Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/14433
2023/10888
11 Aralık 2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Sanık ... yönünden; İncelenmeksizin iade
Sanık ... yönünden; Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2023/1084 esasında kayıtlı, Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 16. Ceza Dairesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/2049 Esas, 2022/1520 Karar sayılı dosyası ile birlikte inceleme yapılmıştır.
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/264 Esas, 2022/205 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/2049 Esas, 2022/1520 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/16 Esas, 2023/73 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 01.06.2023 tarihli ve 2023/673 Esas, 2023/622 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Somut delillere aykırı bir karar verildiğine,
-
Fiziki takip kesintiye uğradığına,
-
...'in, ...'den uyuşturucuyu alıp ...'e teslim ettiğine dair görgüye ve teknik cihazlara dayalı bir bilgi olmadığına,
-
... isimli şahıs soruşturmanın en başından itibaren ...'ten uyuşturucu madde satın almadığını beyan ettiği,
-
Adli yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
-
Yakalama işlemi yapıldığında ...'in üzerinde suç unsuru madde bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Memo lakaplı ... ve ... lakaplı ... isimli şahısların uyuşturucu maddesi sattıkları yönünde ihbar alınması üzerine başlatılan fiziki takip sırasında, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ...'ın gelerek, sokakta beklemekte olan sanık ... ile bir süre konuştuğu ve ...'a bir miktar para verdiği, sanık ...'ın parayı aldıktan sonra tanık ...'ın yanından ayrılarak aldığı parayı Mehmet'e verdikten sonra her iki şahsın aynı sokak üzerinde bulunan iki duvar arasındaki boşluğa gittikleri, sanık ...'ın tekrar ...'ın yanına döndüğü ve bu şahsa bir paket verdiğinin tutanak tanıkları tarafından açıkça görüldüğü, alışveriş sonrasında oradan ayrılan ...'ın kesintisiz takiple yakalandığı sırada tutanak tanıklarına şifahen kendisinin kullanıcı olduğunu ve bu maddeyi ... ve ... isimli kişilerden aldığını söylediği, bunun üzerine ... ve Mehmet'in yakalanmak istendiği sırada Mehmet'in duvar boşlığından aldığı bir poşeti alarak kaçmaya çalıştığı fakat poşetle birlikte yakalandığı, ... ise ara sokaklara girerek izini kaybettirdiği,
Tanık yakalandıktan sonra alınan beyanında fiziki takibi büyük oradan doğrulamış, olay yerinde Mehmet ve ...'ın bulunduğunu fakat uyuşturucuyu onlardan almadığını, orada bulunan ... isimli bir şahıstan aldığını söylediği, ...'nun açık kimlik bilgilerini ve adresini beyan edemediği, gerek fiziki takibi bizzat yapan tutanak tanıklarının beyanında, gerekse sanıkların kendi beyanlarında olay yerinde ... isimli başka bir şahsın bulunduğuna dair herhangi bir beyan olmadığına, tanık ... uyuşturucuyu fiziki takip sırasında ve fiziki takibin yapıldığı yerde aldığını açıkça kabul ettiği ve fiziki takibi de büyük oranda doğruladığı, yakalandığı sırada sözlü olarak bu uyuşturucuyu sanıklardan aldığını beyan etmiş ve bu husus fiziki takip tutanağına da geçtiğine,
Tutanak tanıklarının gözleri önünde gerçekleşen alışveriş ve yakalanan uyuşturucu madde ile tanığın ilk beyanları dikkate alındığında, tanığın ifade sırasında "uyuşturucuyu sanıktan almadım, ... isimli bir şahıstan aldım" diyerek hayali bir şahsın ismini vermesinin bir önemi olmadığı, tanığın bu beyanının sanığı cezadan kurtarmaya yönelik soyut ve fiziki takip tutanağı ve olay yerinde bulunan sanıkların beyanları ile de çelişkili ifadelerinin hükme esas alınamayacağı, mevcut delillere göre sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yaptığı hususu sabit olduğundan sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ve müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 17.07.2023 ve 18.07.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının temyiz incelemesi yapılmamıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinde dosyada bazı belgelerin bulunmadığı belirtilerek bozma talip edilmişse de söz konusu evrakların birlikte incelenen Dairemizin 2023/1084 esas sayılı dosyası içerisinde bulunduğu anlaşılarak, bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kolluk görevlilerince fiziki takip neticesinde sanık ... ile ... arasındaki alışverişin görülmesi ve akabinde suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi karşısında sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
-
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık ... yönünden "04.03.2021" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "08.02.2021 04.03.2021" olarak belirtildiği,
-
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu'nun 2021/4020 sırasında kayıtlı emanet üzerinde parmak izi incelemesi neticesinde mukayeseye elverişsiz olduğu anlaşıldığından söz konusu emanetlerin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesi yerine dosyada delil olarak saklanılmasına karar verilmesi,
-
...'e ait telefonun Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu'nun 2021/1930 sırasında kayıtlı olduğu halde sehven emanet numarasının 2021/4020 olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 17.07.2023 ve 18.07.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 01.06.2023 tarihli ve 2023/673 Esas, 2023/622 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA,
bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
-
Gerekçeli karar başlığında suç tarihi kısmında bulunan " 08.02.2021 04.03.2021" ibaresinin çıkartılması ve yerine "sanık Bircan yönünden 08.02.2021, sanık ... yönünden 04.03.2021, sanık Mehmet yönünden 08.02.2021, 04.03.2021" ibaresinin eklenmesi,
-
Hüküm fıkrasının (3 b) maddesinde yer alan "DOSYADA DELİL OLARAK SAKLANMASINA" ibaresinin çıkartılması ve yerine "5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenilmesi,
-
Hüküm fıkrasının (3 b) maddesinde yer alan "aynı emanette kayıtlı mühürlü zarf içerisinde olduğu belirtilen" ibaresinin çıkartılması ve yerine "Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu'nun 2021/1930 sırasında kayıtlı" ibaresinin eklenilmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:45:04