Yargıtay 10. CD 2023/15953 E. 2025/318 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/15953
2025/318
13 Ocak 2025
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
- Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 1. 2019/367 E., 2020/16 K.
- 2014/381 E., 2014/413 K.
SUÇLAR: 1. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Değişen suç vasfına göre; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU
KARARLAR: 1. Mahkûmiyet
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması
İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 26.12.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.07.2023 tarihli ve 2023/6552 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB 2023/85445 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB 2023/85445 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosyalar kapsamına göre; Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2011 tarihli ve 2010/980 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 02.09.2009, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.04.2010 olduğu, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2011 tarihli ve 2010/72 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 21.12.2019, iddianame düzenleme tarihinin 02.03.2010 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü verilerek fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir. "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/367 Esas ve 2020/16 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
-
Şüpheli hakkında, 02.09.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2010 tarihli ve 2010/10358 Soruşturma, 2010/5853 Esas, 2010/3692 sayılı iddianamesi ile Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
-
Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2011 tarihli ve 2010/980 Esas, 2011/944 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 14.09.2011 tarihinde kesinleştirilerek infazı için Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
-
Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.10.2013 tarihli ve 2013/657 Esas, 2013/1353 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK’nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, 22.10.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
-
Sanığın denetim süresi içerisinde 04.12.2017 tarihinde işlediği dolandırıcılık suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; İstanbul 15.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.01.2020 tarihli ve 2019/367 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/381 Esas ve 2014/413 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
-
Şüpheli hakkında, 21.12.2009 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2010 tarihli ve 2010/7106 Soruşturma, 2010/16432 Esas, 2010/745 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
-
Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2011 tarihli ve 2010/72 Esas, 2011/190 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu olarak kabul edilerek 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 06.06.2011 tarihinde kesinleştirilerek infaza gönderildiği,
-
Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2013 tarihli ve 2013/112 Esas, 2013/181 Karar sayılı kararı ile, müdürlükçe çıkarılan tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin aynen infazına karar verildiği, kararın 17.05.2013 tarihinde kesinleştirilerek infaza gönderildiği,
-
Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak Bakırköy 9.Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.12.2014 tarihli ve 2014/381 Esas, 2014/413 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK’nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre, İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/367 Esas sayılı dosyasındaki suçun 02.09.2009 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin 13.04.2010 tarihinde düzenlendiği, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/381 Esas sayılı dosyasındaki aynı nev'iden suçun 21.12.2009 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 02.03.2010 tarihinde düzenlendiği, bu halde; sanığın eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan 02.03.2010 tarihli iddianameden önce olması karşısında, sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında 02.09.2009 ve 21.12.2009 tarihlerinde iki kez "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu işlediği anlaşıldığından, davaların birleştirilmesine karar verilerek, suçların "bir suç işleme kararının icrası kapsamında" işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının
tartışılarak belirlenmesi, zincirleme suç oluşturduğunun saptanması durumunda, bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılmasına karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Kabule göre de,
Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli ve 2014/381 Esas, 2014/413 Karar sayılı kararının gerekçesinde, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş olup;
28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, sanık hakkında daha önce bu suçtan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve ihlal üzerine yargılama yapıldığı hususu dikkate alındığında, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği, ancak 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki genel hükümler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğinin gözetilmemesi de Kanun'a aykırıdır.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/367 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli ve 2014/381 Esas, 2014/413 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4 a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:09:58