Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/12123
2023/9352
2 Kasım 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2019 tarihli ve 2018/580 Esas, 2019/270 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 16.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.06.2022 tarihli ve 2022/5898 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB 2022/98749 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve... sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Her ne kadar Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, evvelce sanık hakkında 27.012014 tarihinde işlediği aynı nev'iden suçtan dolayı İstanbul 81. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve ... Karar sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu, dosyaya konu 28.07.2018 tarihli suçun ise anılan kararın ihlâli mahiyetinde olduğu ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından cihetle, sanık hakkında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 28.07.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2018 tarihli ve 2018/2827 Soruşturma, 2018/815 Esas, 2018/811 sayılı iddianamesi ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı,
B. Yapılan yargılama sonucunda, Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.03.2019 tarihli ve 2018/580 Esas, 2019/270 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 16.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosya arasında bulunan İstanbul 81. Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararların incelenmesinde,
-
Sanığın 27.01.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2014 tarihli ve 2014/13227 Esas sayılı iddianamesi ile İstanbul 81. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
-
Yargılama sonucunda, İstanbul 81. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve 2014/678 Esas, 2015/71 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 04.03.2015 tarihinde kesinleştiği,
-
Kanun yararına bozma istemine konu karar ile ihbarda bulunulması üzerine İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2019 tarihli ve 2019/366 Esas, 2019/537 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 13.10.2020 tarihli ve 2019/4602 Esas, 2020/2451 Karar sayılı kararı ile, basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına, Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı kanuna aykırılık ihbarında bulunulmasına karar verildiği,
-
Bozmadan sonra İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/1186 Esas, 2021/1267 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına karar verildiği, açıklanan hükmün 29.12.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
D. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6545 sayılı Kanun) 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a (5320 sayılı Kanun) eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında,
İstanbul 81. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve 2014/678 Esas, 2015/71 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci
fıkrasına göre verildiği, sanığın 28.07.2018 tarihli eylemini İstanbul 81. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 28.07.2018 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilip İstanbul 81. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; mahkûmiyet kararı ile birlikte zaten ihbarda bulunulduğu ve ihbar üzerine, İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/1186 Esas, 2021/1267 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2019 tarihli ve 2018/580 Esas, 2019/270 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:07