Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/16547

Karar No

2025/1803

Karar Tarihi

25 Şubat 2025

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

  1. Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 1. 2019/719 Değişik iş

  1. 2019/1051 E., 2021/532 K.

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR: 1. İtirazın kabulü

  1. Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.08.2019 tarihli ve 2019/719 Değişik iş sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2019 tarihli ve 2019/521 Esas, 2019/965 Karar sayılı durma kararına yönelik itirazın "kabulüne" kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2019/1051 Esas, 2021/532 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve 2019/516 Esas, 2020/162 Karar sayılı kararı ile verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının mahsubu ile sanığın sonuç olarak 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçmeksizin 15.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2023/4614 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB 2023/92386 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB 2023/92386 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“1 Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/08/2019 tarihli ve 2019/719 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 15/02/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesinin yerinde olduğu gözetilmeden, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde,

2 Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2021 tarihli ve 2019/1051 esas, 2021/532 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 15/02/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 08.10.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2018 tarihli ve 2018/3106 Soruşturma, 2018/40 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda kanun yolu başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 31.08.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, soruşturma dosyası birleştirilip erteleme kararının kaldırılarak Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2019 tarihli ve 2018/3106 Soruşturma, 2019/560 Esas, 2019/540 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

C. Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2019 tarihli ve 2019/521 Esas, 2019/965 Karar sayılı kararı ile Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tebligatlarının usûlüne uygun yapılmadığı, ısrar şartının ve bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verildiği,

D. Durma kararına karşı Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.08.2019 tarihli ve 2019/719 Değişik iş sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/4 b maddesinin ihlâli nedeniyle kamu davası açıldığı gerekçesiyle itirazın "kabulüne" kesin olarak karar verildiği,

E. İtirazın kabulü üzerine dosyanın, 11.09.2019 tarihli tensip zaptı ile yeniden ele alınarak Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1051 Esas sayısına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu,

F. Sanığın, 22.02.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2019 tarihli ve 2019/5306 Soruşturma, 2019/1389 Esas, 2019/1342 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2019/1262 Esas, 2020/502 Karar sayılı kararı ile, Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1051 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,

G. Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.04.2021 tarihli ve 2019/1051 Esas, 2021/532 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve 2019/516 Esas, 2020/162 Karar sayılı kararı ile verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının mahsubu ile sanığın sonuç olarak 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçmeksizin 15.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

H. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli

hakkında Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, kararda, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle ihlâl kabul edilen 31.08.2018 tarihli eylemin ve birleştirilen 22.02.2018 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı ise de;

Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada,

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında 06.10.2017 ve 11.07.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemleri nedeniyle Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığınca ayrı ayrı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, dolayısıyla şüpheli hakkında birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğu ve incelemeye konu suç tarihlerinden önce ve sonra kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla,

Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden ve yukarıda açıklandığı üzere incelemeye konu dosya kapsamında "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesine kadar aynı suçtan işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61.maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edildiği de dikkate alınarak, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip incelenmesi, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde davaların birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç ya da bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.08.2019 tarihli ve 2019/719 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4 a. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

C. Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2019/1051 Esas, 2021/532 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4 b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.02.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tebligatuyuşturucu maddeceza hukukukullanmak için uyuşturucu madde bulundurmadenetimli serbestlikkamu davasının ertelenmesi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:09:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim