Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/6066

Karar No

2024/24291

Karar Tarihi

21 Ekim 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Uyuşturucu madde ithal etme

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28 Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.10.2024 tarihinde karar verildi.

(K.O.)

KARŞI OY GEREKÇESİ

24.04.2022 tarihli Olay Tutanağına göre, TK626 sefer sayılı uçak ile Lagos'tan İstanbul Havalimanına gelen uyuşturucu madde ithal etme suçundan hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen ...'un yolcu bagajları şut altı tabir edilen bölümünde tespit edilip takibi yapılan valizi x ray cihazına sevk edilmiş, ...'un valizinde yoğunluk görülmesi üzerine şahıs ve valiz takibe

alınmış, 9 numaralı banttan ...'un valizleri alarak yeşil hattı (gümrüğe tabi eşyam yok) geçerek 13 numaralı çıkış kapısının önünden 2. kata inerek kendisini bekleyen minibüse bineceği sırada şahıs durdurulmuş, görevli memurlarca arama noktasına alınıp valiz huzurunda açılarak yapılan detaylı inceleme neticesinde 7.592,439 gram esrar ele geçirilmiş; yapılan yargılama sonucunda İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli kararıyla, sanık ...'nun da ... ile birlikte uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrası ile 62. maddesi uyarınca cezalandırılmasına hükmolunmuş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 12.03.2024 tarihli kararıyla da istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Olay tutanağı ile dosyadaki diğer belgeler incelendiğinde; gümrük muhafaza memurları tarafından yapılan tespit ve takibi müteakiben, yurt dışından uçakla getirilen uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, böylece görevlilerin müdahalesiyle hükümlü ...'nun uyuşturucu maddeleri ülkeye sokmasına engel olunduğu, dolayısıyla uyuşturucu maddeyi Türkiye'de teslim alacak olan sanık ...'ın işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.

İthal “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının herhangi bir yerinden sokulması” ( aktaran: , Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulmuş sayılması için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmiş olması gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibarıyla ülkeye sokulan maddenin satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.

Doktrinde de yukarıda açıklanan görüşü destekleyen çok sayıda yazar bulunmaktadır. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192). ’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı

ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609 3610).

Somut olayda, Türkiye’ye giriş havalimanından gerçekleştirilmiş olmakla birlikte; uyuşturucu maddenin, ülkeye giriş işlemlerinden önce yapılan aramada ele geçirilmiş olması nedeniyle, sanığın işlediği suç, teşebbüs hükümlerinin uygulanması bakımından gümrük kapılarında işlenen suçlarla benzerlik arz etmektedir. Zira hükümlü ..., Lagos'ta valizini uçağa teslim etmesinden sonra uçak altı bagaj bölümüne konulan valiziyle irtibatı kesilmiş ve valizi üzerinde tasarruf imkânı kalmamıştır. Uçak Türkiye’ye iner inmez hükümlünün uçağın şut altında bulunan bagajında şüpheli yoğunluk tespit edilmiş ve valizini teslim aldıktan sonra bir süre takip edilmesini müteakiben görevlilerce refakate alınarak eşya kontrolüne başlanmış ve valizinde yapılan aramada uyuşturucu madde bulunmuştur. Dolayısıyla valiz uçakla Türkiye’ye getirilmiş ise de, uyuşturucu madde görevliler tarafından ülkeye giriş ânında tespit edilip ele geçirildiğinden, hükümlünün valizi üzerinde hâkimiyet sağlaması ve içinde taşıdığı uyuşturucu maddeyi Türkiye sınırları içinde satış, satışa arz etme ve başkalarına verme gibi tasarruflarda bulunması önlenmiştir. Bu suretle hükümlünün fiili olarak uyuşturucu maddeyi ülkeye sokmasına engel olunduğundan, hükümlünün elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ithal etme suçu, elinde olmayan nedenlerle tamamlanamamış ve teşebbüs aşamasında kalmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükümlü ile birlikte müşterek fail konumunda bulunan sanık ...'nun işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan aynı kanunun 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatini taşıdığımdan, sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin kararının bozulması yerine, temyiz isteminin esastan reddi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 21.10.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünuyuşturucugerekçesiistinafmaddetemyizreddiisteminintevdiineonanmasınaetmebaşvurusununithalesastankarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:12:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim