Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/15921
2024/25786
9 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 04.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/3499 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB 2023/86725 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB 2023/86725 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye konu 05/02/2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 23/10/2020 tarihli ve 2020/16768 sayılı iddianamesiyle Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı; yargılama sırasında sanığın 24/09/2020 tarihli ve 04/08/2020 tarihli aynı neviden işlediği suçlardan dolayı açılan kamu davalarının Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/11/2021 tarihli ve 2021/552 esas, 2021/544 sayılı; Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2021 tarihli ve 2020/584 esas, 2021/408 sayılı kararları ile incelemeye konu dosya ile birleştirilmesini müteakip, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/02/2022 tarihli ve 2020/525 esas, 2022/113 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de;
Sanık hakkında, daha önce 14/11/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 04/03/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın uyuşturucu madde kullanmaya devam ettiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 01/06/2016 tarihli ve 2016/14674 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2016 tarihli ve 2016/362 esas, 2016/541 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbarı sonrası, Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2018 tarihli ve 2018/542 esas, 2018/633 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25/02/2019 tarihli ve 2018/3291 esas, 2019/446 sayılı ilamı ile atılı suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak yeterli ve kesin delil bulunmadığından bahisle hükmün kaldırılarak, sanığın beraatine karar verildiği,
Bu haliyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan incelemeye konu dosyada, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Şüpheli hakkında, 05.02.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2020 tarihli ve 2020/86958 Soruşturma, 2020/526674 Esas, 2020/16768 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,
B. Şüphelinin 04.08.2020 tarihli aynı nev'i suçu nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2020 tarihli ve 2020/84706 Soruşturma, 2020/26188 Esas, 2020/16428 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2020/584 Esas, 2021/408 Karar sayılı birleştirme kararı ile Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/525 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
C. Şüphelinin 24.09.2020 tarihli aynı nev'i suçu nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2021 tarihli ve 2021/98755 Soruşturma, 2021/32074 Esas, 2021/20503 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/552 Esas, 2021/544 Karar sayılı birleştirme kararı ile Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/525 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
D. Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.02.2022 tarihli ve 2020/525 Esas, 2022/113 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
E. Dosya arasında bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/3291 Esas, 2019/446 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
-
Sanığın 14.11.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2015 tarihli ve 2015/3220 Soruşturma, 2015/290 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği,
-
Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2016 tarihli ve 2015/3220 Soruşturma, 2016/19618 Esas, 2016/14674 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
-
Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2016 tarihli ve 2016/362 Esas, 2016/541 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 01.12.2016 tarihinde kesinleştiği,
-
Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2018 tarihli ve 2018/542 Esas, 2019/633 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/3291 Esas, 2019/446 Karar sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak delil yetersizliğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/2 e maddesi uyarınca sanığın beraatine kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
F. Dosya kapsamına göre;
Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, yargılama konusu 05.02.2020 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılmıştır.
Sanık hakkında daha önceden 14.11.2014 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.03.2015 tarihli ve 2015/3220 Soruşturma, 2015/290 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı takiben, şüphelinin denetim süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle kamu davası açılması üzerine, Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2016 tarihli ve 2016/362 Esas, 2016/541 Karar sayılı kararı ile, sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 01.12.2016 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Bakırköy 35.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2018 tarihli ve 2018/542 Esas, 2019/633 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/3291 Esas, 2019/446 Karar sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak delil yetersizliğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/2 e maddesi uyarınca sanığın beraatine kesin olarak karar verildiği, bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2020/525 Esas, 2022/113 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4 b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.12.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:56