Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/18768
2024/15771
7 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/366 E., 2023/293 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Sanığın 30.06.2017 ve 08.07.2017 tarihli eylemleri nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının,
13.09.2018
tarihli ve 2018/35299 Esas, 2018/51652 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle, 02.06.2018 ve 12.06.2018 tarihli eylemleri nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.07.2018 tarihli ve 2018/31833 Esas, 2018/75011 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu davaları açılmıştır.
B. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2019 tarihli ve 2018/409 Esas, 2019/1 Karar sayılı kararı ile İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/463 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/463 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
C. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/463 Esas, 2019/56 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 30.06.2017, 08.07.2017, 02.06.2018 ve 12.06.2018 tarihli eylemler hükme esas alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 20 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/783 Esas, 2020/68 Karar sayılı ilamı ile
"Dava dışı sanık ... hakkında 30.06.2017 ve 08.07.2017 tarihli olaylarda eyleminin "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu oluşturduğu iddiasıyla açılan kamu davasının Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/371 esasında görülüp karara bağlandıktan sonra istinaf edilmekle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 2019/2154 Esasında inceleme sırası beklediği,
İncelemeye konu dosyada ise sanık ...'in, anılan yargılamanın konusunu oluşturan 30.06.2017 ve 08.07.2017 tarihli olaylarda ele geçen maddeleri temin eden olduğu kabul edilerek ve 02.06.2018 ile 11.06.2018 tarihli olaylarda da eylemlerinin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu iddiası ile kamu davası açıldığı,
Anlaşılmıştır.
Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarihli ve 2014/5 52 Esas ve 2014/354 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; bir kişinin birden fazla
suçtan sanık olması veya bir suçta birden fazla sanık bulunması şeklinde dar bağlantı tanımlanmıştır. Bu hükmün amacı, görülmekte olan uyuşmazlıkların birlikte yargılanmasında ve karara bağlanmasında yarar bulunmasıdır. Bu şekilde tüm delillerin birlikte değerlendirilerek, daha adil bir kararın verilmesi ve verilecek hükümlerde muhtemel değerlendirme hatalarının engellenmesi hedeflenmiştir.
Her iki dava dosyalarının birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin edilmesi için eldeki davanın İlk Derece Mahkemesinde görülmekte olan dava ile birlikte yürütülmesinin farklı kabul ve çelişkilerin önüne geçilmesi, sanıklar lehindeki ve aleyhindeki delillerin birlikte değerlendirilmesi yönünden zorunlu olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kabule göre de;
- 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasındaki "Hakim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir" hükmü karşısında,
a) 30.06.2017 ve 08.07.2017 tarihli olaylara ilişkin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 2019/2154 Esasında kayıtlı inceleme sırası bekleyen dosyasında olduğu anlaşılan iletişim tespit tutanaklarının asıllarının veya aslı gibi onanmış okunaklı örneklerinin dosyada bulunmaması,
b) 30.06.2017 tarihli olaya ilişkin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 2019/2154 Esasında kayıtlı inceleme sırası bekleyen dosyasında olduğu anlaşılan ele geçirilen maddeye ilişkin kriminal inceleme raporunun aslının veya aslı gibi onanmış okunaklı örneğinin dosyada bulunmaması,
c) Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 2019/2154 Esasında kayıtlı inceleme sırası bekleyen dosyasında olduğu anlaşılan ve hükme esas alınan iletişimin tespit çözüm tutanaklarının sanığa okunarak diyeceklerinin sorulmaması ve hangi tape kayıtlarının hükme esas alındığının açıkça belirtilmemesi,
d) Sanığın konuşmaların kendisine ait olmadığını belirtmesi karşısında, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 2019/2154 Esasında kayıtlı inceleme sırası bekleyen dosyasında olduğu anlaşılan ses örneklerinin alınması ve ses kayıtlarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınmasının gerekmesi,
Tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması,
-
Aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilmek koşulu ile savunması içeriğine göre; 02.06.2018 ile 11.06.2018 tarihli olaylarda ele geçirilen uyuşturucu ile 30.06.2017 ve 08.07.2017 tarihli olaylarda ele geçirilen uyuşturucuların aynı bütünün parçası olmadığı, bir an için bunların aynı bütünün parçası olduğu kabul edilse bile yine anılan olay tarihleri arasında geçen yaklaşık bir yıllık süre nazara alındığında kastının yenilendiği açıkça anlaşıldığı halde kendi içinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektirir iki ayrı mahkûmiyet hükmü yerine tüm eylemleri tek suç kabul edilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi;
-
Aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilmek koşulu ile zincirleme suçlarda, zincire dahil tüm suçlar yönünden ayrı değerlendirme yapılarak, daha ağır sonuç doğuran suça göre temel ceza belirlenip 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapıldığından zincirleme suçun oluştuğu incelemeye konu dosyada, adli sicil kaydından tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması,''
Gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2020/86 Esas, 2020/184 Karar sayılı kararı ile sanığın 30.06.2017 08.07.2017 tarihli eylemleri nedeniyle; 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 02.06.2018 11.06.2018 tarihli eylemleri nedeniyle; 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Her iki hüküm yönünden Mahkemenin 2018/463 56 sayılı kararındaki ceza miktarı kazanılmış hak kabul edildiği için sanığın neticeden 20 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar
verilmiş, hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3.
Ceza Dairesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/1803 Esas, 2020/2314 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
E. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.06.2021 tarihli ve 2020/21854 Esas, 2021/8072 Karar sayılı kararı ile;
''A 30.06.2017 ve 08.07.2017 tarihli eylemlere ilişkin mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
1 CMK'nın 230/1. maddesi gereğince hükmün gerekçe bölümünde, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirlenmesi gerektiği; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında, bir yandan iletişimin tespiti tutanaklarının kanıtlar arasında gösterilmesine ve sanığın suça konu uyuşturucu maddeleri sattığı iddia ve kabul olunan haklarında ayrı yargılama yapılan tanıklar ... ve ...'nun beyanlarının, iletişimin tespiti tutanakları ile doğrulandığından bahsedilmesine karşın, gerekçenin devamında suçun sübutuna ilişkin olarak iletişimin tespiti tutanaklarının hükme esas alınmadığından bahisle çelişkili gerekçe ile hüküm kurulması,
2 30.06.2017 tarihinde tanık ...'dan suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesine ilişkin olay tutanağı ve savunmalar dahil olacak şekilde soruşturma dosyasının aslı ya da onaylı örneğinin denetime imkan verecek şekilde dosyaya getirilmeden,
3 Tanıklar ... ve ... hakkında Bigadiç Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/583 soruşturma numaralı dosyasından yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen; iletişimin tespit çözüm tutanaklarının 30.06.2017 ve 08.07.2017 tarihli olaylarla ilgili olanlarının tamamının ses CD‘leri ile birlikte dosya arasına getirilmesi, tutanakların sanığa okunarak diyeceklerinin sorulmaması, sanığın konuşmaların kendisine ait olmadığını belirtmesi karşısında, sanığın ses örneklerinin alınması ve ses kayıtlarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması,
Gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
4 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK'nın 138. maddesi ile TCK'nın 188/3 maddesinde düzenlenen ve alt sınırı 5 gün olan adli para cezasının alt sınırının 1000 güne çıkarılması karşısında, suç tarihlerinin bu
tarihten önce 30.06.2017 ve 08.07.2017 olduğu ve temel hapis cezasının asgari hadden 10 yıl olarak belirlendiği gözetilmeyerek, adli para cezasının 1000 temel gün olarak fazla tayin edilmesi,
5 Sanık hakkında hükme esas alınan iki eylem olmasına rağmen, belirlenen ceza miktarından TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca orantısız olacak şekilde 3/5 oranında fazla arttırım yapılması,
6 Karar başlığında suç tarihlerinin "30.06.2017 ve 08.07./2017" yerine "08.06.2017" olarak yanlış gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29/09/2020 2020/1803 Esas ve 2020/2314 Karar sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, suçun niteliğine, bozma sebeplerine, tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
B 02.06.2018 ve 11.06.2018 tarihli eylemlere ilişkin mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1 Sanığın, 02.06.2018 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan tanık ...’e sattığı sentetik uyuşturucu ile 11.06.2018 tarihinde ise üzerinde ve evinde yapılan aramada ele geçirilen sentetik uyuşturucunun ele geçtiği, 11.06.2018 tarihinde ele geçirilen uyuşturucunun 02.06.2018 tarihinden sonra temin ettiğine dair delil bulunmaması nedeniyle ...’e sattığı uyuşturucu maddeler ile evinde ele geçen uyuşturucu maddelerin aynı bütünün parçaları olduğunun kabulünün gerektiği, bu haliyle eylemin tek suç oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
2 Sanık hakkında hükme esas alınan iki eylem olmasına rağmen, belirlenen ceza miktarından TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca orantısız olacak şekilde 3/5 oranında fazla arttırım yapılması,'' nedenleriyle hükümlerin bozulmasına, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2019 tarihli hükmüyle belirlenen sonuç ceza miktarı esas alınarak kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, karar verilmiştir.
F. Bozma üzerine İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2021/242 Esas, 2021/41 Karar sayılı kararı ile ile sanığın 30.06.2017 08.07.2017 tarihli eylemleri nedeniyle; 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 02.06.2018 11.06.2018 tarihli eylemleri nedeniyle; 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Mahkemenin 2018/463 Esas, 2019/56 Karar sayılı ilamı ile iki ayrı hüküm kurulmak yerine tek hüküm kurularak hükmolunan 20 yıl süreli hapis cezası, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiğinden sanığın NETİCETEN 20 YIL SÜREYLE HAPİS VE 25.120,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, karar verilmiştir.
G. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.09.2022 tarihli ve 2022/10237 Esas, 2022/9502 Karar sayılı kararı ile;
02.06.2018 ve 11.06.2018 tarihli eylemlere ilişkin kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden sanık müdafiinin istinaf talebinin esastan reddine,
30.06.2017 ve 08.07.2017 tarihli eylemlere ilişkin kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
''Bozmaya uyulduğu belirtilmiş ise de;
1 a) CMK'nın 230/1. maddesi gereğince hükmün gerekçe bölümünde, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirlenmesi gerektiği; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında, bir yandan suçun sübutu bakımından iletişimin tespiti tutanaklarının hükme esas alınmadığından bahsedilirken, diğer yandan uyuşturucu madde satanların yakalanması amacıyla başlatılan soruşturma kapsamında; Bigadiç Cumhuriyet Başsavcılığınca iletişimin tespiti kararı alınarak takip yapılmaya başlanıldığı, bu takip neticesinde ... isimli içici olan şahsın değişik zamanlarda Mohamad SHAKER adına kayıtlı
0553 100 10 90 nolu telefonu kullanan şahıstan uyuşturucu madde aldığının tespit edildiği, bu tespitten sonra ... ile ... arasında yapılan görüşmeler neticesinde; ...'ın da yine aynı telefonu kullanan kişiden uyuşturucu madde satın aldığının belirlendiği, bunun üzerine ... ve ...'ın takibe alındığı belirtilerek gerekçede çelişkiye düşülmesi,
b) Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, 30.06.2017 tarihinde ...'dan, 08.07.2017 tarihinde ise ...'ın içinde olduğu araçtan suç konusu uyuşturucu maddeler ele geçirildiği halde, gerekçeli kararda takip neticesinde 30.06.2017 tarihinde ...’dan, 08.07.2017 tarihinde ise ...’dan uyuşturucu madde ele geçirildiğinden bahsedilmesi ile birlikte dosyada bulunmayan HTS kayıtlarına dayanmak suretiyle, dosya kapsamına uymayan gerekçe ile hüküm kurulması,
2 a) 30.06.2017 tarihinde tanık ...'dan suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesine ilişkin olay tutanağı ve savunmalar dahil olacak şekilde soruşturma dosyasının aslı ya da onaylı örneğinin denetime imkan verecek şekilde dosyaya getirtilmemesi,
b) Tanıklar ... ve ... hakkında Bigadiç Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/583 soruşturma numaralı dosyasından yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen iletişimin tespiti çözüm tutanaklarının tamamının aslı veya onaylı örneklerinin denetime olanak sağlayacak bir biçimde dosya arasına getirilip sanığa okunarak diyeceklerinin sorulması gerekirken, kolluk tarafından düzenlenen fezleke içeriğinin okunulması ile yetinilmesi,
c) Sanığın savunmalarında tanıklarla telefonla görüşmediğini belirtmesi karşısında,
2 b) numaralı bozmanın gereği yerine getirildikten sonra, sanığın ses örneklerinin alınması ve 30.06.2017 ve 08.07.2017 tarihli olaylarla ilgili ses kayıtlarının temin edilerek sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,'' nedenleriyle hükmün bozulmasına, ''Sanık hakkında bozma kararı verilen 30.06.2017 ve 08.07.2017 tarihli eylemlere yönelik hüküm yönünden bozma sonrası yapılacak yargılamada; temyiz talebinin esastan reddine karar verilerek kesinleşen 02.06.2018 ve 11.06.2018 tarihli eylemlere ilişkin hükmolunan 12 yıl 6 ay hapis cezasının miktarı göz önüne alınarak, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2019 tarihli hükmündeki 20 yıl hapis cezası miktarının kazanılmış hak olarak saklı tutulmasına,''
H. Bozma üzerine İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2022 tarihli ve 2022/427 Esas, 2022/489 Karar sayılı kararı ile sanığın 30.06.2017 08.07.2017 tarihli eylemleri nedeniyle;
22.09.2022 tarihli bozma ilamına direnilmesine; 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Mahkemenin ''2018/463 esas, 2019/56 karar sayılı ilamı ile iki ayrı hüküm kurulmak yerine tek hüküm kurularak hükmolunan 20 yıl süreli hapis cezası, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiğinden tayin edilen NETİCE 20 YIL SÜREYLE HAPİS VE 25.120,00 TL ADLİ PARA CEZASINDAN Dairemizin onama kararı ile kesinleşen sanığın 02.06.2018 ve 11.06.2018 tarihli eylemleri nedeniyle hükmedilen 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası mahsup edildikten sonra sanığın neticeten 7 YIL 6 AY HAPİS VE 120,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,'' karar verilmiştir.
I. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31.05.2023 tarihli ve 2023/5833 Esas, 2023/4989 Karar sayılı kararı ile;
'' Mahkemece sanığın 30.06.2017 ve 08.07.2017 tarihindeki eylemleri ile ilgili olarak tanıklar ... ve ... hakkında şüpheli sıfatı ile Bigadiç Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamındaki uyuşturucu maddeyi sanık ...'den aldıkları ve sanığın kullandığı telefon numarasının tanıkların telefonunda kayıtlı olup tanıkların bu numarayı aradıklarının anlaşıldığı ve bu itibarla tanıkların beyanlarına itibar edilerek hüküm tesis edildiği belirtilmesi, ancak sanığın 04.12.2018 tarihli celsede tanıkları tanımadığını ve belirtilen hattı kullanmadığını beyan etmesi karşısında,
a Tanıklar ... ve ...'nun ayrıca yargılamalarının yapıldığı, Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/371 esas sayılı dava dosyasının tamamının (30.06.2017 tarihinde tanık ...'dan suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesine ilişkin olay tutanağı ve savunmalar dahil olacak şekilde) aslının veya onaylı örneğinin denetime olanak verecek biçimde dosya arasına getirilmesi gerektiği gözetilmeden,
b Tanıklar ... ve ... hakkında Bigadiç Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/583 soruşturma numaralı dosyasından yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen iletişimin tespiti çözüm tutanaklarının tamamının aslı veya onaylı örneklerinin denetime olanak sağlayacak bir biçimde dosya arasına getirilip sanığa okunarak diyeceklerinin sorulması gerekirken, kolluk tarafından düzenlenen fezleke içeriğinin okunulması ile yetinilmesi,
c Tanıklar ... ve ... hakkında Bigadiç Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/583 soruşturma numaralı dosyasından yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen; 30.06.2017 ve 08.07.2017 tarihli olaylarla ilgili iletişim tespitine ilişkin tutanaklara ait ses CD‘lerinin temin edilerek dosya arasına alındıktan sonra ses kayıtlarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.''
Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İ. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2023/366 Esas, 2023/293 sayılı kararı ile sanık hakkında, 30.06.2017 08.07.2017 tarihli eylemleri nedeniyle; 31.05.2023 tarihli bozma ilamına direnilmesine; 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Mahkemenin ''2018/463 esas, 2019/56 karar sayılı ilamı ile iki ayrı hüküm kurulmak yerine tek hüküm kurularak hükmolunan 20 yıl süreli hapis cezası, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiğinden tayin edilen NETİCE 20 YIL SÜREYLE HAPİS VE 25.120,00 TL ADLİ PARA CEZASINDAN Dairemizin onama kararı ile kesinleşen sanığın 02.06.2018 ve 11.06.2018 tarihli eylemleri nedeniyle hükmedilen 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası mahsup edildikten sonra sanığın neticeten 7 YIL 6 AY HAPİS VE 120,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,'' karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Sanığın mahkûmiyetine ilişkin kesin ve yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Sanık hakkında iki ayrı hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
Dairemizin 22.09.2022 tarihli ve 2022/10237 9502 sayılı, 31.05.2023 tarihli ve 2023/5833 4989 sayılı bozma ilamlarına uyularak söz konusu ilamda belirtilen hususlar tamamlandıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik kovuşturma ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Haklarında ayrı soruşturma ve kovuşturma yürütülen tanıklar ... ve ...'un atfı cürüm niteliğinde olmayan beyanları, HTS kayıtlarına göre tanıkların sanığı aradıklarının anlaşılması, sanığın 30.06.2017 ve 08.07.2017 tarihlerinde tanıklara uyuşturucu madde sattığı kabul edilerek, Dairemizin bozma ilamına direnilmiş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin direnme kararı, 31.05.2023 tarihli bozma ilamında belirtilen nedenlerle yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Dairemizin, 31.05.2023 tarihli ve 2023/5833 Esas, 2023/4989 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:34