Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6999

Karar No

2023/360

Karar Tarihi

18 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma

HÜKÜMLER: 1) İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin eleştirilip istinaf başvurularının esastan reddi

(Sanıklar Burhan ve Remzi yönünden)

  1. İstinaf başvurusunun esastan reddi (Sanık ... hakkında)

  2. İlk Derece Mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılması ile mahkûmiyet (Sanık ... hakkında)

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

.... Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2016 tarihli ve 2016/430 Esas, 2016/433 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında açılan kamu davasında, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/359 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/359 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

.... Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2017 tarihli ve 2016/359 Esas, 2017/372 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan;

Sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,

Sanık ...'nin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (...) ve (...) bendleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,

Sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesi, dördüncü fıkrasının (...) bendi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 1.220,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

Sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (...) ve (...) bendleri, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 17 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 1.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak verdiği, 16.12.2020 tarihli ve 2018/603 Esas, 2020/3281 Karar sayılı kararı ile,

Sanıklar Erdem, Remzi ve Burhan hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar Erdem ve Burhan yönünden Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusunun ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (...) bendi uyarınca sanık ... yönünden hükümde yapılan hesap hatası, sanık ... yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle eleştirilerek esastan reddine,

Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve resen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,

Karar verilmiştir.

D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

.... Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

.... Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

  1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

  2. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

  3. "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesinin ihlal edildiğine,

C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

  1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

  2. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

  3. "İşlenemez suç " koşullarının oluştuğuna,

  4. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına,

  5. Tanıkların soruşturma aşamasındaki beyan ve teşhislerinin, yönlendirme nedeniyle hükme esas alınamayacağına,

D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

  1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

  2. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

  3. "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesinin ihlal edildiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

.... İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Sanık ... yönünden,

Hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespiti kararı bulunan sanık ...'in 08.05.2016 tarihinde tanık .... ile yaptığı görüşmeler sonucu uyuşturucu madde alışverişi için buluşacakları değerlendirilerek buluşma yerinde yapılan fiziki takipte, sanığın, içinde dört kişinin bulunduğu aracın sağ ön koltuğundaki tanık ....'... elinde bulunan beyaz renkli bir maddeyi dışarıdan uzattığı, kesintisiz takip sonrası durdurulan araçta bulunan tanık H.'nin indiği sırada yere attığı 0,5 gram esrarın ele geçtiği anlaşılmakla, telefon görüşmelerinin içerikleri, görüşme kayıtları ile uyumlu fiziki takip ve olay tutanakları dikkate alındığında, eylemin sabit olduğu; 10.08.2016 tarihli olay yönünden ise sanık ile tanık .... arasında uyuşturucu madde alışverişi olduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığından, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

  1. Sanık ... yönünden,

Hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespiti kararı bulunan sanık ...'nin, 26.06.2016 tarihli olayda, tanıklar .... ve.... ile yaptığı görüşmelerinden sonra buluşma yerinde yapılan fiziki takipte, sanığın, tanıklar .... ve....'... ayrı ayrı jelatine sarılı madde verdiğinin ve bunun karşılığında tanık ....'nin sanığa bir miktar para verdiğinin açıkça görüldüğü, kısa süre sonra durdurulan tanıklarda daralı 1,6 gram ve daralı 0,4 gram sentetik kannabinoidin ele geçtiği anlaşılmakla, fiziki takip tutanağı ile olay öncesi ve sonrasına ilişkin iletişimin tespiti tutanaklarının içerikleri dikkate alındığında, eylemin sabit olduğu, uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoid olması ve satışın okula iki yüz metreden yakın mesafede yapılması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (...) ve (...) bendinin uygulandığı, temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki kriterler ve birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi nedeniyle aşağı hadden uzaklaşılarak belirlendiği gerekçesiyle, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

  1. Sanık ... yönünden,

Hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespiti kararı bulunan sanık ...'ın; yapılan fiziki takiplerde, 08/06/2016 tarihli ilk olayda, tanık ....'ta ele geçen daralı 1,4 gram sentetik kannabinoidi; 08.06.2016 tarihli ikinci olayda, yaşı küçük tanık ....'da ele geçen 4 gram sentetik kannabinoidi; 09.06.2016 tarihli olayda, yaşı küçük tanık .... ....'da ele geçen 2 adet MDMA içeren tableti; 10.06.2016 tarihli olayda tanık .... ve yanında bulunan tanık ....'de ele geçen daralı 1,6 ve daralı 2,5 gram sentetik kannabinoidi; 22.06.2016 tarihli olayda, tanık ....'nin diğer sanık ...'dan aldığı daralı 2,5 gram sentetik kannabinoidi sanık ...'... para karşılığı temin ettiğinin, bir kısım tanıkların aşamalardaki beyan ve teşhisleri, fiziki takip ve iletişimin tespiti tutanaklarının içerikleri ile tutanak mümzilerinin kovuşturma aşamasındaki tanık beyanları ile sabit olduğu; 15 18 yaş aralığında bulunan sanık ... hakkında sosyo kültürel seviyesi dikkate alınarak, eylemi ve hukuki sonuçlarını anlama ve algılama yeteneğinin bulunduğundan sosyal inceleme raporu alınmadığı; yaşı küçük tanıklar .... ve .... ....'ye uyuşturucu madde sattığından, temel hapis cezasının "on beş yıl" olarak belirlendiği; ele geçen maddeler arasında sentetik kannabinoid olduğundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (...) bendi uyarınca artırım uygulandığı; birden fazla eylemin bulunması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapıldığı, aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yaş küçüklüğü ve 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim uygulandığı belirtilerek, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

  1. Sanık ... yönünden;

Hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespiti kararı bulunan sanık ...'ın; 22.06.2016 tarihli ilk ve ikinci olayda, üçüncü kişilerden temin ettiği daralı 2,4 gram ve daralı 2,5 gram sentetik kannabinoidi tanık ...'... farklı zamanlarda verdiğinin, fiziki takip ile iletişimin tespiti tutanaklarının içerikleri, sanık ...'ın savunması, ele geçen maddelerin aynı olması hususları dikkate alındığında, "uyuşturucu madde ticareti yapma" eyleminin sabit olduğu, ayrıca 25.08.2016 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada daralı 74,4 gram esrarın ele geçtiği tespit edilmiş, suça konu uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoid olması ve satışın camiye iki yüz metreden yakın mesafede yapılması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (...) ve (...) bendinin uygulandığı, temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki kriterler ve birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi nedeniyle aşağı hadden uzaklaşılarak belirlendiği, birden fazla eylem olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapıldığı ve aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim uygulandığı gerekçesiyle, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

.... Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

  1. Sanık ... yönünden; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile Cumhuriyet savcısının (aleyhe) ve sanık müdafiin istinaf başvurularının esastan reddine,

  2. Sanık ... yönünden; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sonuca etkili olmayan hesap hatasına ilişkin eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile Cumhuriyet savcısının (aleyhe) ve sanık müdafiin istinaf başvurularının esastan reddine;

  3. Sanık ... yönünden; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, "Birden fazla kişiye satış olduğundan, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma koşulları bulunduğuna," ilişkin eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile sanık müdafiin istinaf başvurusunun esastan reddine,

  4. Sanık ... yönünden; Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın 22.06.2016 tarihli eylemleri işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı; ancak 25.08.2016 tarihli ikamet aramasında kişisel kullanım sınırlarının üzerinde uyuşturucu madde ele geçmesi, tutanak tanıklarının beyanları ve uzmanlık raporu değerlendirildiğinde, evde ele geçen uyuşturucu maddeden sorumlu tutularak, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

.... Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespiti kararı bulunan sanık ...'in 08.05.2016 tarihinde tanık .... ile yaptığı görüşmelerden sonra yapılan fiziki takipte, sanığın, yanına gelen aracın sağ ön koltuğundaki tanık ....'... bir maddeyi dışarıdan uzattığı, kısa süre sonra durdurulan aracın arka koltuğundaki tanık H.'nin yere attığı pakette daralı 0,4 ve 0,2 gram esrarın ele geçtiği olayda; fiziki takip ve iletişimin tespiti tutanaklarının içerikleri ve tutanak mümzii tanık ....'ın beyanı birlikte dikkate alındığında, eylemin "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu oluşturduğu anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması sırasında 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gözetilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde olayın kabulü sırasında, sanık ... yerine, maddi hata sonucu diğer sanık ...'ın isminin gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiş, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre, yukarıda belirtilen eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

.... Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespiti kararı bulunan sanık ...'nin, 26.06.2016 tarihinde, tanıklar .... ve.... ile yaptığı görüşmelerinden sonra buluşma yerinde yapılan fiziki takipte, tanıklara ayrı ayrı madde verdiğinin ve tanık ....'dan bir miktar para aldığının görüldüğü, bir süre sonra durdurulan tanıklarda daralı 1,65 gram ve 0,4 gram sentetik kannabinoidin ele geçtiği olayda, fiziki takip ve iletişimin tespiti tutanaklarının içerikleri, tutanak mümzii R.'ın tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde, eylemin "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu oluşturduğu anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması sırasında 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gözetilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre, usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespiti kararı bulunan sanık

Burhan'ın; yapılan fiziki takiplerde, 08.06.2016 tarihli ilk olayda, tanık ....'ta ele geçen daralı 1,4 gram sentetik kannabinoidi; 08.06.2016 tarihli ikinci olayda, yaşı küçük tanık ....' da ele geçen 4,1 gram sentetik kannabinoidi; 09.06.2016 tarihli olayda, yaşı küçük tanık .... ....'de ele geçen 2 adet MDMA içeren tableti; 10.06.2016 tarihli olayda tanık .... ve yanında bulunan tanık ....'de ele geçen daralı 1,65 ve daralı 2,55 gram sentetik kannabinoidi para karşılığı temin ettiğinin, bir kısım tanıkların aşamalardaki beyan ve teşhisleri, fiziki takip ve iletişimin tespiti tutanaklarının içerikleri ile tutanak mümzilerinin kovuşturma aşamasındaki tanık beyanları ile sabit olduğu; ele geçen maddelerin, uyuşturucu madde olduğu alınan uzmanlık raporları ile teknik yöntemlere uygun şekilde tespit edildiğinden, "işlenemez suç"un söz konusu olmadığı anlaşılmış, 22.06.2016 tarihli olayda; sanık ...'ın, diğer sanık ...'... uyuşturucu madde sattığına ve bu maddenin sanık ... tarafından tanık ....'... verildiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil olmadığı halde, bu eylemin, diğer dört eylem ile birlikte sabit görülerek, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca yapılan artırıma esas alınması, 1/4 oranında asgari artırım uygulandığından sonuca etkili görülmeyerek, eleştirilmekle yetinilmiş, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre hukuki nitelendirme ve uygulamada, eleştiri nedeni ve aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında isabetsizlik olmadığı tespit edilmiş;

Sanık hakkındaki hüküm fıkrasında, temel ceza belirlenirken, "yaşı küçüğe uyuşturucu madde temin etmesi" nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci (son) cümlesi yerine, maddi hata sonucu aynı fıkrada bulunmayan üçüncü cümlenin uygulama maddesi olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Bölge Adliye Mahkemesince açılan duruşma sonucunda, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan 22.06.2016 tarihli iki eylemin sabit olmadığı kabul edilmiş olup, bu hususta aleyhe temyiz olmadığından bu eylemler temyiz incelemesi dışında bıkakılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesince yeniden kurulan hükme esas alınan ve iddianamenin fiil anlatımında yer alan 25.08.2016 tarihli olay yönünden ise; sanığın, ikametinde eş zamanlı operasyon kapsamında yapılan aramada ele geçen esrarı kullanmak için bulundunduğuna dair savunması karşısında, eylemin sanık tarafından işlendiği sabit olmakla birlikte, Bölge Adliye Mahkemesi kararında açıklanan gerekçeler, hukuki nitelendirme ve uygulama, aşağıda belirtilen bozma nedenleri kapsamında isabetsiz görülmüş;

  1. 25.08.2016 tarihinde sanığa ait ikamette yapılan aramada ele geçen 33,7 gramdan ibaret esrarı, kullanmak için bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı, sanığın eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan hüküm kurulması,

  2. Hak yoksunluklarına karar verilirken, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmemesi,

Nedenleriyle, söz konusu hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

.... Sanıklar.... ve ..... hakkında kurulan hükümler yönünden;

Gerekçe bölümünde "..." ve "..." ibareli bentlerde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2018/603 Esas, 2020/3281 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiriler dışında hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

.... Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde "C" ibareli bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2018/603 Esas, 2020/3281 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünde, sanık ... hakkında temel cezanın belirlendiği "4)... " ibareli hüküm fıkrasında yer alan "3. cümlesi" ibaresinin çıkarılarak, yerine, "2. (son) cümlesi" ibaresinin yazılması,

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde "D" numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2018/603 Esas, 2020/3281 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçyapmaticaretiistemlerininhükmündüzeltilerekmaddetemyizisteminintevdiinehukukiolgularonanmasınagerekçesebeplerihükümlerinesastanuyuşturucureddibozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim