Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2018/2537
2023/8854
19 Ekim 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar Ahmet ve Gökmen müdafileri ile sanık ... ve müdafii ile sanıklar Abdurrahman, Ali ve İsmail
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin
birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ...'nin 14.07.2021 tarihli duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği süresinden sonra olması ve hükmolunan cezanın miktarına göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2014 tarihli, 2014/164 Esas ve 2014/568 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle,
- Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Murat ve ... ile yaptığı telefon görüşmelerini sadece çocuklarına kamyon alabilmek için yaptığına, kesinlikle örgüte katılma veya uyuşturucu temin etme girişiminde bulunmadığına ilişkindir.
B. Sanık ...'in temyiz sebepleri özetle,
- Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Her türlü yorumlanabilecek tape kayıtlarından başka kesin, somut, inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Re'sen tespit edilecek diğer nedenlere ilişkindir.
C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle,
- Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık aleyhine alınan iletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın, suç örgütü kurma ve yönetme suçuna ilişkin olup, sanığın uyuşturucu ticareti yaptığına dair şüphe ile dinleme kararı alınmadığına; yapılan dinlemenin hukuka aykırı olduğuna, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 6. İncelemede tespit edilecek diğer nedenlere ilişkindir.
D. Sanık ...'nin temyiz sebepleri özetle,
- Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanıkları tanımadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle,
- Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, telefon dinleme kayıtlarının münhasıran delil olarak değerlendirilemeyeceğine, tespitlerde suçu ispata yönelik hiçbir beyanın bulunmadığına; beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 4. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Örgüt kapsamında en fazla 6 ay dinleme kararı verildiği halde, 11 ay dinleme yapıldığına; delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ilişkindir.
F. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle,
- Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Telefon görüşmelerinin sanığa ait olduğunu gösterir delil elde edilemediğine, görüşme içeriğinde uyuşturucu madde ticaretine dair kesinliğin olmadığına; kesin ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında usulüne uygun şekilde alınmış bir iletişimin tespiti kararı bulunmadığına, iletişim dinlenmesine ilişkin işlemlerin hukuka aykırı olduğuna, 4. 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesi kapsamında alınan tedbir kararına istinaden elde edilen iletişimin tespitine ilişkin kayıtların başka suç olan uyuşturucu madde ticareti yapma kapsamındaki hükümde esas alınamayacağına, 5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 6. Re'sen tespit edilecek diğer nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İddianamede belirtilen 17 nci olaya ilişkin; 30.09.2010 günü emniyet güçlerince Konya Aksaray karayolunda yapılan yol uygulamasında durdurulan ...plakalı araçta temyiz dışı sanıklar ...'in bulunduğunun tespit edildiği, ...'de 487 adet ectasy hapın ele geçirildiği; bu sanıklar hakkında Mahkemenin 2010/397 Esas ve 2011/108 Karar sayılı ilamı ile mahkûmiyet kararı verilip dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğu görülerek mükerrer açılan davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince reddine karar verilerek sanıklar ...'in dosya içeriği, sanıkların savunmaları, iletişim tespiti teknik takip tutanakları ile fotoğraflara göre uyuşturucu madde nakil ve temininde görev aldıkları, ancak eylemin suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlendiğine ilişkin delil bulunmadığı anlaşılmakla; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan lehlerine olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
İddianamede belirtilen 18 inci olaya ilişkin; 02.10.2010 günü Konya İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yapılan uygulamada durdurulan 42 DK 014 plakalı, içinde temyiz dışı sanıklar... ve ...'in de bulunduğu araçta yapılan aramada 6 kg esrar maddesinin ele geçirildiği, Şaban ve ... hakkında Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/402 Esas ve 2010/461 Karar sayılı ilamı ile mahkûmiyet kararı verilip dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğu görülerek mükerrer açılan davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince reddine karar verilerek; sanıklar Murat ve Ahmet'in örgüt faaliyeti çerçevesinde olmasa da diğer sanıklar ... ile birlikte ticari maksatla uyuşturucu madde nakil ve temininde görev aldıkları, dosya içeriği, iletişim tespit teknik takip tutanakları ile fotoğraflara göre sabit olduğundan, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiş; 17 nci ve 18 nci olaylara ilişkin eylemleri sabit görülen sanıkların uyuşturucu madde ticaretini örgüt faaliyeti kapsamında işlediklerine ilişkin delil bulunmadığından sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmamıştır.
IV. GEREKÇE
- Sanıklar hakkında hükme esas alınan iletişim tespit çözüm tutanaklarının (tapelerin) dayanağı olan mahkeme kararlarının asıllarının veya onaylı örneklerinin, uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporlarının, olay tutanaklarının dosyada bulunmadığı anlaşılmakla; söz konusu değişik iş kararlarının, uzmanlık raporlarının, olay tutanaklarının, inceleme konusu 17 nci ve 18 inci olaylarda mükerrer davaya konu Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/402 Esas ve 2010/461 Karar ile Konya 3. Ağır Ceza
Mahkemesinin 2010/397 Esas ve 2011/108 Karar sayılı dosyalarının asıllarının veya onaylı suretlerinin dosya içerisine konulması, sanıklara okunup diyeceklerinin sorulması,
-
Sanık ... adına vekaletnameli müdafii tarafından temyiz dilekçesi verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında; suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı biçimde hüküm kurularak, sanıklar İsmail, Gökmen, Ali ve Abdurrahman'ın savunma haklarının kısıtlanması,
-
Sanık ...'in telefon görüşmelerinin kendisine ait olmadığını belirtmesi karşısında; sanığın ses örneği alınarak, konuşmaların sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, ses kayıtlarının sanığa ait olduğunun belirlenmesi halinde, iletişim tutanaklarının somut olay ve olgularla örtüşüp örtüşmediğinin belirlenmesi,
Tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespitinin gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2014 tarihli, 2014/164 Esas ve 2014/568 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar Ahmet ve Gökmen müdafileri ile sanık ... ve müdafii ile sanıklar Abdurrahman, Ali ve İsmail'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:20