Yargıtay 10. CD 2023/15912 E. 2024/26342 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/15912

Karar No

2024/26342

Karar Tarihi

23 Aralık 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜMLÜ: ...

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.12.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/10462 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB 2023/87750 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB 2023/87750 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2016 tarihli kararının 16.12.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 13.10.2017 tarihinde kasten işlediği suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hapis cezasının aynen infazına ilişkin İzmir 2. İnfaz Hakimliğinin 24.10.2021 tarihli, 2021/13419 esas, 2021/16474 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/2684 değişik iş sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2016 tarihli kararına konu dosyada, sanığın 21.04.2015 tarihindeki kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçu nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/46003 nolu soruşturma dosyası kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesini takiben, sanığın denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerini ihlal ettiğinden bahisle hakkında açılan kamu davasında yukarıda izah edilen şekilde mahkumiyetine karar verildiği, ancak bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu ve süresinin gösterilmediği, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereğince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca da, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, hatta Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.09.2021 tarihli ve 2019/8201 esas ve 2021/8593 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin

bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu bağlamda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlal oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

A. Şüpheli hakkında, 21.04.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2015 tarihli ve 2015/46003 Soruşturma, 2015/2918 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye 10.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, infaz sırasında 17.12.2015 tarihinde yapılan idrar tetkikinde uyuşturucu madde tespit edilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2016 tarihli ve 2015/46003 Soruşturma, 2016/8767 Esas, 2016/7298 sayılı iddianamesi ile İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

C. İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.11.2016 tarihli ve 2016/255 Esas, 2016/711 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

D. Sanığın denetim süresi içerisinde 13.10.2017 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; İzmir 2. İnfaz Hakimliğinin 24.10.2021 tarihli ve 2021/13419 İnfaz Hakimliği Dosyası, 2021/16474 Karar sayılı kararı ile erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, sanığın aynen infaz kararına itiraz etmesi üzerine mercii İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/2684 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,

Anlaşılmıştır.

E. İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2016 tarihli kararını takiben, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, hapis cezasının aynen infazına dair İzmir 2. İnfaz Hakimliğinin 24.10.2021 tarihli ve 2021/13419 İnfaz Hakimliği Dosyası, 2021/16474 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/2684 Değişik iş sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;

28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28.05.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle infaz işlemlerine başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinin kabul edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince açılan kamu davasında

kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren, 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2016 tarihli ve 2016/255 Esas, 2016/711 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4 a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.12.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

uyuşturucumaddebulundurmayararınatevdiinekullanmakkanuniçinbozulmasınakabulüne

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:21

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim