Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5020
2024/553
17 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/827 E., 2016/195 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında 04.02.2015 tarihli suça ilişkin, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 21.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. 21.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Sanık hakkında 03.10.2015 tarihli suça ilişkin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, hakkında daha önceden 21.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü ve beşinci maddeleri gereğince soruşturmaların birlikte yürütülmeleri gerektiği anlaşıldığından birleştirme talepli 11.12.2015 tarihli iddianamesi ile açılan davada Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2015 tarihli ve 2015/840 Esas, 2015/927 Karar sayılı kararı ile tensiben birleştirme kararı verildi.
D. Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/827 Esas, 2016/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 01.03.2016 tarihli dilekçesi ile " hukuka aykırı kararın lehine bozulması" istemiyle temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜ)
"Yapılan yargılama ve tüm delilerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde: Sanığın üzerinde yapılan aramada 4,60 gram esrar maddesi ele geçirildiği, alınan kriminal ekspertiz raporuna göre, ele geçirilen maddenin kenevir bitkisi parçaları olduğunun belirlendiği, uyuşturucu madde kullanmak ve bulundurmak
suçundan soruşturma başlatıldığı, sanık hakkında atılı suçtan başlatılan soruşturma kapsamında 6545 Sayılı Kanun ile değişik TCK'nun 191/2. maddesi uyarınca sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu karar ile birlikte sanığın tedavi ve denetimli serbestliğe tabi tutulduğu, sanığın tedavi programının gereklerine uygun davranmayarak tedbir uygulamasını ihlal ettiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce uyarıldığı, ancak sanığın uyarı tebligatına rağmen tedavi gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği: iddia, ekspertiz raporu, doktor raporu, tutanaklar, sanık ikrarı ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit görülmüş, başlangıçta hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına rağmen, belirlenen denetim kurallarına uymadığı anlaşıldığından açılan davada ikrarı, ekspertiz raporu ve diğer deliller çerçevesinde cezalandırılması gerekmiş, bu arada sanığın aynı suçu işleme kastı ile hareket ederek devam eden süreçte birden fazla sayıda uyuşturucu madde kullanmak ve bulundurmak eylemini gerçekleştirmek suretiyle suçunu teselsül ettirdiği " gerekçesiyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
-
Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 19.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması 2. Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, dosya kapsamında 04.02.2015 tarihli suça ilişkin verilen 19.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediği ve kovuşturma şartları oluşmadığı gözetilmeden; 04.02.2015 tarihli bu suç ile Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2015 tarihli ve 2015/840 Esas, 2015/927 Karar sayılı kararı ile verilen birleştirme kararına konu 03.10.2015 tarihli suç dikkate alınarak sanık hakkında, "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
-
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandıktan Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 06.11.2015 tarih ve 67971284 291.07.03/6623 sayılı raporu ile sanığın "tedavinin gereklerine uygun davranmadığı ve madde kullanımına devam ettiği" nin bildirilmesi üzerine tedavisinin olumsuz sonuçlandığı gerekçesi ile dosyasının kapatıldığı anlaşılmakla; bahsi geçen hastane yazısının ekindeki tahlil sonucu denetime imkan verecek şekilde dosya içerisinde bulundurularak sanığın hukuki durumunun tayini yerine, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
-
28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uyarınca tabi tutulduğu tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
a. Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi'' kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verilmesi,
b. Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi ikinci fıkrası maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise; bu suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen dava açma şartlarının gerçekleştiğinin sabit görülmesi halinde yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
- 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile ilgili 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/827 Esas, 2016/195 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:57