Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/15130
2024/23750
9 Ekim 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
-
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Görüntü kayıtlarının 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesine aykırı şekilde elde edildiğine, hükme esas alınamayacağına,
-
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesinde belirtilen şartları taşımadığına,
-
İlk güven alımı gerçekleştikten sonra, ikinci güven alımının sadece delil elde etmek için gerçekleştirildiğine ve tamamen yok sayılması gerektiğine, şu halde ilk güven alımı araç içinde gerçekleştiğinden 5237 sayılı TCK'nın 188/4.b maddesinin uygulanamayacağına,
-
Gizli soruşturmacıların mahkemede dinlenmemesi nedeniyle eksik inceleme yapıldığına,
-
Görüntü ve ses kayıtları duruşmada izletilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına,
-
5237 sayılı TCKnın 62. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesi uyarınca hukuka uygun olduğu, somut olayların nasıl gerçekleştiği ve gizli soruşturmacının sanıkla kurduğu diyaloglar hususunda gizli soruşturmacıların beyanlarına ve sorumlu kolluk görevlilerinin gözlemlerine dayanılarak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere göre hüküm kurulduğu anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanığın 14.03.2020 ve 17.03.2020 tarihli eylemleri sabit görülerek hüküm kurulmuş ise de; gizli soruşturmacı raporları, fiziki takip ve görüşme tutanakları kapsamından, sanığın, aynı olay nedeniyle hakkında mahkûmiyet hükmü verilen ile birlikte 14.03.2020 tarihinde gizli soruşturmacıya esrar satma eyleminin sabit olduğu; ancak 17.03.2020 tarihinde'in gizli soruşturmacıya içeren hapları satması eylemine sanığın iştirak ettiğine ya da suça konu haplarla ilgisi olduğuna dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle 17.03.2020 tarihinde gizli soruşturmacıya hap satma eyleminin sabit olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığın 14.03.2020 tarihli sabit olan gizli soruşturmacıya esrar satma eyleminin araç içerisinde gerçekleştiği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli, 2020/327 Esas ve 2021/145 Karar sayılı kararı da gözetilerek; özel aracın, 5237 sayılı TCK'nın 188/4.b maddesinde belirtilen "umumi veya umuma açık yer" kapsamında olmadığı, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 188/4.b maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen temel ceza üzerinden 5237 sayılı TCK'nın 188/4.b maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:13:21