Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/18571

Karar No

2023/2070

Karar Tarihi

13 Mart 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

HÜKÜM: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

  2. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2010 tarihli ve 2010/112 Esas, 2010/351 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasına karar verilmiştir.

  3. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi ile Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22.03.2013 tarih, 2011/7945 Esas, 2013/2722 Karar sayılı kararı ile verilen hapis cezasına ek olarak tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmemesi sebebiyle bozma kararı verilmiştir.

  4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2013 tarihli itirazı ile 19.12.2006 tarihinden sonra tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmesi mecburiyetinin kaldırıldığı, hakimin takdirine bırakıldığı bu nedenle bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasını talep etmiştir.

  5. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 17.05.2013 tarih, 2013/7504 Esas, 2013/4477 Karar sayılı itiraz değerlendirmesinde itiraz yerinde görülmediği ve itirazın değerlendirilmesi için Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiştir.

  6. Ceza Genel Kurulunun 01.10.2013 tarih, 2013/10 444 Esas, 2013/402 Karar sayılı kararı ile itirazın kabulüne, bozma kararının kaldırılmasına İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2010 tarihli ve 2010/112 Esas, 2010/351 Karar sayılı kararının onanmasına karar verilmiştir.

  7. Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve infaz Bürosunun 27.01.2015 tarihli yazı ile 6545 sayılı Yasa'nın 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi ve 85 inci maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'a eklenen 7 nci madde uyarınca hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talep edilmiştir.

  8. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli ve 2010/112 Esas, 2010/351 Ek Karar sayılı

kararı ile 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca takdir edilen 5 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna dair hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 08.10.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

  1. Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından gönderilen çağrı yazısını tebliğ alan sanığın başvuruda bulunmaması ile dosya kapatılarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19.04.2016 tarih, 2016/16 Esas, 2016/136 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Kolluk görevlileri tarafından yapılan istihbari çalışmalar neticesinde İstanbul Şişli ..... Merkez Mah. ..... Sk. No:9/13 adresinde ikamet eden ... adlı kişinin uyuşturucu madde (eroin) kullandığı ve sattığına ilişkin bilgi elde edilmesi üzerine suç tarihinde kolluk görevlileri tarafından gözlem ve takip çalışmaları başlatıldığı, sanığın yanında eşi ... olduğu halde yönetiminde bulunan..... plaka sayılı otomobil ile sokağa geldiği, evden çıkan ... adı ile tanınan temyiz dışı sanık.....'in otomobile bindikten kısa bir süre sonra tekrar otomobilden inerek eve girdiği, olay yerinden ayrılmak için hareket ettiği görülen otomobilin durdurulduğu, sanığın araçtan inerken elinde bulunan eroini yere attığı görülerek el konulduğu sanığın uyuşturucu maddeyi temyiz dışı sanık...'den aldığını beyan ettiği, bu şekilde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun sübut bulduğunun kabulü ile; sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği kararın temyizi ile temyiz incelemesinde hakkında tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmemesi sebebiyle kararın bozularak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı ile karar Yargıtay !0. Ceza Dairesi tarafından tekrar incelendiği ve itiraz yerinde görülmeyerek itirazın Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Ceza Genel Kurulu İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07.10.2010 tarihli kararının onanmasına karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunun 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikler nedeni ile hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talep edilmiştir. Yapılan yargılama ile kanun değişikliği göz önünde bulundurularak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın usulüne uygun yapılan tebligata rağmen Müdürlüğe müracaat etmeyerek yükümlülüklerine uymadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

  1. Suç tarihinden sonra, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasındaki "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." düzenlemesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının sanığa usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen, başvuruda bulunmayarak yükümlülüklerine uymaması üzerine hükmün açıklandığı görülmüş ise de;

6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin infaz işlemlerinde, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlamak üzere çıkarılan ilk uyarılı başvuru davetiyesinin tebliği üzerine, müracaatta bulunmayan sanığın, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için; "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde davaya devam edilerek sanık hakkında hüküm kurulması, aksi halde yukarıda belirtildiği şekilde ikinci kez uyarılı başvuru davetiyesi tebliğ edilmemiş ise tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilme şartları ve hükmün açıklanma koşulları oluşmadan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi,

  1. Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "...basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun, "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarih, 2016/16 Esas, 2016/136 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

uyuşturucukararmaddetemyizhukukîbulundurmatevdiinesüreçv.olgularkullanmaksebeplerigerekçeiçinbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim