Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/15914

Karar No

2024/26344

Karar Tarihi

23 Aralık 2024

MAHKEMELERİ: 1. Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesi

  1. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU

KARARLAR: 1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

  1. Kamu davasının düşmesi

Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8

ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 25.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 20.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.07.2023 tarihli ve 2022/18917 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB 2023/89674 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB 2023/89674 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

" 1. Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli ve 2019/334 esas, 2019/674 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında "...somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiği, ancak erteleme kararında ve tebliğ evrakında erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun gösterilmediği,... kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada itiraz hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup,... Bu durumda usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir..." şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı şüphelinin itiraz

hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, itiraz hakkı tanınmadan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı,

Somut olayda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan verildiği gibi denetimli serbestlik sürecinde ya da kovuşturma sırasında hiçbir aşamada sanığa bu hakkının bildirilmediği cihetle, şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği gözetilmeden, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle durma kararı verilmesi yerine yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinde,

  1. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/361 esas, 2021/580 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Sanık hakkında evvelce 30.01.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2018 tarihli ve 2018/47839 soruşturma, 2018/586 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmiş olduğundan bahisle yapılan bildirim üzerine hakkında kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli ve 2019/334 esas, 2019/674 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın itiraz edilmeksizin 25.11.2019 tarihinde kesinleştiği,

Adı geçen sanığın bu kez inceleme konusu 21.03.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2021 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/361 esas, 2021/580 sayılı kararıyla, sanık hakkında Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli ve 2019/334 esas, 2019/674 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve bu tedbirin infazı sırasında iş bu suçun

işlendiğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verildiği ve hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin 20.12.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de,

Somut olayda, önceki 30.01.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş olup sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmiş olduğundan bahisle yapılan bildirim üzerine hakkında kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiği ve yukarıda belirtildiği üzere anılan kararın kanun yararına bozulması halinde ise kamu davasının durmasına karar verileceğinin anlaşılması karşısında,

Önceden açılan kamu davası sonunda sanık hakkında durma kararına hükmedilmiş olması sebebiyle, sanığın incelemeye konu 21.03.2021 tarihindeki eyleminden ötürü 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı gibi söz konusu eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulü ile kesinleşmemesi nedeniyle ihlali mahiyetinde de olmadığı, bu halde sanığın gerçekleştirmiş olduğu 30.01.2018 ve 21.03.2021 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde,

İsabet görülmemiştir. "

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

A. Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli ve 2019/334 Esas, 2019/674 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

  1. Şüpheli hakkında, 30.01.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2018 tarihli ve 2018/47839 soruşturma, 2018/586 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile

denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın kesin olarak verildiği, kararın şüpheliye 04.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

  1. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2019 tarihli ve 2018/47839 Soruşturma, 2019/16531 Esas, 2019/11564 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

  2. Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 31.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.11.2019 tarihli ve 2019/334 Esas, 2019/674 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

  1. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde düzenlenen, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın kesin olarak verildiği, usulsüz olarak verilen kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle infaz işlemlerine başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, müdürlükçe yapılan tebligatların hukuki sonuç doğurmayacağı, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; Mahkemesince açılan kamu

davasında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren, 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

B. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/361 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

  1. Sanık hakkında, 21.03.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2021 tarihli ve 2021/82153 Soruşturma, 2021/24860 Esas, 2021/15893 sayılı iddianamesi ile İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı,

  2. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.11.2021 tarihli ve 2021/361 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

  1. Dosyalar kapsamına göre;

Sanık hakkında, 30.01.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesini takiben, sanığın yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli ve 2019/334 Esas, 2019/674 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 25.11.2019 tarihinde kesinleştiği,

Sanık hakkında bu kez, 21.03.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2021 tarihli iddianamesiyle doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/361 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararı ile, 21.03.2021 tarihli suçun, Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıı kararının denetim süresi içerisinde işlendiği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de;

Sanık hakkında 30.01.2018 tarihli suç nedeniyle verilmiş olan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraz yolu kapalı olmak üzere verildiği, sanığa karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, bu haliyle yapılan tebligatların hukuki sonuç doğurmayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nednele 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli ve 2019/334 Esas, 2019/674 Karar sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenle kanun yararına bozulmasına karar verilmesi ve mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiğinden, bu durumda 21.03.2021 tarihli eylemin de kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceği, erteleme kararının 21.03.2021 tarihli suçu da kapsayacağı anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar, aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edildiğinden, inceleme konusu dosyada Mahkemesince, Bakırköy 31.Asliye Ceza Mahkemesi kararının kanun yararına bozulmasından sonra alacağı esas numarasının tespiti ile davanın Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava ile birleştirilmesine karar verilerek, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırıdır.

Kabule göre de;

Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli ve 2019/334 Esas, 2019/674 Karar sayılı kararı kararının, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine göre değil, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca genel hükümlere göre verilmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı

olduğu, bu nedenle 21.03.2021 tarihli ikinci suç bakımından 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin uygulanması suretiyle düşme kararı verilemeyeceği, yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında bir karar verildikten sonra mahkûmiyet kararı verilmesi halinde önceki hükmün açıklanması için ihbarda bulunulabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi de Kanuna aykırıdır.

Kanuna aykırı fakat sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen "kamu davasının düşmesine" kararından dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli ve 2019/334 Esas, 2019/674 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4 a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

C. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/361 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3.maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4 c maddesi uyarınca, aleyhte sonuç doğurmayacak ve yeniden yargılamayı gerektirmeyecek şekilde gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.12.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

uyuşturucumaddebulundurmayararınatevdiinekullanmakkonusukanuniçinbozulmasınakabulüneinceleme

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:21

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim