Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6641
2023/120
11 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2019/1162 Esas, 2020/902 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 05.05.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu
maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.02.2022 tarihli ve 2021/15459 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2022 tarihli ve KYB 2022/25769 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2022 tarihli ve KYB 2022/25769 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Sanığın evvelce 20.09.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi sebebiyle yapılan soruşturma evresi neticesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2018 tarihli ve 2017/187987 soruşturma, 2018/145 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiğinin anlaşıldığı,
5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.01.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında işlendiği anlaşılan iş bu incelemeye konu mahkumiyet kararına ilişkin olan 17.08.2018 tarihli eylemin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile belirlenen denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle aynı maddenin 4. fıkrası kapsamında erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu cihetle, eylemin müstakil bir suç oluşturmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. 17.08.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2019 tarihli ve 2019/197980 soruşturma, 2019/52592 esas, 2019/34777 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,
B. İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli ve 2019/1162 Esas, 2020/902 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,C. Dosya arasında bulunan İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/763 Esas ve 2020/286 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
Şüphelinin 20.09.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2018 tarihli ve 2017/187987 soruşturma, 2018/145 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, merci ve itiraz süresinin gösterildiği, 28.02.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği,
Çorlu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 26.11.2018 tarihli yazısı ile yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2018 tarihli ve 2017/187987 soruşturma, 2018/46283 Esas, 2018/32465 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2018/763 Esas, 2020/286 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın 11.05.2021 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, anlaşılmıştır.
D. Sanığın 17.08.2018 tarihli suçu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2018 tarihli ve 2017/187987 soruşturma, 2018/145 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının erteleme süresi içerisinde; TCK'nın 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ısrar gerçekleşmeden ve henüz iddianame düzenlenmeden önce işlemesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali sayılabileceği, mahkemesince “düşme kararı” verilip İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Mahkemesince “düşme” kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/763 Esas sayılı dosyasında 10.09.2020 tarihinde mahkûmiyet kararı verildiği ve kararın kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2019/1162 Esas, 2020/902 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:46:06