Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/17667

Karar No

2023/113

Karar Tarihi

11 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

HÜKÜM: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı 6545 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi ile değişik TCK' nın 191/2 nci maddesi gereğince Urla Cumhuriyet Başsavcılığı, 16/12/2014 tarih ve 2014/1300 soruşturma, 2014/10 sayı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar vermiştir

B. Urla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13/05/2015 tarih ve 2015/484 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 53 ncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

C. Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02/11/2015 tarihli ve 2015/405 Esas, 2015/939 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü ve altıncı fıkraları uyarınca 10 ay hapis ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanığın temyiz sebepleri

05/11/2015 tarihli dilekçesi ile tebligatı almadığnı beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri

Sanık hakkında atılı eylem dolayısıyla verilen kamu davasının açılmasının ertelemesi kararı sonrasında sanığın erteleme yükümlülüklerine uymaması sonrasında sanık hakkında ne şekilde bir daha suç işlemeyeceği hususunda kanaate varıldığı açıklanmaksızın yetersiz gerekçe ile sanık hakkında erteleme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

29/05/2014 günü saat 19:00 sıralarında Urla İlçesi ..... Sanayi Sitesinde uyuşturucu madde kullandıkları yönünde şüphe bulunduğu ihbar edilen şahıslar hakkında inceleme yapılmak üzere kolluk görevlileri tarafından olay yerine gidildiğinde sanık ... ile arkadaşı ...'ın bulunduğu yerde yapılan arama sırasında iki adet söndürülmüş esrar maddesi içimi için kullanılan zıvana tabir edilen sigara izmariti ve çarşaf tabir edilen esrar maddesi sarımında kullanılan sigara kağıtlarının olduğunun görülmesi üzerine olay yerinde yapılan aramada 23,04 gram esrar maddesi ele geçirildiği, aramada ele geçirilen esrar maddesi ve 2 adet el sarımı sigara üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen dosyada mevcut Kriminal Ekspertiz raporunda, söz konusu maddenin esrar aktif maddelerinden THC ihtiva eden bitki parçası olduğu ve elde edilebilecek esrar miktarının 13,2 gram olarak hesaplandığının, el sarımı 2 adet sigaraya ait zıvana üzerinde yapılan incelemede üzerlerinde esrar atkif maddelerinden THC bulaşıkları bulunduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, sanık ...'un kanında yapılan inceleme sonucunda düzenlenen dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu raporunda sanığın kanında THC COOH bulunduğunun belirtildiği, mahkememizce ifadesi alınan sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği ve pişman olduğunu beyan ettiği, sanık ... hakkında atılı suç uyarınca başlatılan soruşturma kapsamında 16/12/2014 tarihli dava açılmasının ertelenmesine karar verilerek kararın 23/12/2014 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nce sanık hakkında kararın yerine getirilmesi için düzenlenen 26/12/2014 tarihli bilgilendirme formundaki yükümlülüklere uymadığı için 29/01/2015 tarihinde uyarı kararı çıkartılmış, uyarı mazbatası 09/02/2015 tarihinde muhtara tebliğ edilmiş ancak uyarıya yasal süresi içerisinde başvurmadığı, bu şekilde sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/4 a maddesi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiği, bu nedenle dava erteleme kararının kaldırıldığı, bu hali ile sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği anlaşılmakla mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

  1. 16/12/2014 tarihli kamu davasının ertelenmesi kararının 22/12/2014 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, 25/12/2014 tarihinde Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne gönderildiği, Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından çıkartılan ilk çağrı yazısının 26/12/2014 tarihinde tebliğ edildiği, kesinleşme süreleri dikkate alındığında 15 günlük itiraz süresine tabi erteleme kararına itiraz hakkı beklenilmeden, dolayısıyla kesinleşmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararının kesinleşmesi beklenmeden infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak kararın kesinleşmesi halinde infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,

  2. Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK’nın 191 nci maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 ncü maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş olan 5271 sayılı CMK'nın "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 nci maddesinin 1 nci fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 nci maddesinin 1 d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5 nci maddesinin 1 d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'un 251 nci maddesinin 3 ncü fıkrasına göre; " mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı Kanun'un 251 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 251 nci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02/11/2015 tarihli ve 2015/405 Esas, 2015/939 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11/01/2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

uyuşturucukararmaddetemyizhukukîbulundurmatevdiinesüreçv.olgularkullanmaksebeplerigerekçeiçinbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:46:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim