Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/13960
2023/11221
18 Aralık 2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Uyuşturucu madde ithal etme
HÜKÜMLER: Sanıklar Bulut ve Süleyman yönünden; istinaf başvurusunun esastan reddi
Sanıklar Ali, Ahmet Muhammed, Mohammed Ahmed, Yusuf Mohammad, Zekeriye Mohamad yönünden; düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Cumhuriyet savcısı (sanıklar Bulut ve Süleyman aleyhine) sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ..., sanık Zekeriya Mohamad Igrır, sanık ... ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/427 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararı ile; sanık ...'nin uyuşturucu madde ihraç etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları uyarınca 16 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 156.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanıklar Zekeriye, Yusuf, Mohammad ve Ahmet'in uyuşturucu madde ihraç etme suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl 3 ay 22 gün hapis ve 234.760,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Sanıklar Süleyman ve Bulut hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/1214 Esas, 2022/1242 Karar sayılı kararı ile,
Sanıklar Bulut ve Süleyman hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet
savcısının (sanıklar Bulut ve Süleyman aleyhine) istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanıklar Ali, Ahmet, Mohammed, Zekeriye ve Yusuf hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (sanıklar Ali, Ahmet, Mohammed, Zekeriye ve Yusuf aleyhine), sanık ... müdafii, sanıklar Ahmet, Mohammed, Zekeriye ve Yusuf ile müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısı temyiz sebepleri özetle;
Türk vatandaşı sanık ile yabancı uyruklu sanıkların birlikte hareket ettikleri anlaşılmasına rağmen, sanık ... ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan Ali arasındaki telefon görüşmeleri ile dosyadaki delillere göre sanıklar Süleyman ve Bulut'un diğer sanıklar ile fikir birliği içerisinde hareket ettiklerinin anlaşılmasına rağmen bu sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Sanığın üzerinde atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak kesin ve somut bir görüşme gerçekleşmediğine,
-
Sanığın diğer sanık ... ile olan konuşmalarında da görüleceği üzere, suçu işlemeye teşebbüs eden asıl failleri yakalatmak için hareket ettiğine,
-
Tanık ... ile telefon görüşmelerinin tapelerinin dosyada olmadığına, sanık ile ilgili lehe ve aleyhe tüm delillerin toplanması ve sonucuna göre işlem yapılması gerektiğine,
-
Soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişim tespit tutanakları dışında kuşkuyu aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna,
-
5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi ile 140 ıncı maddesi uyarınca karar verilebilmesi için suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varlığı ve başka suretle delil elde edilebilme imkanının bulunmaması şartları bulunduğuna, soruşturma başlangıcı bir ihbar olduğu, ihbarın tek başına suç işlendiğine dair somut delillere dayanan bir kuvvetli şüphe yaratmayacağına,
-
Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
-
Uyuşturucu madde ithal etme suçu oluşmadığına, teşebbüs aşamasında dahi kalmadığına,
-
Sanığın uyuşturucu madde ticaretine yönelik bir kastı bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Yakalanan uyuşturucuların Mustafa'ya ait olduğuna, mahkemede kendini ifade edemediği için aklanamadığına,
-
Gerekçeli kararda olayın gerçekleştiği yer münhasır ekonomik bölge sınırlarımız içerisinde kabul edilmiş ise de bu bölge Türk karasuları veya Türk münhasır ekonomik bölgesine dahil sular olmadığına, gerekirse uluslararası deniz hukukunda uzman bir bilirkişiden rapor aldırılarak olayın gerçekleştiği yerin Türkiye'nin münhasır ekonomik bölge sahası içerisinde kalıp kalmadığı hususunun tespit edilmesi gerekirken bundan imtina edilmesinin isabetsiz olduğuna,
-
Adalet Bakanlığının kovuşturma isteminin bulunması gerektiğine,
-
Sanık açısında suçun manevi unsuru olan kast unsurunun mevcut olmadığına,
-
Sanıklara ait telefonlar incelendiğinde ve bu suretle alınan bilirkişi raporu gözetildiğinde sanıklar arasında bir organizasyona yönelik iletişim kurulduğuna dair herhangi bir delile rastlanılmadığına,
-
Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine,
-
Dava konusu esrar maddesinin yurt dışından geldiğine veya yurt dışına gittiğine dair dosyada usulüne uygun bir delil veya bir saptamada bulunmadığında, kaldı ki ihbar dahi olmadığına,
-
Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair teknik takip, hts kaydı, görüşme kaydı, tape vs. delil de söz konusu olmadığına,
-
Uyuşturucu olduğu iddia edilen madde için usulüne uygun bilirkişi raporu dahi alınmadığına,
-
5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hatalı olduğuna,
-
Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
E. Sanık ...'nın temyiz sebepleri özetle;
-
Suçsuz olduğuna, mahkemede kendini ifade edemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Üzerine atılı suçu kabul etmediğine,
-
Huzurda samimi olarak her şeyi anlatmak istediğine,
İlişkindir.
F. Sanık Zekeriya Mohamad Igrır'ın temyiz sebepleri özetle;
Üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine, tekne sahibi olan Ahmet Muhammed'in kendilerini böyle kötü bir işin içine soktuğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların tespiti ile faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve suç unsurları ile birlikte yakalanmalarına yönelik "Hataylı olarak bildiği ... numaralı GSM hattını kullanan ... isimli
şahsın yanında açık kimlik bilgilerini bilmediği bir şahısla birlikte 11.05.2021 tarihinde Suriye ülkesi Lazkiye şehrinden ismini bilmediği ve Lazkiye'ye 30 35 mil açıkta uluslararası sularda bulunan bir trol balıkçı teknesi ile irtibata geçeceği, bu trol teknesinde yüklü miktarda uyuşturucu madde olduğu, bu uyuşturucu maddeleri trol balıkçı teknesi ile Mersin iline getirecekleri, uyuşturucu maddeleri Mersin il sınırları içerisinde bilinmeyen bir noktaya bırakacakları" şeklinde alınan istihbari bilginin doğruluk derecesinin teyit edildiği, Akdeniz uluslararası sularda yapılan operasyonda Suriye uyruklu sanıklar Ahmet, Zekeriya, Yusuf, Mohammad isimli şahısların Suriye ülkesinden temin edilen uyuşturucu maddenin Suriye ülkesi Lazkiye şehrinden açık sulara nakliyesini gerçekleştirdikleri, güvenlik kuvvetlerinin olaya müdahale etmeleri neticesinde teknede bulunan uyuşturucu maddeleri ele geçirilmemesi için denize attıkları ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ve sanık ...'nin Suriye'den ülkemize getirilirken yakalanan bu uyuşturucu maddenin temin edilmesi ve nakliyesinde rol aldığı,
5237 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin "Türkiye'nin kıta sahanlığında veya münhasıran ekonomik bölgede tesis edilmiş sabit platformlarda" suçun işlenmesi halinde, Türkiye de işlenmiş kabul edildiği, suça konu olay kapsamında ele geçirilen uyuşturucu maddelerin de münhasıran ekonomik bölgemizde ancak henüz Türk kara sularına giremeden yakalandığı, bu nedenle mahkememizin yargılama yapma yetkisine haiz olduğunun değerlendirildiği, yakalanan uyuşturucu maddelerin ülkemize getirilmeden (Türkiye'de bağlantılı sanıkların olması ile bu hususun mahkememizce sabit görüldüğü) Türkiye siyasi sınırlarına henüz geçmeden uluslararası sularda yakalandığı ve bu nedenle cezalandırılan sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, tüm dosya kapsamı ile sanıklar Ali, Ahmet, Zekeriye, Yusuf, Mohammad'ın üzerine atılı suçu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine,
Sanıklar Bulut ve Süleyman'ın uyuşturucu maddenin ithalinde rol aldıklarının ispat edilemediği anlaşılmış olup, iddianameye itibar edilmeyerek sanıkların savunmalarına ve dosya kapsamındaki diğer delillere üstünlük tanınarak sanıklar Bulut ve Süleyman'ın beraatlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar Süleyman ve Bulut hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümlerde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanıklar Ali, Ahmet Muhammed, Mohammad Ahmed, Yusuf Mohammad, Zekeriye Mohammad hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkındaki hükümlerin "sanıkların sabit görülen eyleminin uyuşturucu madde ithaline teşebbüs ve tamamlanmış uyuşturucu madde nakletme olmak üzere iki ayrı suçu oluşturduğu ve buna göre; haklarında 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince, uyuşturucu madde ithaline teşebbüs suçundan uygulama yapılarak belirlenen sonuç ile tamamlanmış uyuşturucu madde nakletme suçundan uygulama yapılarak belirlenecek sonucun karşılaştırılması ve daha ağır sonuç ceza doğuran suç esas alınarak hüküm kurulması gerekirken belirtilen nitelikte somutlaştırma ve karşılaştırma yapılmadan hüküm kurulduğu görülmüş ise de; suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı dikkate alındığında uyuşturucu madde ithaline teşebbüs suçu ile tamamlanmış uyuşturucu madde nakletme suçundan verilebilecek ceza miktarları karşılaştırıldığında uyuşturucu madde ithaline teşebbüs suçundan verilebilecek ceza miktarının daha ağır olacağı anlaşılmakla mahkemenin uygulamasının sonuç olarak doğru olması nedeniyle bu husus bozma ya da yeniden yargılama nedeni yapılmamış, eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Sanıklar hakkında verilen hapis cezasının miktarı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca re'sen istinafa tabi olduğu halde hüküm fıkrasının son bendinde, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak re'sen istinafa tabi olduğunun belirtilmemesi, dosya kapsamına göre sonuca etkili görülmediğinden ve herhangi bir hak kaybı da bulunmadığından bu hususları eleştirilip, mahkemenin gerekçesine göre sanıkların uyuşturucu madde ithal etme suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş olmasına karşın sanıklar hakkında "uyuşturucu madde ithal etme" suçu yerine "uyuşturucu madde ihraç etme" suçundan hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kolluk görevlilerince düzenlenen 17.05.2021 tarihli Olay Muhafaza Altına Alma Arama El Koyma Yakalama Tutanağı içeriğinden anlaşıldığı üzere, 16.05.2021 günü ihbara konu Lazkiye'ye 30 35 mil açıkta uluslararası sularda yapılan arama ve tarama neticesinde 17.05.2021 gün saat: 08:55 sıralarında 35 46.57K 035 21.34 D mevkiinde bir balıkçı teknesi tespit edilmesi üzerine teknede bulunan şahısların Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığına ait gemileri fark etmeleri üzerine beyaz renkli çuvalları denize atmak suretiyle kaçtıkları görülmüş, Özel Harekat Şube Müdürlüğüne bağlı personel tarafından
şahısların durmaları için havaya uyarı ateşi açılmış, botlar ile CAD isimli balıkçı teknesi durdurulduktan sonra teknede bulunan sanıklar Ahmet Muhammed, Zekeriya Mohammad, Yusuf Mohammad ve Mohammad Ahmed'in yakalandığı somut olayda;
Suçun nerede işlendiği hususunda dosya kapsamında bir tespitin yapılmadığının anlaşılması karşısında; sanıkların görüldüğü, kaçtığı ve yakalandığı yerlerin kordinatları da tespit edilmek suretiyle konusunda uzman ilgili kurum ve kuruluşlarla gerekli yazışmalar yapılmak sureti ile suçun Türkiye karasularında mı, uluslararası sularda mı işlediği hususunda denetlemeye elverişli şekilde suç yerinin tespitinden sonra sanıkların eylemlerinin hukuki değerlendirilmesi yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının (sanıklar Bulut ve Süleyman aleyhine), sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... Muhammad ve müdafii, sanık ... Mohammad, sanık Zekeriya Mohammad'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/1214 Esas, 2022/1242 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar Zekeriya, Ali, Mohammad ve Ahmet Muhammed hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:40:41