Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1154
2023/8145
27 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/2072 E., 2022/3958 K.
HÜKÜMLER: Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar , ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. 20.09.2014 tarihli olay yönünden İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/128 Karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 2014/365 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya 2014/365 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına; İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.08.2015 tarihli ve 2014/365 Esas, 2015/212 Karar sayılı kararı ile İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/160 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/160 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2015/160 Esas, 2022/206 Karar sayılı kararı ile birleşen 2014/365 Esas sayılı dosya yönünden sanık ... hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine; sanıklar ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanıklar ... ve...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 20 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 41.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanıklar ... ve ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/2072 Esas, 2022/3958 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar ..., ... ve ....., hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ... ve ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılıklar düzeltilerek, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmek suretiyle, hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine;
Karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz istemlerinin yerinde görülmemesi nedeniyle esastan reddi ile hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar.....ve... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
-
Yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Farklı anlamlar yüklenecek telefon görüşmelerinin delil olarak değerlendirilemeyeceğine,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Farklı anlamlar yüklenecek telefon görüşmelerinin delil olarak değerlendirilemeyeceğine, iletişimin tespiti tedbiri ile elde edilen kayıtların hukuka uygun şekilde elde edilmediğine,
-
5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
C. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
-
Kararın hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Somut delillerle desteklenmeyen telefon görüşmelerinin ispata yeterli olmadığına,
-
5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
14.04.2015 tarihinde uyuşturucu maddenin ele geçtiği yerin sanık tarafından kullanılan bir eklenti niteliğinde olmadığına, söz konusu yerde arama yapılmasına ilişkin arama kararı bulunmadığına, hukuka
aykırı olarak elde edilen delilin hükme esas alınamayacağına,
-
Suçun sübutu kabul edilse dahi eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna,
-
5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Yeterli, kesin ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Farklı anlamlar yüklenecek telefon görüşmelerinin delil olarak değerlendirilemeyeceğine,
E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
F. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyete yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
İlk derece ve istinaf kararlarının gerekçesiz olduğuna,
-
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca verilmiş dinleme kararı olmadığına, delilin hukuka aykırı olduğuna,
-
Usulsüz bir şekilde elde edilen tape kayıtları gerekçe gösterilerek mahkûmiyet kararı verilmesinin, adli yargılanma hakkı ve masumiyet karinesinin ihlali niteliğinde olduğuna,
-
Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
-
5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
G. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
-
Sanığın uyuşturucu madde bulundurmak ve nakletmek kastıyla hareket etmediğine, suçun manevi unsurunun oluşmadığına,
-
Yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Hükmün gerekçesiz olduğuna,
-
Aleyhe delil olarak nitelendirilen tape kayıtlarının dosyada olmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
- İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/419 Esas ve 2015/6 Karar sayılı dosyasında ayrı yargılanan ve hakkında verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen ...'un sevk ve idaresinde bulunan araçta 01.07.2014 tarihinde yapılan arama sonucu net 17.300 gram esrar ele geçirildiği, iletişimin tespiti tedbiri kapsamında belirlenen TAPE kayıtları ile HTS kayıtlarının çözümlenmesi sonucu suça konu esrarın Kocaköy/Diyarbakır'da bulunan sanık ...'dan temin edilmesi ve sonrasında Kızıltepe/Mardin'den İstanbul'a nakledilmesi sürecinde sanıklar ..., ...ve ...in birlikte hareket ettikleri değerlendirilen olayda;
Tape kayıtları ile fiziki takip ve yakalama tutanakları kapsamında sanık ...'un işi organize eden kişi olduğu, sanıklar ...ve ...in 01.07.2014 tarihli eyleme katıldıkları, sanık ...'ın suça konu esrarı temin eden kişi olduğu gerekçesiyle sanıklara isnat edilen suçlar sabit görülmüştür.
- İletişimin tespiti ve fiziki takip sonucu, 19.09.2014 tarihinde sanık ...'un .../Manisa'ya gitmek için Viranşehir/Şanlıurfa'dan yola çıktığı, aynı tarihte İzmir'de bulunan sanık ...'i oğlu olan sanık ... ile buluşması için yönlendirdiği, yine aynı tarihte sanıklar ......,.....,....,....., ve ...'nin bir araya gelerek .../Manisa'nın bir köyüne gittikleri, suça konu uyuşturucu maddenin bu köye indirildiği, sanık ...'ın köyde kaldığı, sanıklar ...'in İzmir'e döndükleri; 20.09.2014
tarihinde erken saatlerde sanık ...'ın köy girişinde park halindeki bir araçta uyur halde görüldüğü, sanıklar ...'in İzmir'e gelen sanık ... ile buluşarak ...'ya gittikleri, daha sonra sanık ...'un aracıyla ayrıldığı, sanıklar ...'in ise sanık ... ile bir araya geldikleri, sanık ...'in araçla köye giriş yaptığı; diğer sanıklar..., ve ...'nin...'ın bulunduğu araçla ...'da sanık ... ile bir araya geldikleri; sanıklar ... ile ...'nin birlikte sanık ...'un kullandığı araçla ve sanıklar... ve ...in birlikte sanık ...'ın kullandığı araçla ayrılmasından sonra uyuşturucu maddenin sanık ...'in sevk ve idaresinde olan araçta olduğu değerlendirilerek sadece bu aracın takibe alındığı; 20.09.2014 tarihinde sanık ...'in sevk ve idaresinde olan aracın durdurulduğu ve yapılan arama sonucu aracın arka koltuğu üzerinde bulunan çanta içerisinde net 42.328,0 gram esrar ele geçirildiği; HTS kayıtlarının çözümlenmesi sonucu suça konu esrarın Kocaköy/Diyarbakır'da bulunan sanık ...'dan temin edildiği, .../Manisa'ya sevkedilen suça konu esrarın İzmir'e nakledilmesi sırasında sanık ...'nin de sanık ... ile birlikte hareket ettiği değerlendirilen olayda;
Tape kayıtları ile fiziki takip ve yakalama tutanakları kapsamında sanık ...'un işi organize eden kişi olduğu, sanıklar .....,.....,...., ve ...'nin 20.09.2014 tarihli eyleme katıldıkları, sanık ...'in suça konu esrarı İzmir'e naklederken yakalandığı ve sanık ...'ın ise suça konu esrarı temin eden kişi olduğu gerekçesiyle sanıklara isnat edilen suçlar sabit görülmüştür.
- İstihbari çalışma, iletişimin tespiti ve fiziki takip sonucu 12.10.2014 tarihinde sanıklar.....,....., ve ...'nin Viranşehir/Şanlıurfa'dan aynı araçla (20.09.2014 tarihli olayda sanık ...'un kullandığı araç) İzmir'e geldikleri, İzmir'de sanık ... ile buluşma sağladıkları, 13.10.2014 tarihinde sanıklar ...ve ...'nin aynı araçta Torbalı/İzmir'de bulundukları sırada sanık ...'nin araçtan inerek sürücüsü sanık ... olan park halindeki tıra bindiği, bu sırada sanıklar ... ve ...'un yakalandıkları, sanık ...'nin ise bulunduğu araçla olay yerinden ayrıldığı, sanık ...'un sürücüsü olduğu tırda yapılan arama sonucunda saman çuvalları içinde net 43.512,0 gram esrar ele geçirildiği; HTS kayıtlarının ve iletişimin tespiti tutanaklarının çözümlenmesi sonucu suça konu esrarın Kocaköy/Diyarbakır'da bulunan sanık ...'dan temin edildiği, suça konu esrarın Viranşehir/Şanlıurfa'dan İzmir'e sevkiyatı ve İzmir'de karşılanması sürecinde sanıklar .....,.....,..., ... ve ...in birlikte hareket ettikleri değerlendirilen olayda;
Tape kayıtları ile fiziki takip ve yakalama tutanakları kapsamında sanık ...'un işi organize eden kişi olduğu, sanık ...'ın suça konu esrarı temin eden kişi olduğu, sanıklar ...ve ...'nin 13.10.2014 tarihli eyleme katıldıkları, sanık ...'in suça konu esrarın tedariki ve taşınması olayına baştan beri iştirak ettiği, diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği ve sanık ...'un suça konu esrarın
bulunduğu aracı kullandığı gerekçesiyle sanıklara isnat edilen suçlar sabit görülmüştür.
- Adli arama kararına istinaden 14.04.2015 tarihinde sanık ...'a ait ikamette yapılan arama sonucu suç unsuru bulunmadığı, ancak ......, isimli şahsa ait olduğu tespit edilen ve bu şahıs tarafından uzun yıllardır kullanılmayan harabe haldeki ahır içinde net 11.488,0 gram esrar ele geçirildiği, söz konusu ahırın konumu itibariyle sanığa ait ikametin eklentisi niteliğinde değerlendirildiği anlaşılan olayda;
Suça konu esrarın sanığa ait ikamet ve eklentisinde ele geçirildiği gerekçesiyle sanığa isnat edilen suç sabit görülmüştür.
- Yukarıda açıklanan gerekçelerle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
01.07.2014 tarihli olay yönünden;
TAPE kayıtları, sanıklara ait telefonların baz kayıtları, arama elkoyma ve yakalama tutanakları bir arada değerlendirilerek; sanıklar......, ve ...in 20.06.2014 tarihinde İzmir'den hareket ettikleri, sanıklar ...ve ... ile buluştuktan sonra sanık ... ile görüşerek uyuşturucu madde teminini istedikleri, sanık ...'ın temin ettiği uyuşturucunun kimliği tespit edilemeyen bir kurye aracılığıyla sanık ...'ye teslim edildiği, sanık ...'nin teslim aldığı uyuşturucuyu......, ile birlikte......,'un kullandığı araca zulaladıkları, uyuşturucu maddenin ... tarafından nakli sırasında diğer sanıklar ..., ...ve ...in başka bir araçla İstanbul'a gittikleri, uyuşturucu maddenin ...'un sevk ve idaresinde olan araçta ele geçirildiği; sanık ...'ın uyuşturucu madde temin etmek eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında olup sübuta erdiği; sanıklar ...nin ise fikir ve irade birliği içinde hareket ederek ticari amaçla uyuşturucu madde alıp bulundurmak ve nakletmek eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları kapsamında olup sübuta erdiği gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
20.09.2014 tarihli olay yönünden;
TAPE kayıtları, sanıklara ait telefonların baz kayıtları, arama elkoyma ve yakalama tutanakları bir arada değerlendirilerek; sanık ...'ın fikir ve irade birliği içinde hareket eden sanıklar ..., ...ve ...'ye uyuşturucu madde temin etmek eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında olup sübuta erdiği; sanıklar ..., ...ve ...'nin fikir ve irade birliği içinde hareket ederek ticari amaçla uyuşturucu alıp bulundurmak ve nakletmek eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları kapsamında olup sübuta erdiği; sanık ...'in ticari amaçla uyuşturucu nakletmek eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları kapsamında olup sübuta erdiği gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
13.10.2014 tarihli olay yönünden;
TAPE kayıtları, sanıklara ait telefonların baz kayıtları, arama elkoyma ve yakalama tutanakları bir arada değerlendirilerek; sanıklar ..., ....,....,....,, ... ve ...'in fikir ve irade birliği içinde hareket ederek sanık ...'dan uyuşturucu madde almak için görüşmeler yaptıkları, aralarındaki iş bölümü gereği sanık ...'dan temin edilen uyuşturucu maddenin kurye olan sanık ... tarafından İzmir'e getirildiği; sanık ...'ın suça konu uyuşturucu maddeyi temin etmek ve satmak eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında olduğu, ayrıca sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte nakil sürecine katıldığı, bu nedenle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma şartlarının oluştuğu; sanıklar ...,.....,.....,, ..., ... ve ...in fikir ve irade birliği içinde hareket ederek ticari amaçla uyuşturucu alıp bulundurmak ve nakletmek eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları kapsamında olup sübuta erdiği; sanık ...'un ticari amaçla uyuşturucu madde nakletmek eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında olup sübuta erdiği gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
14.04.2015 tarihli olay yönünden;
Suça konu uyuşturucu maddenin sanık ...'a ait ikametin eklentisi niteliğinde olan ahırda ele geçirildiği ve miktarı itibariyle kişisel kullanım sınırının çok üzerinde olduğu, sanığın suça konu uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Sonuç olarak;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar ... hakkındaki hükümlerin sanıkların ikiden fazla eyleminin sabit kabul edilmesine karşın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca 1/4 oranından fazla artırım yapılması gerekirken 1/4 oranında artırım yapılarak eksik ceza tayin edilmesi; sanıklar ... ve... hakkındaki
hükümlerin 13.10.2014 tarihli olayda ele geçen uyuşturucu madde miktarı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi uyarınca temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hususları eleştirilip; sanık ... hakkındaki hükmün şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi ve tüm sanıklar hakkındaki hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin hatalı uygulanması nedeniyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanık müdafii, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 09.08.2023 ve 11.08.2023 tarihli dilekçeler ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanıklar ..., ... ve... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/610 2014/512, 2013/841 2014/513, 2014/166 514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı veya yazılı arama emri gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak ya da koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan arama hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan deliller suçun maddi konusu "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olacağından, Anayasa'nın 38 inci maddesinin altıncı fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca hükme esas alınamaz. Bu itibarla;
13.10.2014 tarihli olayda; iletişimin tespiti kararı ve HTS analiz tutanakları kapsamında açık kimlik bilgileri bilinen sanıklar..., ... ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapacağı yönünde kuvvetli şüphe oluşması ve istihbari çalışma sonucu suça konu uyuşturucu maddenin ...çekici, ... dorse plakalı tır ile İzmir'e nakledileceği bilgisi üzerine fiziki takip sonucunda, sanık ... ile aynı araçta bulunan sanık ...'nin söz konusu araçtan inerek sanık ...'un sevk ve idaresinde bulunan ...plakalı araca bindiğinin tespit edilmesinden sonra aracın durdurulduğu ve Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrine istinaden sanık ...'un sevk ve idaresinde bulunan tırda yapılan arama sonucu suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği; sanıklar..., ..., ... ve ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri sabit ise de;
01.07.2014 tarihli olayda; iletişimin tespiti kararı ve HTS analiz tutanakları kapsamında açık kimlik bilgileri bilinen sanıklar ... ile aynı olay nedeniyle hakkında verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen ...'un uyuşturucu madde ticareti yapacağı yönünde kuvvetli şüphe oluşması ve istihbari çalışma sonucu suça konu uyuşturucu maddenin ...'un sevk ve idaresinde olan... plakalı araçla nakledileceği bilgisi üzerine söz konusu aracın tespit edildiği, Cumhuriyet savcısının talimatı ile Büyükçekmece 6. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 25.06.2014 tarih ve 2014/518 değişik iş sayılı önleme arama kararına istinaden... plakalı araçta yapılan arama sonucu suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği;
20.09.2014 tarihli olayda; iletişimin tespiti kararı ve HTS analiz tutanakları kapsamında açık kimlik bilgileri bilinen sanıklar... ve ...'nin uyuşturucu madde ticareti yapacağı yönünde kuvvetli şüphe oluşması ve istihbari çalışma sonucu suça konu uyuşturucu maddenin açık kimlik bilgileri bilinmemekle birlikte sanık ... ile iletişim halinde olduğu tespit edilen Bilgin tarafından olay tarihinde İzmir'e sevk edileceği bilgisi üzerine fiziki takip sonucunda, sanıklar ...'in olaydan bir gün önce sanıklar ... ve... ile olay günü ise sanık ... ile bir araya geldiklerinin, sanıkların birlikte hareket ettiklerinin tespit edilmesinden sonra uyuşturucu maddenin sanık ...'in sevk ve idaresinde olan araçta olduğu değerlendirilerek aracın durdurulduğu ve Bornova Kaymakamlığı'nın 15.09.2014 tarih ve 2014/161198 sayılı önleme arama kararına istinaden sanık ...'in sevk ve idaresinde olan araçta yapılan arama sonucu suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği anlaşılmakla;
Adli arama kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile arama yapılması gerekirken 01.07.2014 ve 20.09.2014 tarihli olaylarda önleme arama kararına dayanılarak yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu, bu aramalar ile elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı gözetilerek; 01.07.2014 tarihli olay yönünden sanıklar ...'ın, 20.09.2014 tarihli olay yönünden sanıklar ..., ... ve...'ın eylemleri sabit görülmemiştir.
-
14.04.2015 tarihli olayda i2. 14.04.2015 tarihli olayda ise; suça konu uyuşturucu maddenin ele geçtiği ve herkesin girip çıkmasının mümkün olduğu harabe haldeki ahırın başka bir şahsa ait olduğu, sanık ...'a ait ikametin eklentisi niteliğinde olmadığı gibi söz konusu yerin sanık tarafından kullanıldığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek, bu olay yönünden sanığın uyuşturucu madde bulundurma eylemi sabit görülmemiştir.
-
Sonuç olarak; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, 13.10.2014 tarihli olay yönünden suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanıklar ..., ... ve... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, sanıklar ..., ... ve... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, sadece 13.10.2014 tarihli olay yönünden eylemleri sabit kabul edilen ve hukuka uygun delile dayalı başkaca eylemleri tespit edilemeyen sanıklar ..., ... ve... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle sanıklar hakkındaki hükümler hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) harfi ile gösterilen bentte açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) harfi ile gösterilen bentte açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/2072 Esas, 2022/3958 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... yönünden Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanıklar ......,.......,.....,...., ... ve... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) harfi ile gösterilen bentte açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/2072 Esas, 2022/3958 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Gerekçe bölümünde (C) harfi ile gösterilen bendin (1) numaralı bölümünde 20.09.2014 tarihli olaya ilişkin açıklanan nedenlerle, bozmanın temyiz isteğinden vazgeçen sanık ...'e SİRAYETİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
13.10.2014 tarihli olay öncesinde ve olay tarihinde sanık ...'un diğer sanıklarla herhangi bir iletişiminin ve bağlantısının tespit edilemediği, dosyada mevcut iletişim tespit tutanaklarından sanık
...'un suça konu uyuşturucu maddeyi nakledeceğine dair herhangi bir tespitin yapılamadığı, sanık ...'un nakliye işini nakliye firması aracılığıyla aldığını beyan ederek nakliyeye konu yükün niteliği hakkında bilgi sahibi olmadığını savunduğu, sanık ...'un savunmasının nakliye firmasında görevli komisyoncu ... tarafından doğrulandığı anlaşılmakla; sanık ...'un üzerine atılı uyuşturucu madde nakletmek eylemini bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı kanaatiyle sayın çoğunluğun temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşüne katılmıyorum. 27.09.2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:29:16