Yargıtay 10. CD 2023/16439 E. 2025/426 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/16439

Karar No

2025/426

Karar Tarihi

14 Ocak 2025

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/794 E., 2020/265 K.

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 18.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2023/10982 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB 2023/90105 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB 2023/90105 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında evvelce 25/04/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12/09/2017 tarihli ve 2017/73882 soruşturma, 2017/962 sayılı kararıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve sanığın erteleme süresi içerisinde tekrar aynı suçu işlemesi nedeniyle Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/621 esasına kayden kamu davasının açıldığı, bu itibarla sanık hakkında yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceği gerekçesiyle inceleme konusu 05/08/2019 tarihli eyleminden dolayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 07/10/2019 tarihli ve 2019/145731 soruşturma, 2019/46671 esas, 2019/32663 sayılı iddianamesi ile müsnet suçtan sanık hakkında doğrudan kamu davası açılmasını müteakip, Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2020 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,

Somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair 12/09/2017 tarihli karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığından anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği,

Öte yandan, sanık hakkında müsnet suçtan 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca hakkında doğrudan kamu davası açılmasına dayanak teşkil eden ve sanığın evvelce işlediği 25/04/2017 tarihli eylemi nedeniyle mahkumiyetine ilişkin Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2019 tarihli ve 2018/621 esas, 2019/466 sayılı kararının, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 06/07/2021 tarihli ve 2020/1149 esas, 2021/1144 sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleşmiş bulunması karşısında, anılan istinaf kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A. maddesi kapsamında olağanüstü itiraz yoluyla giderilebileceği,

Bu açıklamalar ışığında, müsnet suçtan incelemeye konu 05/08/2019 tarihli eylem nedeniyle açılan kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 05.08.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2019 tarihli ve 2019/145731 Soruşturma, 2019/46671 Esas, 2019/32663 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce 25.04.2017 ve 08.02.2018 tarihlerinde aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/621 Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,

B. Yapılan yargılama sonucunda; Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.09.2020 tarihli ve 2019/794 Esas, 2020/265 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

C. Dayanak Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli ve 2018/621 Esas, 2019/466 Karar sayılı kararının incelenmesinde;

Sanık hakkında, 25.04.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2017 tarihli ve 2017/73882 Soruşturma, 2017/962 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, şüphelinin erteleme süresi zarfında 07.02.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2018 tarihli ve 2017/73882 Soruşturma, 2018/30747 Esas ve 2018/19518 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli ve 2018/621 Esas, 2019/466 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24.

Ceza Dairesinin 06.07.2021 tarihli 2020/1149 Esas ve 2021/1144 Karar sayılı kararı ile 06.07.2021 tarihinde kesinleştiği, ancak Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/750 Esas, 2022/629 Karar sayılı kararı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak gösterildiğinden" bahisle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca yargılamanın durmasına karar verildiği ve kararın 01.11.2022 tarihinde kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

D. Dosyalar kapsamına göre;

28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye tebliğ edildiğine ilişkin dosya arasında bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, mercinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz

olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi ihlâl kabul edilen eylemin de erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla inceleme konusu 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği, yukarıda belirtildiği üzere inceleme tarihinde gelinen aşamada, doğrudan kamu davası açılmasına dayanak alınan dosya kapsamında, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/750 Esas, 2022/629 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verildiği anlaşıldığından, bu dosyanın akıbetinin araştırılıp sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,

Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/794 Esas, 2020/265 Karar kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4 b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.01.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

uyuşturucukararmaddebulundurmayararınatevdiinekullanmakgerekçekanuniçinistembozulmasınakabulünebozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:09:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim