Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13486
2024/24898
18 Kasım 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik "yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine" dair İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve 2020/190 Esas, 2020/550 Karar sayılı ek karara Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmesi üzerine, "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2023/286 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB 2023/61822 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB KYB 2023/61822 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı,
Sanık hakkında, 25/06/2015 tarihli daha önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/08/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak sanığın aynı nevi suçu tekrar işlemesi nedeniyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, sanığın mahkûmiyetine dair İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2016/27 Esas, 2016/152 Karar sayılı kararı verildiği, anılan kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edildiği, dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09.03.2022 tarihli ve 2021/4586 esas, 2022/2888 sayılı kararı ile anılan mahkûmiyet kararının bozulmasına karar verildiği, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp her iki suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceği,
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14.07.2017 tarihli ve 2017/2358 Esas 2017/3525 Karar sayılı ilâmı ile, " ...her iki mahkeme tarafından hüküm tarihinde bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun ilk kez kanun yararına bozma yolu ile incelenmesi mümkün olmayıp, yasaya aykırı olduğu iddia edilen mahkeme kararlarına karşı başvurulacak diğer kanun yolları tükenmediğinden, yargılama sona erdikten sonra ortaya çıkan bu durumun CMK’nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kapsamında değerlendirilebileceği..." şeklinde belirtildiği üzere, sonradan ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311 ve devamı maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla çözümlenebileceği cihetle, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda bahsedilen gerekçeyle yaptığı yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, merciince itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir,”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Şüpheli hakkında, 09.02.2020 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2020 tarihli ve 2020/39462 Soruşturma, 2020/14360 Esas, 2020/9998 sayılı iddianamesi ile İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2020 tarihli ve 2020/190 Esas, 2020/550 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 15.02.2022 tarihli ve 2021/372 Esas, 2022/527 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği,
B. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuş, İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve 2020/190 Esas, 2020/550 Karar sayılı ek kararı ile, "yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine" karar verildiği,
C. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, "yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine" ilişkin ek karara itiraz etmesi üzerine, itirazı inceleyen merci İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.12.2022 tarihli ve 2022/879 Değişik iş sayılı kararı ile, "itirazın reddine" kesin olarak karar verdiği anlaşılmıştır.
C. İncelemeye konu suç öncesinde;
Şüphelinin 25.06.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2015 tarihli ve 2015/57908 soruşturma sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin aynı nev'iden suçu tekrar işlemesi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2016 tarihli ve 2016/152 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2016/27 Esas, 2016/152 Karar sayılı kararı ile, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, kararın temyiz edildiği, Dairemizin 09.03.2022 tarihli ve 2021/4586 Esas, 2022/2888 Karar sayılı kararı ile olağan dava zamanaşımı süresi dolduğundan anılan kararın bozularak kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
D. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesi, 5237 sayılı TCK’nın 191/3. fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulması" kararı verilmesini takiben, 5237 sayılı TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır.
Ancak; dayanak dosyada dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle Dairemizin 09.03.2022 tarihli kararı ile anılan mahkûmiyet kararının bozulmasına ve kamu davasının düşmesine karar verildiği, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği,
5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması
halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Sanığın sonraki bütün eylemleri için tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceği,
Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, hüküm tarihinde bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı CMK'nın 311 ve devamı maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla çözümlenebileceği gözetilmeden, itirazın "kabulü" yerine "reddine" karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2022 tarihli ve 2022/879 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4 b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.11.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:12:07