Yargıtay 10. CD 2023/15923 E. 2024/25788 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/15923
2024/25788
9 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 03.05.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/6064 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB 2023/88651 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB 2023/88651 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/2564 Esas, 2021/6714 Karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar,
28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/8. maddesinde yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu dikkate alındığında,
Sanık hakkında evvelce 15.12.2016 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan davada, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde
bulundurmak suçunu oluşturduğundan bahisle mahkûmiyetine, 5237 sayılı Kanun'un 191/8. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, anılan Kanun'un 231/8. maddesi gereğince 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli ve 2017/265 Esas, 2017/564 sayılı kararının verildiği ve anılan kararın itiraz edilmeksizin 23.02.2018 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu iş bu dosyadaki aynı nitelikteki suçların ise, sanık hakkında zorunlu olarak verilen 12.12.2017 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 07.04.2018 ve 23.09.2018 tarihlerinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Şüpheli hakkında, 07.04.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2018 tarihli ve 2018/26345 Soruşturma, 2018/8956 Esas, 2018/5546 sayılı iddianamesi ile Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1013 Esasına kayden kamu davası açıldığı,
B. Şüphelinin yine 23.09.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2019 tarihli ve 2018/44297 Soruşturma, 2019/436 Esas, 2019/278 sayılı iddianamesi ile Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2019 tarihli ve 2019/91 Esas, 2019/88 Karar sayılı kararı ile dosyanın Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1013 Esas sayılı dosyasına birleştirilmesine karar verildiği,
C. Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.02.2019 tarihli ve 2018/1013 Esas, 2019/159 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/200 Esas ve 2019/454 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
-
Şüpheli hakkında 15.12.2016 tarihinde işlediği iddia olunan "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2017 tarihli ve 2017/4151 Esas sayılı iddianamesi ile Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
-
Yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu kabul edilerek Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli ve 2017/265 Esas, 2017/564 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 23.02.2018 tarihinde kesinleştiği,
-
Denetim süresi içerisinde 07.04.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, kanun yararına bozma istemine konu Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/1013 Esas, 2019/159 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine;
Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli ve 2019/200 Esas, 2019/454 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 11.11.2021 tarihli ve 2019/4885 Esas, 2021/2430 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde yer alan, "Bu Kanun'un
a. 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
b. 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli ve 2017/265 Esas, 2017/564 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesine göre verildiği, kararın 23.02.2018 tarihinde kesinleştiği, kanuni zorunluluk nedeniyle verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı anlaşıldığından, sanığın 07.04.2018 tarihli eyleminin, Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun'la değişik 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 07.04.2018 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği, 23.09.2018 tarihli eylemin ise müstakil bir suç olduğu ve sadece bu tarihli eylemden dolayı ayrıca değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
Mahkemesince 07.04.2018 tarihli eylemle ilgili olarak "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; zaten ihbarda bulunulduğu ve Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli ve 2019/200 Esas, 2019/454 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 11.11.2021 tarihli ve 2019/4885 Esas, 2021/2430 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/1013 Esas, 2019/159 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4 b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.12.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:56