Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7170
2024/15819
8 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/329 E., 2016/50 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER: 1. Beraat (Sanık ... hakkında)
- Mahkûmiyet (Sanıklar ..., ... ve ... hakkında)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: 1. Onama (Sanıklar ..., ... ve ... hakkında)
- Bozma (Sanık ... hakkında)
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin
birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2014 tarihli ve 2014/269 Esas, 2014/254 Karar sayılı kararı ile Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/329 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/329 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarihli ve 2014/329 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararı ile;
Sanık ... (...)'in 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna,
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık ... (...) hakkındaki hükmün bozulması, diğer sanıklar hakkındaki hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
-
Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına,
-
Delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine,
İlişkindir.
C. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
-
Sanık ... (...)'in cezalandırılması gerekirken atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Sanıklar ... ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan iki kez cezalandırılmaları gerekirken bir kez cezalandırılmalarının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Güven alımlarına ilişkin tutanak içerikleri, kimlik tespit tutanakları, fotoğraf teşhis tutanakları, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'in 16.06.2013 ve 03.07.2013 tarihlerinde güven alım timlerine esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi sattığı; sanık ...'in 12.06.2013 tarihinde güven alım timlerine iki kez esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi sattığı; sanık ...'in ise 03.07.2013 tarihinde güven alım timlerine esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi sattığı gerekçesiyle sanıklar ..., ... ve ...'in mahkûmiyetine,
Adli Tıp Kurumu raporu ve görüntüdeki kişinin kendisi olmadığına dair sanık savunmasına dikkate alındığında, sanık ... (...)'in üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, inandırıcı ve kesin delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
IV. GEREKÇE
- Somut olaylarda dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı; zira suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine aynı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140 ıncı maddesindeki düzenlemeye göre, suç tarihleri itibarıyla sanıkların teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesine göre sanıklara atılı suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir hükmü karşısında, anlatıldığı üzere suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmediğinden usulüne uygun şekilde alınmış suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesi kapsamında alınmış bir gizli soruşturmacı görevlendirilmesine dair karardan bahsedilemeyeceği, ancak suçun sübutunun tespiti için sanıklardan uyuşturucu madde alma temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacı adli kolluk görevlisi ise "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadıklarının araştırılması, adli kolluk görevlisi olduklarının tespiti halinde, tanık olarak dinlenip olay raporları içerikleri okunup diyeceklerinin sorulması ve sanıkların kimlik tespitlerinin ne şekilde yapıldığının, kimlik tespitinde görüntü kayıtlarından faydalanılıp faydalanılmadığı hususunun araştırılıp tespit edildikten sonra sanıkların hukuki durumlarının tespit edilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
- Sanık ... (...) yönünden ayrıca, 16.06.2013 tarihli "31. güven alımı" olarak tanımlanan olayda, "....kol bölümü mavi gövde kısmı beyaz tişörtlü" şahsın sanık ... olduğuna dair kolluk tespiti ve soruşturma aşamasında şüpheli olarak ifadesi alınan Sait'in beyanları ile sanığın savunması ve Adli Tıp Kurumu raporu nazara alınarak, 16.06.2013 tarihli olayda güven alımını gerçekleştiren "GS 370" ve "GS 438" kod numaralı görevlilerin de (1) numaralı bozma nedeninde belirtilen koşullar kapsamında tanık olarak beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanık ... (...)'in hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarihli ve 2014/329 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:06