Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/16192
2024/393
15 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 1992/562 E.,1993/980 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Düşme
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 1992/562 Esas, 1993/980 Karar sayılı, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşmesine" ilişkin ek kararın, istinaf edilmeksizin 12.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu
maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2022/5329 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB 2022/135409 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB 2022/135409 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında, 24.03.1992 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.1992 tarihli ve 1992/14037 Soruşturma, 1992/1449 Esas, 1992/1225 Karar sayılı iddianamesi ile, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 404 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle İstanbul 10.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 10.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.10.1993 tarihli ve 1992/562 Esas, 1993/980 Karar sayılı kararı ile, sanığın 765 sayılı Kanun'un 404 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 59 uncu maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
C. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) hükümlerine göre değerlendirme yapılması talebi üzerine, İstanbul 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2005 tarihli ve 1992/562 Esas, 1993/980 Karar sayılı ek kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 12.07.2005 tarihinde kesinleştiği,
D. Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığının bildirilmesi üzerine, İstanbul 10.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.02.2021 tarihli ve 1992/562 Esas, 1993/980 Karar sayılı ek kararı ile; denetimli serbestliğe uyduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kamu davasının "düşmesine" karar verildiği, düşme kararının 12.03.2021 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasıyla birlikte aynı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında 191 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet Savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle "kamu davasının düşmesine" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 1992/562 Esas, 1993/980 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:37