Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/12112

Karar No

2023/9348

Karar Tarihi

2 Kasım 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2019 tarihli ve ... Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 04.10.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.07.2022 tarihli ve 2021/18753 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB 2022/100789 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB 2022/100789 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

" Sanığın 16.05.2017 tarihli eylemi nedeniyle yapılan yargılama sonucunda Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.02.2019 tarihli ve 2018/815 Esas, 2019/180 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesini gerçekleştiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin 21.06.2021 tarihli ve 2020//544 Esas, 2021/1862 Karar sayılı kararındaki " ... UYAP kayıtlarının incelenmesinde, sanık hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan dolayı Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/823 Esas 2019/883 Karar sayılı kararıyla verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin, istinaf edilmeden kesinleşen ilâmın olduğu, bu karardaki suç bilgileri, soruşturma ve kovuşturma safahatının incelenmesinden, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/823 Esas nolu dosyasındaki 06.08.2017 tarihli 1. eyleminin istinafa onu olan Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/815 Esas nolu dosyasındaki soruşturma aşamasında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ tarihi olan 04.10.2017 tarihinden önce olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinden önceki eylemlerin tek suç kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/823 Esas nolu dosyasındaki sanığın 22.05.2018 tarihli eyleminin ise istinafa konu olan Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/815 Esas nolu dosyasındaki yargılama konusu 16.05.2017 tarihli eyleme ilişkin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olduğu, soruşturma ve kovuşturma konusu edilemeyeceği, düşme kararının verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verildiği belirlenmekle, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/823 Esas 2018/883 Karar sayılı hüküm açısından istinaf edilmeden kesinleşmiş olması sebebiyle, bu hükmün kanun yararına bozma talebine konu edilmesi için ilk derece mahkemesince bildirimde bulunulmasına ... " şeklinde kanun yararına bozma ihbarı nazara alındığında,

5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir

soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan daha önce Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16.08.2017 tarihli ve 2017/31277 soruşturma, 2017/546 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın incelemeye konu dosyadaki 06.08.2017 tarihli eyleminin bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ tarihi olan 04.10.2017 tarihinden önce olduğu ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinden önceki eylemlerin tek suç kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, sanığın 22.05.2018 tarihli eyleminin ise anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli niteliğinde olduğu ve ayrıca bir suç oluşturmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 06.08.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2017 tarihli ve 2017/58375 soruşturma, 2017/974 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın 13.02.2018 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Elazığ Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Şüphelinin 22.05.2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2018 tarihli ve 2017/58375 Soruşturma, 2018/11759 Esas, 2018/10993 sayılı iddianamesi ile Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

C. Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.09.2019 tarihli ve 2018/823 Esas, 019/883 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 04.10.2019 tarihinde kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

D. Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/815 Esas ve 2019/180 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

  1. Sanığın 16.05.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 16.08.2017 tarihli ve 2017/31277 soruşturma, 2017/546 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın 04.10.2017 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Elazığ Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

  2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle Elazığ Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce 29.03.2018 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verildiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2018 tarihli ve 2017/31277 Soruşturma, 2018/6976 Esas, 2018/6548 sayılı iddianamesi ile Büyükçekmece 2.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

  3. Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli ve 2018/815 Esas, 2019/180 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 29.05.2019 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştirildiği, kararın kesinleşmesinden sonra sanığın istinaf dilekçesi vermesi üzerine Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2018/815 Esas, 2019/180 Karar sayılı ek kararı ile istinaf talebinin reddine karar verildiği, sanığın ret kararını istinaf ettiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.06.2021 tarihli ve 2020/544 Esas, 2021/1862 Karar sayılı kararı ile, ek karara yönelik "istinaf başvurusunun esastan reddine" ve Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulmasına karar verildiği,

Anlaşılmıştır.

E. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan

işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.

Uygulamada sıklıkla karşılaşılması nedeniyle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, Dairemizce bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde somut olaya bakıldığında;

Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 16.08.2017 tarihli ve 2017/31277 soruşturma, 2017/546 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı esas alınarak, 06.08.2017 tarihli suç, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce işlendiğinden bu suç, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kapsamında kalacak, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni sayılacaktır.

Sanığın 22.05.2018 tarihli eylemi ise, Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/815 Esas ve 2019/180 Karar sayılı dosyasında; 29.03.2018 tarihinde dava şartı olan "ısrar şartı" nın gerçekleşmesinden sonra ve fakat 27.07.2018 tarihli iddianamenin düzenlenmesinden önce işlendiğinden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerekecektir.

Ancak;

Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/815 Esas ve 2019/180 Karar sayılı dosyasında, "ısrar şartı" nın gerçekleştiği gerekçesiyle 27.07.2018 tarihli iddianame ile kamu davası açılmış ve yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Elazığ Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 01.02.2018 tarihli ve 2018/128 DS sayılı çağrı yazısının şüphelinin bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın bilatebliğ iade edilmesi üzerine 23.02.2018 tarihinde MERNİS adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ

edildiği, müdürlüğe başvurmaması üzerine 06.03.2018 tarihli uyarılı çağrı kağıdının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 14.03.2018 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması üzerine İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 29.03.2018 tarihli kararıyla dosyanın kapatılmasına karar verildiği,

7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda, Elazığ Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 06.03.2018 tarihli uyarılı çağrı kağıdının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 14.03.2018 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğinin usulsüz olduğu, bu nedenle "ısrar" şartının gerçekleşmediği, Mahkemesince “durma" kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi Kanun’a aykırı olup öncelikle, istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen (Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2018/815 Esas, 2019/180 Karar sayılı "istinaf talebinin reddine" ilişkin ek kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.06.2021 tarihli ve 2020/544 Esas, 2021/1862 Karar sayılı kararı ile, "ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verildiği, mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf incelemesi yapılmadığı gözetilerek) Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli ve 2018/815 Esas, 2019/180 Karar sayılı kararındaki bu hukuka aykırılığın giderilmesi, kararın kanun yararına bozulması halinde, Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesi ve Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesindeki her iki davanın birleştirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli ve 2018/815 Esas, 2019/180 Karar sayılı kararına karşı da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde tespit edilen nedenle, Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli ve 2018/815 Esas, 2019/180 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

uyuşturucukararmaddebulundurmaincelenentevdiineyararınakararınkullanmakgerekçemerniskanuniçinistembozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim