Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2018/2529

Karar No

2023/8590

Karar Tarihi

10 Ekim 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2014 tarihli ve 2014/46 Esas, 2014/66 Karar sayılı kararı ile Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/165 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/165 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.01.2014 tarihli ve 2013/164 Esas, 2014/3 Karar sayılı kararı ile Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/165 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/165 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

B. Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2013/165 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararı ile;

a. Sanıklar Gülat ve ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına;

b. Sanıklar Mustafa, Murat ve Yunus'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 1.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına;

c. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci

maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 3 yıl 5 ay 20 gün hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına;

Karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkında hükmün düzeltilerek onanmasına, sanıklar Gülat, ..., Yunus, Mustafa ve Murat yönünden onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

  1. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,

  2. Delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığına,

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığına,

C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığına,

D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri;

Delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığına,

E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna,

F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

  1. Kararın usul ve esas açısından hatalı olduğuna,

  2. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına,

  3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,

  4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanıklar Yunus, Murat ve Mustafa hakkında uyuşturucu madde sattıklarına ilişkin ihbarların gelmesi üzerine sanıklara ait GSM hatlarına ilişkin iletişimin tespiti ve dinlenmesi kararları alındığı, sanıklardan Metehan'ın 16.09.2013 tarihinde otobüs ile İstanbul'dan uyuşturucu madde getireceği şeklinde ihbarın geldiği ve olay tarihinde otogarda beklendiği, sanık ...'ın otobüsten indiği sırada yapılan kaba üst yoklamasında daralı 0,16 gram sentetik uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, yine geldiği otobüste sanığın kullandığı yastığın içinde üç parça halinde daralı 11,74 gram sentetik uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, yine iletişimin tespiti tutanaklarında sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan haklarında soruşturma başlatılan tanıklar Duygu ve İlker'e de uyuşturucu madde sattığının kabul edildiği, sanıklar ... ve Gülat'ın ise 27.09.2013 tarihinde Samsun'dan 55 .... plakalı araç ile hareket ettikleri, araçta uyuşturucu bulunduğu ve bu maddeleri sanıklar Yunus ve Murat'a getirdiklerine dair ihbarın geldiği, araçta yapılan aramada daralı 5 gram sentetik uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanıklar Yunus ve Murat'ın 25.10.2013 tarihinde haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen Serdar ve Ertan'a 0,18 gram sentetik uyuşturucuyu verdikleri, sanık ...'nın iletişimin tespiti tutanakları içeriklerine göre birden çok kişiye uyuşturucu madde sattığının kabulü ile sanıkların beyanları, tanık ifadeleri, iletişimin tespiti tutanakları gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;

Adli emanetin 2013/357 sırasına kayıtlı suça konu maddeler hakkında karar verilmediği görülmüş ise de, bu hususta ayrıca karar verilmesi mümkün görülmüştür.

5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, delillerin değerlendirilmesine ve eylemlerin subütuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 16.09.2013 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığına ve suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

  1. Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 16.09.2013 tarihli eyleminin sabit olduğu, tüm dosya kapsamına göre, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma başlatılan tanıklar İlker ve Duygu'ya uyuşturucu madde verdiği kabul edilmiş ise de; anılan şahıslarda uyuşturucu madde ele geçirilmediği gibi uyuşturucu madde kullandıklarına ilişkin uzman kuruluş raporu olmadığından sanığın verdiği kabul edilen maddenin uyuşturucu madde olarak kabul edilemeyeceği, sanığın mahkûmiyetine dair soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanakları dışında kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

  2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,

  3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suç tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamayan sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrilemeyeceği ancak aynı maddenin üçüncü ve on birinci fıkralarına göre işlem yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fırkası gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, temyiz aşamasında vekaletnameli müdafii tarafından hüküm temyiz edilmiş ise de, karar tarihi olan 25.02.2015 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.

D. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

İletişimin tespiti tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan haklarında soruşturma başlatılan; M.K., E.A., S.G., B.S., E.Ö., Ö.Ö., yine Özkan Ö., T.O., F.K. ve E.A.' da herhangi bir uyuşturucu maddenin ele geçirilmediği, şahısların aldıklarını söyledikleri maddelerin uyuşturucu veya uyarıcı madde özelliğinde olup olmadığına ilişkin uzman kuruluş raporu bulunmadığından, sanığın mahkûmiyetine dair soyut ve değişik anlamlara gelebilecek

iletişimin tespiti tutanakları dışında, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

A. Sanıklar Gülat Cankur, ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2013/165 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2013/165 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2013/165 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönlerden incelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

D. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenlerle Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2013/165 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Sinop Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîincelenentevdiinesüreçv.olgularkararınonanmasınasebeplerigerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:22:24

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim