Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1163

Karar No

2024/16337

Karar Tarihi

11 Mart 2024

MAHKEMELERİ: 1. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi

  1. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi

  2. İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesi

SAYILARI: 1. 2015/188 E., 2015/278 K.

  1. 2018/215 E., 2018/524 K.

  2. 2017/773 E., 2017/1101 K.

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARARLAR: 1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

  1. Mahkûmiyet

  2. Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması

İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2015/188 Esas, 2015/278 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 15.04.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2018 tarihli ve 2018/215 Esas, 2018/524 Karar sayılı kararı ile İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2015/188 Esas, 2015/278 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 29.06.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2017/773 Esas, 2017/1101 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 12.01.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.11.2022 tarihli ve 2018/16089 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB 2022/149063 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB 2022/149063 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"1. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2015/188 Esas, 2015/278 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen sanığa tedavi ve

denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlaması için gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesinin tebliğine rağmen 10 gün içinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmamış ve bunun üzerine kamu davası açılarak yapılan yargılama sonucunda 07.04.2015 tarihli kararla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde kendisine yüklenen yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakla ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, buna rağmen başvuruda bulunmadığı takdirde kamu davasının açılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,

  1. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2018 tarihli ve 2018/215 Esas, 2018/524 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, suçun işlendiği 16.06.2014 tarihi itibari ile yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile ceza miktarının artırılarak "iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası" olarak düzenlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suç tarihi itibari ile sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanması gerektiği cihetle, mahkemece ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve ceza miktarı itibari ile sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince belirlenmesi, teşdiden üst sınırdan ceza takdir edildi ise gerekçesinin gösterilmesi gerekirken, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibari ile sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince ceza takdir edilerek hüküm kurulmasında,

  1. İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2017/773 Esas, 2017/1101 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2015/188 Esas, 2015/278 Karar sayılı kararının bozulması halinde, anılan mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "kamu davasının durmasına ve 18.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının infazının devamına" karar verilmesi gerektiğinden, İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği iddia edilen inceleme konusu İzmir 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli

kararına konu dosyadaki 08.07/.017 tarihli ikinci suçun, 16.06.2014 tarihli ilk suçtan dolayı verilen 18.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali sayılması gerekeceğinden, 08.07.2017 tarihli ikinci suçun, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmasına kanuni engel bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde,

İsabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/188 Esas ve 2015/278 Karar sayılı dosyası ile İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/215 Esas ve 2018/524 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

  1. Şüpheli hakkında, 16.06.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2014 tarihli ve 2014/62742 soruşturma, 2014/1062 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, ancak kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 10.10.2014 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre usulsüz şekilde tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeksizin 24.09.2014 tarihinde infazı için İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

  2. İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 08.10.2014 tarihli ve 2014/7434 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 21.10.2014 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre usulsüz şekilde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması üzerine dosyanın kapatılmasına karar verilerek 26.12.2014 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,

  3. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararı kaldırılarak 23.02.2015 tarihli ve 2014/62742 Soruşturma, 2015/6725 Esas ve 2015/5537 sayılı iddianame ile İzmir 8.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

  4. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.04.2015 tarihli ve 2015/188 Esas, 2015/278 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 15.04.2015 tarihinde kesinleştiği,

  5. Sanığın denetim süresi içerisinde 08.07.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2017/773 Esas, 2017/1101 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.06.2018 tarihli ve 2018/215 Esas, 2018/524 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün 29.06.2018 tarihinde kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B. İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/773 Esas ve 2017/1101 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

  1. Şüpheli hakkında, 08.07.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2017 tarihli ve 2017/90233 Soruşturma, 2017/31865 Esas ve 2017/24031 sayılı iddianamesi ile İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,

  2. İzmir 4.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.12.2017 tarihli ve 2017/773 Esas, 2017/1101 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün 12.01.2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

C. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2015/188 Esas, 2015/278 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği dikkate alındığında; somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığın doğrudan MERNİS adresine tebliğ edildiği, tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin bir ve sekizinci fıkraları ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, bu nedenle erteleme kararın doğrudan sanığın doğrudan MERNIS adresine tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu, erteleme kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmediği, karar kesinleşmeden denetimli serebestlik müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanamayacağı gibi,

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlaması için şüpheliye gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesinin tebliğine rağmen 10 gün içinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmamış ve bunun üzerine kamu davası açılarak yapılan yargılama sonucunda 07.04.2015 tarihli kararla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde kendisine yüklenen yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakla ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, buna rağmen başvuruda bulunmadığı takdirde kamu davasının açılması gerektiği, kaldı ki İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan 08.10.2014 tarihli çağrı yazısının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesinin de Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olduğu, mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü

maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

D. İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2017/773 Esas, 2017/1101 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2015/188 Esas, 2015/278 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yararına bozulması halinde, anılan mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "kamu davasının durmasına ve 18.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararının infazının devamına" karar verilmesi gerektiğinden, İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği iddia edilen inceleme konusu İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli kararına konu dosyadaki 08.07.2017 tarihli ikinci suçun, 16.06.2014 tarihli ilk suçtan dolayı verilen 18.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali sayılması gerekeceğinden, 08.07.2017 tarihli ikinci suçun, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmasına kanuni engel bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "kamu davasının düşmesine" ve İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

E. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2018 tarihli ve 2018/215 Esas, 2018/524 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, suçun işlendiği 16.06.2014 tarihi itibari ile yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile ceza miktarının artırılarak "iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası" olarak düzenlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci

maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suç tarihi itibari ile sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanması gerektiği cihetle, mahkemece ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve ceza miktarı itibari ile sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi gereğince belirlenmesi gerektiği gözetilmeden suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibari ile sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince ceza takdir edilerek hüküm kurulması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerindedir.

Ancak;

İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2015/188 Esas, 2015/278 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle kanun yararına bozulması gerektiğinden, ortada açıklanacak bir hüküm kalmayacağı, İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/773 Esas ve 2017/1101 Karar sayılı kararının da yukarıda açıklanan nedenlerle kanun yararına bozulması gerektiğinden, Mahkemesince düşme kararı verileceği gözetildiğinde, ihlal oluşturan bir eylem de bulunmaması karşısında, İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesince, "hükmün açıklanmasına yer olmadığına" karar verilmesi gerekeceğinden, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

  2. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2015/188 Esas, 2015/278 Karar sayılı kararı ile İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2018 tarihli ve 2018/215 Esas, 2018/524 Karar sayılı kararının ve İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2017/773 Esas, 2017/1101 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

uyuşturucukararmaddebulundurmayararınatevdiinekullanmakgerekçekanunmernisiçinistembozulmasınakabulünemernıs

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim