Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11010
2024/19615
3 Haziran 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/1279 E., 2022/1226 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ithal etme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/338 Esas, 2022/63 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ithal etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümler eleştirilip hükme yönelik sanıklar müdafileri ile sanık ...'ın istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
-
Suçun unsurlarının oluşmadığına,
-
Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
-
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Suçun unsurlarının oluşmadığına,
-
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Temyiz dışı sanık ...'nın dinlenilmemesi suretiyle eksik inceleme ile karar verildiğine,
-
Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelemesinde;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli ve 2022/1279 Esas, 2022/1226 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmünün uygulanma şartları oluştuğuna yönelik eleştirisine, somut olayda belirtilen fıkranın yasal şartları oluşmadığından iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Olay tarihinde İran'dan Türkiye’ye uçakla gelen sanığın, valizine narkotik dedektör köpeğin tepki vermesi nedeniyle havalimanı görevlilerince yapılan bagaj kontrolünde, valizde uyuşturucu madde tespit edilmesi üzerine, suça konu uyuşturucu maddenin, kendisini karşılamaya gelen yeğenleri olan sanık ... ile kaçak olduğu için hakkında tefrik kararı verilen temyiz dışı sanık ...'ya ait olduğunu beyan ettiği, sanık ...'ın da soruşturma aşamasında müdafii ve tercüman eşliğinde alınan ifadesinde, uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu kabul ettiği anlaşılan olayda, sanığın, görevlilerin bilgisi olmadığı aşamada, diğer sanık ...'ın suçunun ortaya
çıkmasını sağladığı anlaşıldığından; bu suçtan 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hakkında cezaya hükmolunamayacağı, bu haliyle sanığın sabit olan eyleminin "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, "uyuşturucu madde ithal etme" suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli ve 2022/1279 Esas, 2022/1226 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmünün uygulanma şartları oluştuğuna yönelik eleştirisine, somut olayda belirtilen fıkranın yasal şartları oluşmadığından iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyada mevcut delil durumuna göre temyiz dışı sanığın savunmasının alınamamasının eksik inceleme nedeni olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
İran'dan Türkiye’ye uçakla gelen sanık ...'nın valizinde havalimanı görevlilerince yapılan kontrolde, uyuşturucu madde tespit edilmesi üzerine, sanık ...'nın suça konu uyuşturucu maddenin, yeğenleri olan sanık ... ile kaçak olduğu için hakkında tefrik kararı verilen temyiz dışı sanık ...'ya ait olduğunu beyan ettiği, sanık ...'ın da soruşturma aşamasında müdafii ve tercüman eşliğinde alınan ifadesinde, uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu kabul ederek, görevlilerin bilgisi olmadığı aşamada ithal suçunun ortaya çıkmasını sağladığı anlaşıldığından, bu suçtan 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hakkında cezaya hükmolunamayacağı, bu haliyle sanığın sabit olan eyleminin "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, "uyuşturucu madde ithal etme" suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinden açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık ... Faraji hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
11.07.2021 tarihinde İstanbul Havalimanı Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü personeli tarafından yapılan narkotik arama uygulaması kapsamında, Tahran’dan İstanbul’a gelen Mahan Air Havayollarına ait W5114 sefer sayılı uçağa ait valizlerin chute altında bulunan 8 numaralı banda gelmesini müteakip bagajların X Ray ve narkotik dedektör köpekleri marifetiyle yapılan kontrolleri sırasında, üzerinde bulunan Sec:140 0000304751 numaralı etiketten sanık ...’ya ait olduğu anlaşılan chute altı bagajında şüpheli yoğunluğun tespit edildiği, ayrıca Narkotik dedektör köpeğinin de valize tepki vermesi üzerine, İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Geliş Salonunda gerekli güvenlik önlemleri alındıktan sonra, şüpheli yoğunluk tespit edilen valizin 8 nolu banttan atılarak sahibi tarafından alınmasının beklenildiği, valizin banda ulaşması ile birlikte sanık ...’nın valizini banttan alarak,
dış hatlar geliş yolcu salonundaki 13 numaralı kapıdan çıkış yaptığı, kolluk görevlileri tarafından sanık ...’nın takip edildiği, sanık ...’nın İstanbul Havalimanı çıkış alanında beklediği ve kendisini karşılamaya gelen sanık ... ile buluşarak 9 numaralı çıkış kapısına doğru yürümeye başladıkları, sanıkların 9 numaralı çıkış kapısı yakınlarında ...’ya ait pasaportu kullanan inceleme dışı sanık ... ile buluşup otoparka yöneldikleri, sanıkların arabaya binecekleri sırada kolluk görevlileri tarafından yakalandıkları, sanık ...’ya ait olan valizde yapılan kontroller sonucunda, net ağırlığı 360 gram gelen kenevir bitkisinin ele geçirildiği ve kriminal inceleme sonucunda bu maddeden net 300,6 gram esrar elde edilebileceği belirlenmiştir.
Sanık ... kolluk tarafından müdafi huzurunda alınan savunmasında; sanık ... ve inceleme dışı sanık Kamran (...)’ın kuzeninin çocukları olduklarını, kendisinin geleceğini bildiklerini ve içinde şeker ve pirinç gibi şeyler olan çantalarını getirmesini istediklerini, kabul etmesi üzerine yeğenlerinin arkadaşı olan tanımadığı bir kişinin Tahran havalimanında çantayı kendisini teslim ettiğini, çantayı açıp kendi kıyafetlerini de yerleştirdiğini, çantada uyuşturucu olduğunu burada memurlar açınca gördüğünü, yeğenlerini ziyaret amacıyla geldiğini, İstanbul’da ne kadar kalacağının belli olmadığını, sadece geliş bileti aldığını, sorguda; kendisinin üç dört yıldır uyuşturucu kullandığını, bir iki ay kalmak için Türkiye’ye geldiğini, valizinde bulunan uyuşturucu maddenin kendisini ait olduğunu, kullanmak amacıyla getirdiğini beyan etmiş, kovuşturmada ise sorgudaki ifadesini tekrar etmiştir.
Sanık ... kolluk tarafından müdafi huzurunda alınan savunmasında; İstanbul’da yaşamadığını, ilk defa ve gezmek için geldiğini, kardeşinin İstanbul’da yaşadığını, kendisinin üç gündür İstanbul’da olduğunu, ele geçirilen bagaj ve içindeki esrarın kendisine ait olduğunu, halası ...'nın uyuşturucu maddeleri kullanması için kendisine getirdiğini, sorguda; emniyetteki ifadesini kabul etmediğini, halası çok korktuğu için onun suçunu üzerine aldığını, halasının uyuşturucu maddeleri tatlı yapmak için getirdiğini beyan etmiş, kovuşturmada ise sorgudaki ifadesini tekrar etmiştir.
İnceleme dışı sanık ..., ... sahte ismini kullanarak kolluk tarafından müdafi huzurunda alınan savunmasında; sanık ...’nın halası, sanık ...’ın ise kardeşi olduğunu, dört gün önce kardeşinin geldiğini, bugün de halasının ziyarete geldiğini, halasını karşılamak için havaalanına geldiğini, uyuşturucu maddelerle ilgisinin bulunmadığını beyan etmiş, sorguda da bu ifadesini tekrar etmiş, kovuşturma aşamasında yakalanıp savunmasının alınamaması nedeniyle dosyası tefrik edilmiştir.
Sanık ...'nın kısa zaman aralığı içerisinde ülkeye birden fazla giriş ve çıkış kaydının olduğu, suç tarihi öncesinde de 28.05.2021 tarihinde giriş yaptığı, 29.05.2021 tarihinde ise çıkış yaptığı tespit edilmiştir.
İnceleme dışı sanık ...’nın cep telefonunda yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarına göre; cep telefonunda uyuşturucu madde resimleri ve uyuşturucu madde tartımına ilişkin görüntülerin ve uyuşturucu madde ticaretine ilişkin yazışmaların bulunduğu, sanık ...'nın yakalandığı tarihten bir gün önce ve suç tarihinde yurt dışında olan Morteza isimli kişi vasıtasıyla uyuşturucu maddeyi İstanbul'a getirecek kişi hakkında ''misafir'' kod adı ile mesajlaşmalarının bulunduğu, misafirin 11.07.2021 tarihinde polis noktasından geçip geçmediğinin sanık Seyehsobhan Dadga'ya Morteza tarafından mesajla sorulduğu, uyuşturucu maddelerin getirilmesi için özel valiz üretimine ilişkin ve uyuşturucu maddelerin nasıl getirileceğine ilişkin mesajlaşmaların bulunduğu, yine birbirlerine uyuşturucu madde fotoğrafları attıkları ve uyuşturucu madde ithali hususunda Farsça konuşmalar yaptıkları tespit edilmiştir.
