Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/6575

Karar No

2023/5908

Karar Tarihi

22 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/488 E., 2022/269 K.

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

HÜKÜM: Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2014/53 Esas, 2016/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 16.09.2013 tarihli (kararda 10.09.2013 olarak yazılmıştır) eylem yönünden, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 inci, 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

B. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.10.2021 tarihli 2021/10612 Esas, 2021/10529 Karar sayılı kararı ile 10.09.2013 ve 05.01.2014 tarihli eylemler yönünden yapılan incelemede "1. Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup öncelikle; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihlerinden önce açılmış başka dava olup olmadığının, varsa sanığın bu suçları diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihlerinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; a) Sanık bu 10.09.2013 ve 05.01.2014 tarihli suçları, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemişse, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, 10.09.2013 ve 05.01.2014 tarihli eylemlerinden ayrı ayrı açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik kararı veren ilgili mahkemeye ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, b) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçları daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise, daha önceki tarihlerde işlediği aynı suçtan dolayı verilmiş olan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararları

ile adli sicil kaydındaki hükümlülükleri dikkate alınmaksızın, bu suçlar nedeniyle doğrudan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla 5560 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 191. maddesine göre ceza takdir edilip “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”, karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2) Suç tarihleri olan 10.09.2013 ve 05.01.2014 itibarıyla yürürlükte bulunan TCK'nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1 d bendinde yer alan "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1 d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu" belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

C. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli, 2021/488 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 10.09.2013 tarihli eylem yönünden suç tarihi tahlil tarihi olan 16.09.2013 tarihi olarak kabul edilmekle, kovuşturma şartının ortadan kalkması

nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. Bozma kararı üzerine 05.01.2014 tarihli eylem yönünden suç tarihi tahlil tarihi olan 17.01.2014 tarihi olarak kabul edilmekle bu eylem yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise itirazın reddi üzerine kesinleştiği görülmüştür.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 16.09.2013 tarihli olaya ilişkin sanığın madde kullanmadığına, tanık beyanlarında da sanığın kullandığına dair ibare bulunmadığına, hastaneden alınan rapordaki aleyhe hususları kabul etmediklerine, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, doğrudan beraat kararı verilmesi gerekirken düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 16.09.2013 tarihli raporunda sanık ...'ın ikili idrar tarama testinde THC Pozitif(+) çıktığının tespit edildiği, her ne kadar birleşen ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/377 Esas sayılı dosyasında sanık hakkında 16.09.2013 tarihli olaya ilişkin kullanmak için uyuşturucu bulundurmak suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2013 tarih ve 2013/54 Esas 2013/168 Karar sayılı ilamı ile anılan suçtan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve devam fıkraları uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, sanığa rehberlik edecek bir uzman görevlendirilmesine, denetimli serbestlik tedbirine tedavinin sona erdiği tarihten itibaren 1 yıl süreyle devam olunmasına dair karar verildiği, bu kararın 03.05.2013 tarihinde kesinleştiği, infazına 12.07.2013 tarihinde başlanıldığı, ancak sanığın yükümlülüklerine uymaması nedeniyle 24.09.2013 tarihinde bila infaz kaydının kapatıldığı, yargılama konusu suçun 16.09.2013 tarihinde işlendiği, dolayısıyla sanığın bu suçu,daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlediği anlaşılmakla, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, 16.09.2013 tarihli eylem nedeniyle açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verildiği, gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan düşme kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği, ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 16.09.2013 tarihli raporunda sanık ...'ın ikili idrar tarama testinde THC Pozitif (+) belirlenmiş olması nedeniyle eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve sanığın 16.09.2013 tarihli bu suçu, daha önce işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan yargılama sonucu verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı sırasında işlediği dolayısıyla doğrudan beraat kararı verilmesi gereken halin bulunmadığı anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli, 2021/488 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.06.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

uyuşturucukararmaddetemyizhukukîbulundurmatevdiinesüreçv.olgularkullanmakonanmasınagerekçesebepleriiçin

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim