Yargıtay 10. CD 2023/16531 E. 2025/2008 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/16531
2025/2008
3 Mart 2025
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 21.11.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2019/19037 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB 2023/93511 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB 2023/93511 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre,
Sanık hakkında 11.08.2017 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.03.2018 tarihli ve 2017/36215 esas sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2018/310 Esas, 2018/752 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine dair kararın istinaf edilmeksizin 21.11.2018 tarihinde kesinleştiği,
Yine, 03.10.2017 tarihli uyuşturucu kullanmak eylemi nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2018 tarihli ve 2017/43866 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli ve 2018/161 Esas, 2018/1396 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine dair kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 15.11.2021 tarihli ve 2019/820 Esas, 2021/1056 sayılı kararı ile; ".. sanık hakkında bağımsız suça dayanak alınan Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/894 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 22.02.2018 tarih ve 2018/193 Karar sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve bu karar da istinaf edilmeden 26.03.2018 tarihinde kesinleştiğinden bağımsız suç dayanağının çöktüğü, böylece işbu 03.10.2017 tarihli eylem bağımsız suç kapsamında kalmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmediği, sanığın arşiv kaydı da araştırılarak işbu 03.10.2017 tarihli eylemin, başka bir eylemin ihlali yahut başka bir eylem ile zincirleme suç kapsamında olup olmadığı da araştırılarak "durma" kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulması," şeklindeki gerekçe ile bozulmasını müteakip, yapılan yargılama neticesinde Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2022 tarihli ve 2021/600 Esas, 2022/209 sayılı kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verildiği,
Sanığın 11.08.2017 ve 03.10.2017 tarihli eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/161 Esas sayılı dosya kapsamında yer alan 06.02.2018 tarihli iddianameden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği ancak, sanığın 03.10.2017
tarihli eylemi bakımından Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2022 tarihli ve 2021/600 Esas, 2022/209 sayılı kararı ile durma kararı verilmesi karşısında, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli, 2018/310 Esas, 2018/752 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
-
Şüpheli hakkında, 10.08.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2018 tarihli ve 2017/36215 Soruşturma, 2018/4272 Esas, 2018/3394 sayılı iddianamesi ile Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,
-
Yapılan yargılama sonucunda Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.11.2018 tarihli ve 2018/310 Esas, 2018/752 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Dayanak Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2017/894 Esas, 2018/193 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
-
Şüpheli hakkında, 10.08.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2016 tarihli ve 2016/32874 Soruşturma, 2016/579 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
-
Erteleme kararının ihlal edilmesi nedeniyle kaldırılarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2017 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
-
Yapılan yargılama sonucunda, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2017/894 Esas, 2018/193 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verildiği, beraat kararının 26.03.2018 tarihinde kesinleştiği,
C. Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2022 tarihli ve 2021/600 Esas, 2022/209 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
-
Şüpheli hakkında, 03.10.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2018 tarihli ve 2017/43866 Soruşturma, 2018/1955 Esas, 2018/1609 sayılı iddianamesi ile Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,
-
Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli ve 2018/161 Esas, 2018/1396 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
-
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 15.11.2021 tarihli ve 2019/820 Esas, 2021/1056 Karar sayılı kararı ile, dayanak davada beraat kararı verildiğinden bağımsız suç dayanağının çöktüğü gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
-
Bozmadan sonra, Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2022 tarihli ve 2021/600 Esas, 2022/209 Karar sayılı kararı ile davanın durmasına karar verildiği, durma kararının 05.10.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Dosyalar kapsamına göre;
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2 3. maddesi uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması" kararı verilmesini takiben, 5237 sayılı TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır.
Ancak; dayanak dosyalarda yapılan yargılamalar sonucunda, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2017/894 Esas, 2018/193 Karar sayılı kararı ile "sanığın beraatine" karar verildiği, beraat kararının kesinleştiği, Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2022 tarihli ve 2021/600 Esas, 2022/209 Karar sayılı kararı ile "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının
kesinleştiği, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği görülmekle birlikte,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında 20.08.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Çayıralan Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2017 tarihli ve 2017/324 Soruşturma, 2017/9 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ayrıca incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kaydın bulunduğu anlaşılmakla,
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden ve yukarıda açıklandığı üzere incelemeye konu dosyaya dayanak alınan davalarda "sanığın beraatine" ve "kamu davasının durmasına" karar verildiği, bu durumda artık şüpheli hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilerek, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınarak, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest ise incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2018/310 Esas, 2018/752 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4 b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:09:51