Yargıtay 10. CD 2023/13565 E. 2025/623 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13565
2025/623
20 Ocak 2025
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/479 E., 2020/101 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hendek 1.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 04.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2023/1440 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB 2023/65320 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB 2023/65320 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Sanık hakkında 15.10.2015 tarihli eylemi nedeniyle Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2015 tarihli ve 2015/3446 soruşturma, 2015/61 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymaması nedeniyle açılan davada, Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2017/531 esas, 2018/124 sayılı kararı ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
İncelemeye konu 13.02.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu bulundurmak suçunu işlediği iddiasıyla aynı sanık hakkında yapılan soruşturma sonucunda ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2019 tarihli ve 2019/610 esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla;
Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında 15.10.2015 tarihli eylemi nedeniyle verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin belirtilmemek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp her iki suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının
açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla, mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 13.02.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2019 tarihli ve 2019/1275 Soruşturma, 2019/610 Esas, 2019/593 sayılı iddianamesi ile, TCK'nın 191/6.maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Hendek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.01.2020 tarihli ve 2019/479 Esas, 2020/101 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
B. Dayanak Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2020/81 Esas, 2020/228 Karar sayılı kararının incelenmesinde,
-
Şüpheli hakkında, 15.10.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2015 tarihli ve 2015/3446 Soruşturma, 2015/61 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, ancak itiraz süresinin gösterilmediği, kararın şüpheliye 24.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Sakarya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
-
Sakarya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle 19.07.2016 tarihinde infaz dosyasının kapatılması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2017 tarihli ve 2015/3446 Soruşturma, 2017/202 Esas, 2017/200 sayılı iddianamesi ile Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, şüphelinin 16.08.2016 tarihinde uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma evrakının da, kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile birlikte dosya arasına alındığı,
-
Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2017/531 Esas, 2018/124 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın, 12.12.2018 tarihinde kesinleştirildiği,
-
Sanığın denetim süresi içinde 13.02.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.07.2020 tarihli ve 2020/81 Esas, 2020/228 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62/1 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
İncelemeye konu 13.02.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2019 tarihli ve 2019/610 Esas sayılı iddianamesi ile doğrudan kamu davası açılmış ise de;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında Hendek Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri
uygulanmasına ilişkin kararda her ne kadar itiraz kanun yolu gösterilmiş ve karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, kararda itiraz süresinin gösterilmediği, sanığa usulüne uygun yasa yolu bildirimi yapılmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle infaz işlemlerine başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ısrar şartının gerçekleşmeyeceği ve ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinin kabul edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince açılan kamu davasında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren, 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğu, bu nedenle, Dairemizin 23.12.2024 tarihli ve 2023/15913 Esas, 2024/26343 Karar sayılı kararı ile, Hendek 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2020/81 Esas, 2020/228 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasına karar verildiği, bu durumda, doğrudan açılan inceleme konusu davada da kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından;
Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Mahkemesince, Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2020/81 Esas, 2020/228 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasından sonra dosyanın alacağı esas numarasının belirlenmesi, kamu davasının ertelenmesi kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma nedeni yapılabileceği gözetilerek her iki davanın birleştirilmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Hendek 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli ve 2019/479 Esas, 2020/101 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4 b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:09:58