Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13438
2024/24257
21 Ekim 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararı ile, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hükümlü hakkında, memnu hakların iadesi talebine ilişkin olarak, herhangi bir hak yoksunluğu bulunmadığına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 18.10.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2023/1126 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB 2023/61296 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB 2023/61296 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan almış olduğu mahkumiyet kaydının 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 14 ve geçici 2. maddeleri gereğince arşive alınmış olduğu ve aynı Kanun'un 6290 sayılı Kanun ile değişik 12. maddesi gereğince arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren yasaklanmış hakların geri verildiği tarihe göre arşivden silinme süresi hesaplanacağı, somut olayda her ne kadar Mahkemesince memnu haklarının bulunmadığına karar verilmiş ise de; sanık hakkındaki mahkumiyet kararında her hangi bir hak yoksunluğu yer almasa da, sanığın mahkumiyetin doğal neticesi olarak yasaklanan hakların geri verilmesi talebinde bulunabileceği ve hakkındaki adlî sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın daha sonra yeni bir suç işleyip işlemediği incelenerek, hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Sanık hakkında, 15.12.2008 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2009 tarihli ve 2008/23899 Soruşturma, 2009/400 Esas, 2009/53 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 188/3 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2009 tarihli ve 2009/32 Esas, 2009/429 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.10.2011 tarihli ve 2010/27355 Esas, 2011/56506 sayılı kararı ile, temyizden vazgeçme
nedeniyle hükmün incelenmesine yer olmadığına karar verilerek 25.10.2011 tarihinde hükmün kesinleştiği,
C. Hükümlünün Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine 15.06.2017 tarihinde dilekçe vererek memnu hakların iadesini talep ettiği, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.06.2017 tarihli ve 2009/32 Esas, 2009/429 Karar sayılı ek kararı ile; "5237 sayılı TCK'nın 53/2. maddesi uyarınca infazının tamamlanmasıyla sınırlı olduğu ve hükümlü hakkındaki hapis cezası tamamen infaz edildiğinden, mahkum olduğu suç nedeniyle hükümlünün HERHANGİ BİR HAK YOKSUNLUĞUNUN BULUNMADIĞINA, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile getirilen hak yoksunluğunun hapis cezasının infaz edilmesiyle KENDİLİĞİNDEN ORTADAN KALKTIĞINA" karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
D. Memnu hakların iadesi, hükümlü hakkında bir cezaya mahkûmiyet nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların meydana getirdiği yasaklılıkları ortadan kaldıran bir ceza hukuku kurumudur.
Yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, cezanın infazı ile birlikte kişinin tüm yasaklanmış haklarını da geri kazanacağını belirtmektedir. Fakat, Türk Ceza Kanunu dışındaki bazı özel kanunlar hükümlünün mahkûmiyet nedeniyle bazı hakları kullanmasını engelleyen hükümler taşımaktadır. Örneğin, hükümlünün cezası infaz edildiği halde; avukatlık, milletvekilliği, devlet memurluğu gibi bazı meslekleri yapması ilgili mesleklerin özel kanunları ile yasaklanmıştır. Hükümlünün bu yasaklılık halinden kurtulmak için mahkemeye başvurarak memnu hakların iadesi kararı alması gerekir.
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun 13/A maddesinde yer alan, ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,
a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması,
b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir.'' şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesi gereği memnu hakların iadesi talebinde bulunabilmek
için, öncelikle mahkûm olunan cezanın infaz edilmesi gerekir. Cezanın infaz edilmesinden kastedilen hükümlünün cezaevinden koşullu salıverilerek tahliye edilmesi değildir. Koşullu salıverilen hükümlünün dışardaki denetim süresini de tamamlayarak ceza mahkemesinin mahkûmiyet hükmünde yer alan tüm ceza süresinin infaz edilmesidir. Cezası infaz edilen hükümlü yasaklanmış hakların geri verilmesi talebinde bulunabilir. Memnu hakların iadesi için ikinci şart, cezasının infazından itibaren 3 yıllık bir sürenin geçmiş olmasıdır. Cezanın infazından itibaren 3 yıl geçmemişse yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verilemeyecektir. Memnu hakların iadesine karar verilebilmesi için üçüncü şart ise, cezanın infazından başlamak ve cezanın infazından sonra geçirilmesi gereken 3 yıllık süre de dahil olmak üzere bu süre içerisinde hükümlünün yeni bir suç işlememesi ve yaşamını "iyi halli" olarak sürdürdüğüne ilişkin mahkemede kanaat oluşmasıdır.
5352 sayılı Kanun’un 13/A maddesine göre, ister 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’ndan, isterse özel bir Kanun’dan kaynaklansın, kamu hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme veya seçilme hakkından yoksun kılınma, yasal kısıtlılık altında bulundurulma, babalık veya kocalık haklarından mahrumiyet, sürücü belgesinin geri alınması, emekli maaşından yoksun kılınma, meslek ve sanatın tatili ve benzeri gerek bir mahkûmiyet sonucu ve gerekse ceza şeklinde hükmedilen her nevi ehliyetsizliklerin memnu hakların iadesi yoluyla bertaraf edilmesine yasal bir engel bulunmadığından, anılan kanun maddesinde açıklanan süreler geçtikten sonra talepte bulunan iyi halli hükümlünün memnu haklarının iade edildiğinin bir kararla tespit edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bu nedenle, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması ve kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması halinde memnu hakların iadesine karar verilmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamına göre, sanığın mahkûmiyet kaydının 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 9, 12 ve 13/A ile geçici 2. maddeleri gereğince arşive alınmış olduğu ve aynı Kanun'un 6290 sayılı Kanun ile değişik 12. maddesi gereğince arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren yasaklanmış hakların geri verildiği tarihe göre arşivden silinme süresi hesaplanacağı, somut olayda her ne kadar Mahkemesince verilen ek karar ile, hak yoksunluğunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de; sanık hakkındaki mahkûmiyet kararında herhangi bir hak yoksunluğu yer almasa da, sanığın mahkûmiyetin doğal neticesi olarak yasaklanan hakların geri verilmesi talebinde bulunulabileceği ve hakkında adli sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın daha sonra yeni bir suç işleyip işlemediği incelenerek, hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2017 tarihli ve 2009/32 Esas, 2009/429 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4 a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.10.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:12:56