Yargıtay 10. CD 2023/15985 E. 2025/628 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/15985
2025/628
20 Ocak 2025
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/683 E., 2023/91 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 35.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi, 192/3. ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 23.02.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.07.2023 tarihli ve 2023/9526 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB 2023/84170 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB 2023/84170 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre,
- Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 08.01.2020 tarihli ve 2019/1720 Esas, 2020/179 Karar sayılı ilamında ''sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine başlanabilmesi için 10 gün içinde başvurmasına ilişkin Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 09.06.2015 tarihli ve 2015/9833 DS sayılı çağrı yazısı 22/06/2015 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre şüpheliye tebliğ edilmiş, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunca dosyanın kapatılmasına karar verilerek sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame düzenlenmiş ise de; müdürlüğe başvurmamasının tek başına ısrar olarak değerlendirilemeyeceği, ısrar şartının gerçekleşmediği, bu nedenle kamu davası hakkında durma kararı verilerek, hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla işin esasına girilerek sanığın beraatine karar verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.'' şeklindeki açıklamalar ile;
7201 sayılı Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1 8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,
Somut olayda İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen çağrı kağıdının 27.07.2015 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip sanığın yasal süre içerisinde anılan Müdürlüğe
müracaat etmediğinden bahisle denetimli serbestlik dosyasının kapatılarak mahkemesine bildirimde bulunulmuş ise de öncelikle çağrı kağıdının sanığın bilinen son adresi olup aynı zamanda mernis adresi olan "Kuştepe Mah. Çiğdem Sk. No:74 İç Kapı No:A .../..." adresine öncelikle mernis şerhi olmadan tebligat çıkarılması gerekirken, anılan adrese doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğlerin usulsüz olduğu, Mahkemesince tebligat işlemlerinin tamamlanabilmesi amacıyla durma kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
- 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin anılan Kanun’un 66/1 e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında, kovuşturma aşamasında sanığın talimatla savunmasının alındığı 10.11.2010 tarihinde son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.01.2016 ile yeni suçun işlendiği 01.01.2018 tarihleri arasında (1 yıl 11 ay 25 gün) durmasını müteakip, denetim süresi içerisinde işlenen suç tarihi olan 01.01.2018 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 10.11.2010 tarihinden, hükmün açıklandığı 08.02.2023 tarihine kadar geçen (12 yıl 2 ay 28 gün) süreden, durma süresi çıkarıldığında, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı cihetle, sanık hakkındaki kamu davasının dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 29.10.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2009 tarihli ve 2009/107885 Soruşturma, 2009/61392 Esas, 2009/19559 sayılı iddianamesi ile İzmir 14. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. İzmir 14. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.01.2011 tarihli ve 2009/728 Esas, 2011/68 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 02.03.2011 tarihinde kesinleştiği,
C. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine dosya ele alınarak yapılan yargılama sonucunda İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli ve 2015/152 Esas, 2015/239 Karar sayılı kararı ile, 27.01.2011 tarihinde verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verildiği, kararın 02.07.2015 tarihinde kesinleştiği,
D. İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 09.07.2015 tarihli ve 2015/9930 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 27.07.2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verildiği,
E. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2015 tarihli ve 2015/716 Esas, 2015/757 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 192/3. ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 06.01.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
F. Sanığın denetim süresi içerisinde 01.01.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.02.2023 tarihli ve 2022/683 Esas, 2023/91 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 192/3. ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
G. Dosya kapsamına göre;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1 8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ
imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,
Somut olayda İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen çağrı kağıdının 27.07.2015 tarihinde tebliğ edilmesini takiben sanığın yasal süre içerisinde anılan Müdürlüğe müracaat etmediğinden bahisle denetimli serbestlik dosyasının kapatılarak mahkemesine bildirimde bulunulmuş ise de öncelikle çağrı kağıdının sanığın bilinen son adresi olup aynı zamanda MERNİS adresi olan "Kuştepe Mah. Çiğdem Sk. No:74 İç Kapı No:A .../..." adresine öncelikle MERNİS şerhi olmadan tebligat çıkarılması gerekirken, anılan adrese doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu, sanığın yükümlülüklerine uygun davranmadığından sözedilemeyeceği, bu nedenle yargılamaya devam edilmesi koşulunun oluşmadığı, Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek infazın sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1 e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tâbi olduğu, sanığın atılı suçu 29.10.2009 tarihinde işlediği, ilk savunmanın alındığı 10.11.2010 tarihinde zamanaşımı süresinin kesildiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği tarih ile tensip zaptının düzenlendiği tarihler arasında ve sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 06.01.2016 tarihi ile denetim süresi içinde yeniden suç işlediği 01.01.2018 tarihleri arasını kapsayan süre ile 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesinin son cümlesi gereğince zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın savunmasının alındığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir neden bulunmadığı ve hükmün açıklandığı 08.02.2023 tarihine kadar geçen sürede, duran süreler de eklendiğinde dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
H. 5271 sayılı CMK'nın 309/4 d maddesi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4 d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2023 tarihli ve 2022/683 Esas, 2023/91 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4 d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:09:58