Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/13276

Karar No

2024/21621

Karar Tarihi

1 Temmuz 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 26.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/28603 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay

Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB 2023/58553 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB 2023/58553 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

" Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 06.04.2022 tarihli ve 2021/18644 Esas, 2022/4371 Karar sayılı ilamında "5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." hükmünün kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna münhasır olarak düzenlendiği, somut olayda 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 19 uncu maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi halinde, erteleme süresinin 5 yıl olacağı gözetilmeden..." şeklinde belirtildiği üzere,

Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk hakkında 07.04.2016 tarihli eylemi nedeniyle Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verildiği, anılan kararın suça sürüklenen çocuk müdafiine 23.05.2016 tarihinde tebliğ edilerek 08.06.2016 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde 02.03.2021 tarihinde yeniden aynı suçu işlemesi nedeniyle Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/312 Esas sayılı iddianamesi ile dava açıldığı, Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararındaki denetim süresinin 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl olduğu, 02.03.2021 tarihli eylemin denetim süresinin bitiminden sonra işlendiğinden bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de, belirtilen Yargıtay kararı doğrultusunda denetim süresinin 5 yıl olduğu ve 02.03.2021 tarihli eylemin denetim süresinde işlendiği anlaşılmakla, yargılamaya devamla işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Yaşı küçük şüpheli hakkında, 07.04.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2016 tarihli ve 2016/428 Soruşturma, 2016/25 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüphelinin zorunlu müdafiine 23.05.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek infazı için Gölbaşı (Adıyaman) Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Şüphelinin, 02.03.2021 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2021 tarihli ve 2021/885 Soruşturma, 2021/312 Esas, 2021/308 sayılı iddianamesi ile Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

C. Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.01.2022 tarihli ve 2021/450 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararındaki denetim süresinin 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl olduğu, 02.03.2021 tarihli eylemin, denetim süresinin bitiminden sonra işlendiği gerekçesiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 26.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

D. Dosya kapsamına göre, yaşı küçük şüpheli hakkında 07.04.2016 tarihli eylemi nedeniyle Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş, kararın şüphelinin zorunlu müdafiine 23.05.2016 tarihinde tebliğ edilerek 08.06.2016 tarihinde kesinleşmesini takiben, suça sürüklenen çocuğun erteleme süresi içinde 02.03.2021 tarihinde yeniden aynı suçu işlemesi nedeniyle Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2021 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılmış, Mahkemesince, suça sürüklenen çocuk hakkında verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararındaki denetim süresinin 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl olduğu, 02.03.2021 tarihli eylemin denetim süresinin bitiminden sonra işlendiği gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

5271 sayılı Kanun'un 171 inci (Değişik madde: 06.12.2006 5560 sayılı Kanun 21 inci md) maddesinde;

" (1) Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.

(2) (Değişik fıkra: 17.10.2019 7188 sayılı Kanun/19 uncu md) Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir.

(3) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için,

a) Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunması,

b) Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi,

c) Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması,

d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.

(4) Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.

(5) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

(6) (Ek fıkra: 17/10/2019 7188 S.K./19 uncu md) Bu madde hükümleri;

a) Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar,

b) Kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar ile asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar,

c) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar,

Hakkında uygulanmaz." düzenlemesine yer verilmiş olup,

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun (5395 sayılı Kanun) kamu davasının açılmasının ertelenmesi başlıklı 19 uncu maddesi ise;

" Madde 19 (Değişik madde: 06.12.2006 5560 sayılı Kanun 39 uncu md)

(1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından erteleme süresi üç yıldır.

(2) (Ek fıkra: 17.10.2019 7188 sayılı Kanun 33 üncü md) Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hapis cezasının üst sınırı, on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından beş yıl olarak uygulanır." şeklindedir.

5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu ceza adalet sistemimize ilk defa 5395 sayılı Kanun ile girmiştir. Kurum, 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenerek, uygulama yönünden yetişkinleri de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. En son değişiklik 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7188 sayılı Kanun) ile yapılmış, yeni düzenleme ile kurumun kapsamının genişletilmesinin yanısıra etkin bir şekilde uygulanabilmesine yönelik hükümler getirilmiştir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi; hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunan failin, kişiliği ve üzerine atılı suçun önemi göz önünde bulundurularak, açılması gereken davadan, belirlenecek bir süre boyunca göstereceği iyi hal dikkate alınarak vazgeçilmesidir. Şüpheli erteleme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suçun işlenmesi halinde ise, şüpheli hakkında kamu davası açılır.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu ceza muhakemesinin dava açılmadan sonlanmasını sağlayarak, suça sürüklenen çocuğun lekelenmesini ve ceza muhakemesindeki olumsuz süreçlerden etkilenmesini engelleyebilmesi nedeniyle önemli bir çözüm yöntemidir.

Tüm bu düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda;

5395 sayılı Kanun'un, suça sürüklenen çocuklar hakkında özel bir kanun olup öncelikle uygulanması gerektiği, 5395 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde yer alan açık düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi halinde, erteleme süresinin "3 yıl" olacağı, erteleme süresinin 3 yıl olarak kabul edilmesinin suça sürüklenen çocuk yönünden lehe olduğu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun değişik 19 uncu maddesindeki 3 yıllık erteleme süresi yürürlükte iken bundan sonra yapılacak düzenlemelerde açıkça bir düzenleme bulunmadığı takdirde erteleme süresinin suça sürüklenen çocuklar için 3 yıl olarak uygulanması gerektiği, tıpkı 5271 sayılı Kanun'un 171 ve 231 inci maddelerinde erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması sürelerinin 5 yıl olarak belirlenmesine rağmen bu sürelerin çocuklar için 3 yıl olarak uygulandığı konusunda bir tereddüt olmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesindeki erteleme süresi 5 yıl olarak belirlenmiş iken suça sürüklenen çocuklar için ayrıca bir süre öngörülmediğinden 5395 sayılı Kanundaki 3 yıllık erteleme süresinin uygulanması gerektiği, çocuğun üstün hukuki yararı da gözetilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresinin 3 yıl olarak kabulü gerektiği, somut olayda; suça sürüklenen çocuğun 02.03.2021 tarihli eyleminin 3 yıllık erteleme süresi bittikten sonra işlendiği, esasen Cumhuriyet savcılığınca 07.04.2016 tarihli eylem yönünden kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilerek, bağımsız suç teşkil eden 02.03.2021 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından; mahkemesince, 07.04.2016 tarihli eylem yönünden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilerek 02.03.2021 tarihli eylem yönünden gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesinin Kanun'a uygun olduğu belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.07.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararyararınatevdiineisteminingerekçekanunreddineistembozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:14:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim