Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/17832
2023/6079
4 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/3604 E., 2021/2025 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER: İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde
temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/175 Esas, 2020/130 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 18.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2020/3604 Esas, 2021/2025 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafileri ile sanık ...'in istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi kararlarının kaldırılması ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 10.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Sanık hakkında iletişimin tespiti dışında delil bulunmadığına,
-
Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından delillerin eksik ve hatalı değerlendirildiğine,
-
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava dışı sanık ... ve sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yaptıkları yönünde istihbari bilgiye ulaşılması üzerine 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi gereği iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararları alındığı, 23.10.2018 tarihinde Tekirdağ'dan İstanbul'a uyuşturucu madde satın almak için gelen ...'in sanık ...'i arayarak uyuşturucu madde temini konusunda kendisine yardımcı olmasını istediği, sanık ...'in de diğer sanık ...'i telefonla aradığı ve ...'e uyuşturucu satması için ikna ederek, ... ve sanık ...'in buluşmalarını sağladığı, bu buluşma sırasında sanık ...'in ...'e metamfetamin sattığı, ...'in Tekirdağ'a dönüşünde uyuşturucu madde ile yakalandığı, ...'in söz konusu uyuşturucu maddeyi sanık ...'den aldığını beyan ettiği ve sanık ...'in de ...'te ele geçen uyuşturucu maddeyi sattığını ikrar ettiği, sanık ...'in aşamalardaki ifadelerinde, uyuşturucu maddenin sanık ... tarafından dava dışı sanık ...'e satılmasına aracılık ettiğini ikrar ettiği; 30.10.2018 tarihinde dava dışı sanık ...'in uyuşturucu temini için hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık ...'ı İstanbul'a göndererek sanık ... ile buluşmasını sağladığı, temyiz dışı sanık ...'ın uyuşturucu madde almak için...e para verdiği, sanık ...'in de diğer sanık ...'in ikametine giderek bir fişek metamfetamin satın aldığı ve ...'a verdiği, temyiz dışı sanık ...'ın Tekirdağ'a dönüşünde üzerindeki metamfetaminin ele geçirildiği, sanık ...'in söz konusu uyuşturucu maddeyi diğer sanık ...'den satın aldığını ve temyiz dışı sanık ...'a verdiğini
ikrar ettiği, sanık ...'in de temyiz dışı sanık ...'da ele geçen uyuşturucu maddeyi...e sattığını ikrar ettiği; 22.01.2019 tarihinde usulüne uygun arama kararına istinaden sanık ...'in ikametinde yapılan aramada esrar, 8 adet şırınga içerisinde eroin, klozet taşının üzerinde ve etrafında eroin, satışa hazır çok sayıda metamfetamin ele geçirildiği dikkate alındığında, sanık ...'in 23.10.2018 ve 30.10.2018 tarihli eylemlerinin, sanık ...'in ise 23.10.2018, 30.10.2018 ve 22.01.2019 tarihli eylemlerinin sabit olduğu, dolayısıyla sanıkların zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verildiği; sanık ...'in aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada 23.10.2018 tarihli eylemde uyuşturucu madde ticaretine yardım ettiğini, 30.10.2018 tarihinde ise uyuşturucu madde sattığını kabul etmek suretiyle, kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmesi nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı ve 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezasında takdiren 1/2 oranında indirim yapıldığı; sanık ...'in suça konu uyuşturucu maddeleri satın aldığını söylediği ... hakkında açılan davanın halen derdest olduğu ve söz konusu dava dosyasının akıbetinin makul süre beklenmesi karşısında, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin; suçun vasfına ve sübutuna, delillerin takdir ve tayinine ilişkin tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2020/3604 Esas, 2022/2025 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde Üye ...’in ek savunma hakkı verilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine göre; suçun hukukî niteliği değiştiğinde ya da cezanın artırılması veya cezaya ek olarak güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde, durum sanığa veya varsa müdafiine bildirilerek ek savunma hakkı tanınmadan, sanık hakkında iddianamede gösterilen dışında bir kanun hükmü uygulanamaz.
Sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek durumunun, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkmadığı, dava açıldığında da mevcut olduğu ileri sürülerek, bu konuda ek savunma hakkına gerek bulunmadığına ilişkin görüş kabul edilemez. 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan "cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır" ifadesi, "iddianamede gösterilmeyen bir kanun hükmü gereğince, sanığın cezasının artırılması veya sanık hakkında güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde de birinci fıkrada olduğu gibi durum sanığa veya varsa müdafiine bildirilerek ek savunma hakkı tanınması gerekir" anlamındadır.
Adli sicil kayıtlarında birden fazla hüküm bulunduğunda, bu hükümlerden hangisinin tekerrüre esas olduğu konusunda mahkemelerin bile zaman zaman yanıldığı, tekerrüre esas olmayan hükmün tekerrüre esas alındığı dikkate alındığında, hakim ve Cumhuriyet savcılarının bile uygulamada yanıldıkları bir konuda sanıklardan adli sicil kayıtlarındaki hükümlerden hangisinin tekerrüre esas olduğunu bilmesini beklemenin doğru olmayacağı kanaatindeyim.
Adlî sicil kaydı, 5271 sayılı Kanun'un 209 uncu maddesi gereğince duruşmada okunması zorunlu belgelerdendir. Tekerrür oluşturan mahkûmiyet hükmünün yer aldığı adlî sicil kaydının duruşmada okunması üzerine sanığın okunan kaydın kendisine ait olduğunu veya bu belgeye karşı bir diyeceğinin bulunmadığını söylemesinin ek savunma yerine geçmesi mümkün değildir.
Emredici nitelikte olan 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi gözardı edilerek, sanığa ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması yasaya aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, sanık ... hakkındaki hükmün bozulması gerektiği kanısını taşıdığımdan çoğunluğun temyiz isteminin esastan reddine ilişkin görüşüne katılmıyorum. 04.07.2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:44:51