Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/14620
2024/19518
3 Haziran 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2010/89 E., 2012/48 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, Yargıtay (Kapatılan) 20.Ceza Dairesinin 28.04.2016 tarihli ve 2015/14662 Esas, 2016/2635 Karar sayılı ilâmı ile, hükmün süresinden sonra temyiz edilmesi
nedeniyle temyiz isteğinin reddine karar verilerek 28.04.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.09.2022 tarihli ve 2022/3447 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB 2022/120715 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB 2022/120715 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, temyiz isteminin süresinde yapılmadığından reddine karar verilen sanık ... hakkında, Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddeleri gereğince hakim ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılması, hükmün gerekçe bölümünde, sanığın lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, delillerle ulaşılan kanıya göre sanığın sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi ve tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, soyut ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2008 tarihli ve 2008/911 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.06.2012 tarihli ve 2010/89 Esas, 2012/48 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, Yargıtay (Kapatılan) 20.Ceza Dairesinin 28.04.2016 tarihli ve 2015/14662 Esas, 2016/2635 Karar sayılı ilâmı ile, 27.06.2012 tarihinde tefhim edilen hükmün bir
haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 11.07.2012 tarihinde temyiz edildiği gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine karar verilerek kesinleştiği, anlaşılmıştır..
B. Dosya kapsamına göre, sanık ile birlikte aynı suçu işleyen ve mahkûmiyetlerine karar verilen diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarındaki kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 28.04.2016 tarihli ve 2015/14662 Esas, 2016/2635 Karar sayılı ilâmında yer alan "... Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 34 ve 230 uncu maddeleri gereğince, hükmün gerekçe bölümünde sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin gösterilmesi, bu kapsamda, hangi sanığın hangi tarihte kiminle ne şekilde telefon konuşması yaptığının ve bu konuşmaların gerçekleşen somut olay ve olgularla bağlantısının gösterilmesi, her sanığın hangi fiiliyle ticaret suçuna iştirak ettiğinin tartışılarak dayanaklarının açıklanması, ulaşılan kanıya göre sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeden; soyut ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,...BOZULMASINA...." şeklinde belirtildiği üzere,
Anayasanın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, hükmün gerekçe bölümünde sanığın lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesinin zorunlu olduğu; bu kapsamda somut olayla ilgili olarak, sanığın hangi tarihte kiminle ne şekilde telefon konuşması yaptığının ve bu konuşmaların gerçekleşen somut olgularla bağlantısının gösterilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenle üstünlük tanındığının belirtilmesi ve ulaşılan kanıya göre sanığın sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi, tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanığın hukukî durumunun saptanması gerektigi gözetilmeden yetersiz ve soyut gerekçe ile hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2012 tarihli ve 2010/89 Esas, 2012/48 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.06.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:00