Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/20265

Karar No

2024/572

Karar Tarihi

18 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/1793 E., 2023/1195 K.

SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza süresi itibarıyla 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2018 tarihli ve 2017/135 Esas, 202018/217 Karar sayılı kararı ile sanık ...'un, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2019/121 Esas, 2019/403 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.03.2019 tarihli kararının, Cumhuriyet savcısı (sanık ... aleyhine) temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 12.10.2020 tarihli ve 2020/5445 Esas, 2020/5335 Karar sayı ile verilen karara, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.11.2020 tarihinde yapılan itiraz üzerine, Dairemizin 26.04.2021 tarihli ve 2020/20134 Esas, 2021/5090 Karar sayılı kararı ile itirazın kabulü ile 12.10.2020 tarihli karar kaldırılarak, "Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının "aleyhe" istinaf isteminin, bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan inceleme sırasında dikkate alınmadığı, sanık ... müdafiinin istinaf istemi ile sınırlı olarak inceleme yapıldığı anlaşılmakla, eksik yapılan istinaf incelemesi sonucu, sanık hakkında verilen "5 yıl hapis ve 4.160 TL adli para cezasına yönelik istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine" ilişkin kararın, 5271 sayılı Kanunun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu değerlendirilemeyeceğinden, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkındaki hükme yönelik "aleyhe" temyiz istemi üzerine inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamına göre, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 12.07.2018 tarih, 2017/135 esas ve 2018/217 karar sayısı ile, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık ...’in beraatine; sanıklar ... ve ...’un, "12 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezasına mahkûmiyetlerine”; sanık ...’un ise "5 yıl hapis ve 4.160 TL adli para cezasına mahkûmiyetine” karar verildiği, söz konusu hükümleri sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile birlikte istinaf eden Cumhuriyet savcısının, gerekçeli istinaf dilekçesinde, “sanık ...’in mahkûmiyetine karar verilmesi; diğer sanıkların cezalarında 5237 sayılı Kanunun 188 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca arttırım uygulanması gerektiğini” belirterek, tüm sanıkların aleyhine istinaf talebinde bulunduğu; Bölge Adliye Mahkemesince ise, Cumhuriyet savcısının, sadece sanık ... hakkındaki beraat hükmünü aleyhe istinaf ettiği kabul edilerek yapılan incelemede, sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin istinaf isteminin esastan reddine; sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin düzeltilerek istinaf istemlerinin esastan reddine; sanık ... hakkında ise, mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ortadan kaldırılarak beraatine karar verildiği ; Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin, sanık ... müdafii ile birlikte temyiz eden Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının 12.03.2019 tarihli temyiz dilekçesinde, “sanıklar ... ve ...’in eylemlerinin sabit olduğunu; sanık ...’un beraatine ilişkin kabule göre, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması gerektiğini,” belirterek, sanıklar ..., ... ve ...’un aleyhine temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesi Cumhuriyet savcısının “sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında “ 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları ve 43 üncü maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerektiğine” ilişkin istinaf isteminin, sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki hükümler yönünden değerlendirilmediği dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin, niteliği itibariyle sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,"

Nedeniyle bozulmasına, hakkında aleyhe temyiz bulunmayan sanık ...'in sonuç ceza yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/1281 Esas, 2021/1182 Karar sayılı kararı ile, sanık ...'un, atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

E. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 15.09.2021 tarihli kararının, Cumhuriyet savcısı tarafından (sanık ... aleyhine) temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/15322 Esas, 2023/4713 Karar sayılı kararı ile; "Suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği aracı kiralayarak, sanık ...'a veren sanık ...'un eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "fiilin işlenmesinde kullanılan aracı sağlama" niteliğinde olduğu gözetilmeden, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraatine karar verilmesi, "

Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

F. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2023/1793 Esas, 2023/1195 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 4.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın, adına kiralayıp, diğer sanık ...'a teslim ettiği aracın, uyuşturucu madde ticaretinden kullandığından haberdar olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;

Dosya kapsamında yer alan istihbari raporun, iletişimin tespiti tutanaklarının, fiziki takip ve olay tutanaklarının, uzmanlık raporlarının, HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporlarının, aracın GPS kayıtlarına ilişkin tutanağın, 5271 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesi uyarınca düzenlenen raporların içerikleri, sanık ...'un, haklarındaki mahkûmiyet hükümleri kesinleşen temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in ve hakkındaki beraat kararı kesinleşen sanık ...'in aşamalardaki savunmaları ile tanık ...'ın beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'un, sanık ... adına kiralanmış araçla İl dışından getirdiği daralı 5.654 gram esrarı, Niğde İlinde sanık ...'e teslim ettiği olayda, temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediklerinin sabit olduğu ve haklarında mahkûmiyet hükmü kurulduğu, sanık ...'un ise, temyiz dışı sanık ...'un talebi üzerine, kendi adına kiraladığı aracı uyuşturucu madde naklinde kullanılmak üzere sanık ...'a verdiği, bu haliyle eyleminin "fiilin işlenmesinde kullanılan aracı sağlama" niteliğinde olup, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesine göre "yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ele geçen uyuşturucu madde miktarı ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki diğer ölçütler dikkate alınarak temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapıldığı ve ardından 1/6 oranında takdiri indirim uygulandığı gerekçesiyle, sanık ...'un mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin

birinci fıkrasının uygulanma koşullarının varlığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2023/1793 Esas, 2023/1195 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünuyuşturucukararmaddetemyizhukukitevdiinev.reddiolgularsüreçonanmasınagerekçesebepleriyapmaticaretiistemlerininesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim