Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/1504
2024/18811
15 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/455 E., 2023/310 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ancak kazanılmış hakkı saklı tutularak cezasının 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası olarak infazına ve yine kazanılmış hakkı saklı tutularak sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Suçun sübutuna,
-
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması gerektiğine,
-
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
-
Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
-
Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
-
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, sanığın 11.01.2019 tarihinde 1 paket esrarı hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan tanık Hakan'a, 13.01.2019 tarihinde 1 paket esrarı hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan tanık ...'a, 06.02.2019 tarihinde 2 paket esrar ile 2 adet MDMA içeren hapı hakkında kullanmak için uyuşturucu
madde bulundurma suçundan işlem yapılan tanık ...'e sattığının, ayrıca ikametinde ele geçen 1 paket esrarı ve üzerinde ele geçen 92 adet MDMA içeren hap ile 6 paket esrarı da uyuşturucu madde ticareti yapmak için bulundurduğuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
11.01.2019 ve 13.01.2019 tarihli fiziki takip tutanakları ile dosyadaki diğer belge ve bilgilere göre; sanığın, 11.01.2019 tarihinde tanık ...'a özel araç içerisinde uyuşturucu madde sattığı, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde "Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır" şeklinde düzenlemenin bulunduğu, Dairemizce de kabul edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli, 2020/327 Esas ve 2021/145 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak özel araçların "umumi veya umuma açık yerler" olarak nitelendirilemeyeceği, ayrıca 13.01.2019 tarihinde de sanığın tanık ...'ye uyuşturucu madde sattığı ânın görülmediği ve uyuşturucu sattığı yerin kesin olarak tespit edilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKLARININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:40