Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/6962

Karar No

2023/4665

Karar Tarihi

23 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

HÜKÜM: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; Karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260

ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2014 tarihli ve 2014/4 Esas, 2014/10 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 30.01.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

  1. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda,... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.09.2014 tarihli ve 2014/4 Esas, 2014/10 Ek Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın aynen infazına karar verilmiştir.

  2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli ve 2015/147 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

5.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli ve 2015/147 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.03.2021 tarihli ve 2020/8906 Esas, 2021/2963 Karar sayılı kararı ile; "1 Sanığın denetimli serbestlik tedbirine ilişkin karara uymaması nedeniyle verilen mahkûmiyet kararında; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3.

CMK'nın 34. ve 230. maddeleri uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bu fiilinin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hüküm kurulması,

  1. Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TCK'nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1 d bendinde yer alan "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1 d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunun'da yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

  2. Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve aynı Kanun'un 85. maddesi

ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;

a. Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”, karar verilmesi,

b. Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanığın, yükümlülüklerini ihlal ettiğinin sabit görülmesi halinde hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrası uyarınca, yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,

  1. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

  2. Olay tutanağı içeriği ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre, aleyhinde yeterli ve kesin delil

bulunmadığı aşamada, kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen, suç tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı teknik yöntemlerle de saptanmayan sanığın, metruk

binada ve abisi ... ...'ya ait olan ve ... ...'nın da ifadesinde belirttiği şekilde zaman zaman ...'nın alıp kullandığı 23 HY 593 plaka sayılı araçta ele geçirilen toplam net 477,400 gram esrarı aynı suçtan birlikte yargılandıkları arkadaşı Abdullah Demir ile birlikte kullanmak amacıyla bulundurduklarını belirtmek suretiyle suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmesi sebebiyle TCK'nın 192/3 maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

6.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ve 2021/189 Esas, 2022/179 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 63 üncü maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 6 ay 22 gün hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

  1. Sanık müdafiinin itirazı üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda,... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/150 Esas, 2022/320 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 63 üncü maddesi uyarınca 9 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın tedbire neden uymadığı yönünde beyanı alınmadan hüküm kurulduğuna, takdiri indirim hükümlerinin ve lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

01.10.2013 tarihinde kolluk kuvvetlerinin... ili ...Mahallesinde metruk bir bina ve bahçesinde esrar ekildiği noktasında aldığı ihbar neticesinde başlatılan soruşturmada Savcılığın,... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/918 Değişik İş sayılı kararına istinaden kolluk kuvvetlerine yaptırmış

olduğu aramada, 01.10.2013 tarihli olay, tespit arama, yakalama ve el koyma tutanağına göre, yapılan aramada sanık ve dava dışı diğer sanığın kaldığı evin bahçesinde 21 kök olarak ekili halde kenevir bitkisi

ele geçirildiği, yine ikamette yapılan aramada uyuşturucu maddelerden olduğu değerlendirilen esrar maddesinin ele geçtiği, bahse konu ikametin önünde bulunan sanık tarafından kullanıldığı ve sanığın abis...e ait olduğu anlaşılan araç içinde de 1,5 gram tohumlu hint keneviri olduğu değerlendirilen maddenin ele geçtiği, suça konu maddelerin uyuşturucu madde olup olmadığı noktasında ... Adli Tıp Grup Başkanlığının 20.11.2013 tarihli raporuna göre, metruk evde ele geçen uyuşturucu maddeden 477,4 gram toz esrar elde edilebileceği, 1 gram 650 mg maddenin (araç içerisinden ele geçen) kenevir bitkisi tohumları ve sapçıkları olduğu, esrar elde etmeye elverişli olmadığı, yine... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin 02.10.2013 tarihli raporuna göre sanığın idrarında esrar ve amfetamin maddesinin tespit edildiği, sanığın suç tarihi olan 01.10.2013 tarihinde devam eden denetimli serbestlik dosyası bulunmadığı, sanığın suç tarihinde ele geçen uyuşturucu madde ile ilgili arama yapılan metruk binada abis...e ait olan ve ...'in de ifadesinde belirttiği şekilde zaman zaman sanığın alıp kullandığı araç ile metruk binada ele geçen esrar maddesinin aynı suçtan birlikte yargılandıkları arkadaşı ...le birlikte kullanmak amacıyla bulundurduklarını belirtmek suretiyle suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmesi sebebiyle etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde yardımı soruşturma işleminin başladıktan sonra verdiği, yardımın verildiği aşama ve yardımın niteliği göz önüne alınarak takdiren 1/4 oranında indirim yapıldığı, 7188 sayılı Kanun ile getirilen basit yargılama usulüne tabi verilen karara sanık müdafiinin itiraz etmesi üzerine yeniden duruşma açıldığından basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığı, sanığın çok sayıda uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurma ve kullanmadan dosyasının bulunması ve bu suçu tekrar işlemeyeceği yönünde bir kanaat oluşmadığından takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığı, sanığın adli sicil kaydındaki geçmişi, kasıtlı suçlardan çok sayıda mahkumiyetlerinin bulunması, cezanın bireyselleştirilmesi ilkesi, suçta ve cezada orantılılık ilkesi ve ceza kanunlarının genel ve özel önleme amacı gözetilerek lehine hükümlerin uygulanmasına yer olmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, sanığın bu suçu başka bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemediğine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından,

sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/150 Esas, 2022/320 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

uyuşturucukararmaddetemyizhukukîbulundurmatevdiinesüreçv.olgularkullanmakonanmasınagerekçesebepleriiçin

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:01:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim