Yargıtay 10. CD 2023/15933 E. 2025/11 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/15933
2025/11
6 Ocak 2025
MAHKEMESİ: Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/176 E., 2016/254 K.
SUÇ: Değişen suç vasfına göre; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasına yer olmadığı
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 11.12.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2022/29194 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB 2023/87597 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB 2023/87597 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararlarda ihlale konu suçun da aynı neviden olan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu olması gerektiği; ancak somut dosya kapsamında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi kapsamında genel hükümler uyarınca takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün açıklanması koşullarının da genel hükümlere tabi olduğu, sanığın da denetim süresi içerisinde kasten işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan mahkum olduğu anlaşılmakla; hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 27.11.2012 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2013 tarihli ve 2012/140938 Soruşturma, 2013/741 Esas, 2013/8 sayılı iddianamesi ile; 5237 sayılı TCK'nın 188/3 ve 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2013 tarihli ve 2013/25 Esas, 2013/117 Karar sayılı kararı ile, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 10.05.2013 tarihinde kesinleştirilerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
C. Rize Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 02.07.2013 tarihli ve 2013/40 ÇDS sayılı çağrı yazısının doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı, 21.07.2013 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre usulsüz şekilde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması üzerine, İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 25.07.2013 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek 26.07.2013 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
D. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak, Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2013 tarihli ve 2013/25 Esas, 2013/117 Karar sayılı ek kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 31/3, 62, 50/3 ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süre ile denetimli serbestlik süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 22.10.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
E. Sanığın denetim süresi içerisinde 06.03.2016 tarihinde işlediği uyuşturcu madde ticareti yapma suçundan Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2016 tarihli ve 2016/197 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine,
Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.11.2018 tarihli ve 2016/176 Esas, 2016/254 Karar sayılı ek kararı ile, uyuşturcu madde ticareti yapma suçundan hükmün açıklanamayacağı gerekçesiyle hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
F. Dosya kapsamına göre;
6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararlarda ihlâle konu suçun da aynı nev'iden olan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu olması halinde hükmün açıklanabileceği, ancak inceleme konusu dosyada, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi kapsamında genel hükümler uyarınca takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği
ve hükmün açıklanması koşullarının da genel hükümlere tabi olduğu, sanığın da denetim süresi içerisinde 06.03.2016 tarihinde kasten işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm olduğu anlaşılmakla; hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de;
Rize Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 02.07.2013 tarihli ve 2013/40 ÇDS sayılı çağrı yazısının doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği,
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/ 1 8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği şeklindeki düzenleme dikkate alındığında,
Rize Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısı tebligatının usulsüz olması nedeniyle, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından sözedilemeyeceği, bu nedenle davaya devam edilmesi koşullarının oluşmadığı, dolayısıyla, Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2013 tarihli ve 2013/25 Esas, 2013/117 Karar sayılı, "sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 31/3, 62, 50/3 ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süre ile denetimli serbestlik süresine tabi tutulmasına" ilişkin ek kararının kanuna aykırı olduğu anlaşıldığından;
Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2013 tarihli ve 2013/25 Esas, 2013/117 Karar sayılı ek kararına karşı, kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2013 tarihli ve 2013/25 Esas, 2013/117 Karar sayılı ek kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:10