Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13517
2024/25480
2 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 22.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/13646 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB 2023/63258 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB 2023/63258 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, adı geçen sanık hakkında verilen 28.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 04.07.2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesini müteakip, sanığın 31.05.2019 tarihinde aynı nev'i suçu işlemesi sebebiyle hakkında başlatılan soruşturmanın anılan erteleme kararına konu Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/4993 soruşturma sayılı dosyası ile birleştirilmesini takiben, sanığın ihlâl niteliğinde olan 29.12.2020 tarihli aynı suçu tekrar işlemesi nedeniyle hakkında açılan kamu davası sonucunda, Mahkemesince, bahse konu 28.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verildiği tarihten sonra ancak kararın sanığa tebliğinden önce işlenen 31.05.2019 tarihli eylemin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği kabul edilerek sanık hakkında zincirleme suç hükümlülerin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmış ise de,
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 03.10.2022 tarihli ve 2022/16 Esas, 2022/9808 Karar sayılı ilâmı ile ; "....Kabule göre de, a ) Mahkemece tekerrür hükümleri uygulanarak sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 43. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verildiği, sanığın 16.01.2018 tarihli eyleminin suç olarak, 24.12.2020 tarihli eyleminin erteleme kararının ihlali olarak kabul edildiği, erteleme kararından önce işlenen 30.04.2018 tarihli eylem nedeniyle de zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen suçların tek suç olarak kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle somut olayda zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmolunması kanuna aykırıdır..." şeklinde de belirtildiği üzere,
Sanığın 31.05.2019 tarihli eylemin 28.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenmesi nedeniyle her iki eylem tek suç kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilebileceği, dolayısıyla eylemin zincirleme suç kapsamında değerlendiremeyeceği, ancak teşdid sebebi yapılabileceği gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Şüpheli hakkında, 12.02.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2019 tarihli ve 2019/4993 Soruşturma, 2019/177 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, 04.07.2019 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Yalova Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerinin yerine getirildiği, infazın 20.08.2020 tarihinde tamamlandığı,
B. Şüphelinin 31.05.2019 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suç nedeniyle başlatılan soruşturmanın 2019/4993 soruşturma ile birleştirilmesine karar verildiği,
C. Şüphelinin 29.12.2020 tarihinde yeniden aynı nitelikteki suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2021 tarihli ve 2021/6626 Soruşturma, 2021/1762 Esas, 2021/1412 sayılı iddianamesi ile Yalova 5.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
D. Yapılan yargılama sonucunda, Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29.11.2021 tarihli ve 2021/320 Esas, 2021/487 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2 ve 191/3. maddesi doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı kabul edilmektedir.
5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık hakkında Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 04.07.2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesini takiben, sanığın 31.05.2019 tarihinde aynı nitelikteki suçu işlemesi nedeniyle başlatılan soruşturmanın, erteleme kararına konu Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/4993 soruşturma sayılı dosyası ile birleştirilmesinden sonra, sanığın ihlâl niteliğinde olan 29.12.2020 tarihli aynı nitelikteki suçu tekrar işlemesi nedeniyle açılan kamu davası sonucunda, mahkemesince, 28.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verildiği tarihten sonra ancak kararın sanığa tebliğinden önce işlenen 31.05.2019 tarihli eylemin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği kabul edilerek sanık hakkında zincirleme suç hükümlülerin uygulanmasına karar verilmiş ise de,
31.05.2019 tarihli eylemin 28.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenmesi nedeniyle her iki eylem tek suç kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilebileceği, dolayısıyla eylemin zincirleme suç kapsamında
değerlendiremeyeceği, ancak teşdid sebebi yapılabileceği gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/320 Esas, 2021/487 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4 b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.12.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:11:09