Türk Ceza Kanununun 192. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için;
a) Failin Türk Ceza Kanununun 188. maddesinde düzenlenen suçlardan herhangi birini işlemiş olması,
b) Haberin bizzat fail tarafından ilgili makamlara verilmesi,
c) Failin bilgileri suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından önce vermesi,
d) Failin diğer suç ortaklarını ya da uyuşturucu maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri bildirmesi,
e) Verilen bilginin, failin suç ortaklarının yakalanmasını ya da uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması,
Gereklidir.
Halbuki, somut olayda ilgili kanun maddesinde aranan koşulların hiçbiri gerçekleşmemiştir. Kolluk personeli tarafından yapılan narkotik arama uygulaması kapsamında, Tahran’dan İstanbul’a gelen Mahan Air Havayollarına ait W5114 sefer sayılı uçağa ait valizlerin X Ray ve narkotik dedektör köpekleri marifetiyle yapılan kontrolleri sırasında, sanık ...’ya ait olan valizde şüpheli yoğunluk tespit edilmiş, İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Geliş Salonunda gerekli güvenlik önlemleri alındıktan sonra, valizin 8 nolu banttan atılarak sahibi tarafından alınması beklenmiş, valizin banda ulaşması ile birlikte sanık ...’nın valizini banttan alarak, dış hatlar geliş yolcu salonundaki 13 numaralı kapıdan çıkış yaptığı görülerek, kolluk görevlileri tarafından sanık ... takip edilmiş, sanık ... İstanbul Havalimanı çıkış alanında bekleyerek kendisini karşılamaya gelen sanık ... ile buluşmuş ve onunla birlikte 9 numaralı çıkış kapısına doğru yürümeye başlamış, sanıkların 9 numaralı çıkış kapısı yakınlarında ...’ya ait pasaportu kullanan inceleme dışı sanık ... ile buluşup otoparka yöneldikleri ve arabaya binecekleri sırada kolluk tarafından yakalanmışlar, sanık ...’ya ait olan valizde yapılan kontroller sonucunda, kişisel kullanım sınırlarının çok üzerinde olan esrar ele geçirilmiştir.
Kolluk personeli tarafından sanıkların ve esrarın ele geçirildiği anda, uyuşturucunun sanık ... tarafından İran’dan Türkiye’ye getirildiği, sanık ... ve inceleme dışı sanık ...’nın ise İran uyruklu olan, Türkiye ve İstanbul’u tanımayan ve kendi başına uyuşturucuyu İstanbul’da piyasaya sürmesi mümkün olmayan sanık ... ile buluştukları anda uyuşturucu ithal etme organizasyonun içinde oldukları sabittir. Nitekim inceleme dışı sanık ...’nın cep telefonunda yapılan inceleme sonucunda elde edilen deliller ile sanık ...’ın olaydan sadece üç dört gün önce İstanbul’a gelmesi hususu da bu kanaatle uyumludur. Sanık ...'nın suç tarihi öncesinde 28.05.2021 tarihinde bir kez daha Türkiye’ye giriş yaptığı, 29.05.2021 tarihinde ise Türkiye’den çıkış yaptığı dikkate alındığında, yalnız ve orta yaşlı bir kadının şüphe çekmeden kontrol noktalarını aşması hedeflenerek yargıya intikal edemeyen başka eylemlerde de kullanılmış olabileceği açıktır.
Sanıkların aşamalarda sürekli değişen, dosya kapsamıyla uyumlu olmayan ve dosyaya hiçbir yenilik katmayan ifadelerinin ‘görevlilerin bilgisinin olmadığı aşamada kendi suçlarını veya diğer sanıkların suçlarının ortaya çıkmasını’ sağlamadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle; sanıklar ... ve ...’ın üzerlerine atılı uyuşturucu madde ithal etme suçunun sübut bulduğu ve haklarında Türk Ceza Kanunu'nun 192. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı, dolayısıyla eylemlerinin Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına da dönüşemeyeceği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu düşüncesinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmak mümkün olmamıştır. 03.06.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:00