oluştuğundan bahisle verildiği belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sadece 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi kapsamında verildiği, bu kararın, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde düzenlenen kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı niteliğinde olmadığı, suç tarihinin 30.07.2015 olduğu gözetildiğinde uygulama koşulu bulunmadığından 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca da verildiğinin kabulünün mümkün olmadığı, bu durumda, incelemeye konu 02.05.2017 tarihli suçun da 5237 sayılı CMK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlal sayılan eylem olarak kabul edilemeyeceği,

İncelemeye konu 02.05.2017 tarihli eylem nedeniyle 19.07.2017 tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve erteleme kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilip kesinleştiği gözetildiğinde, 30.07.2015 tarihli eylemin tek suça konu olacağı dolayısıyla, Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli, 2018/338 Esas ve 2019/248 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18.12.2020 tarihli ve 2019/3485 Esas, 2020/3285 Karar sayılı kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiğinden, anılan karardaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 308/A maddesi uyarınca giderilmesi gerektiği,

Anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.01.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

uyuşturucu madde bulundurmakamu davasının açılmasının ertelenmesiYargıtay kararıceza hukukukullanmak için uyuşturucu madde bulundurmadenetimli serbestlikhükmün açıklanmasının geri bırakılması

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:09:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim