Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/15061

Karar No

2023/10878

Karar Tarihi

11 Aralık 2023

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

TALEP EDEN DEVLET: İsveç

DAVA: İade talebi

SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma

HÜKÜM: Sanık hakkındaki iade talebinin kabul edilebilir olduğu,

Sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine ilişkin

05.07.2023 tarihli ek karar

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi

İadesi talep edilen ... ve müdafilerinin yüzüne karşı verilen hükümde, temyiz süresinin yüze karşı açıklanmasından itibaren başlayacağı bildirilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 263 üncü maddesi uyarınca iadesi talep edilenin bulunduğu ceza infaz kurumu

müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin bildirimde bulunulmaması nedeniyle yasa yoluyla ilgili bildirimin eksik olduğu ve iadesi talep edilenin yanıltıldığı anlaşıldığından, Tebliğnamedeki ret görüşüne iştirak edilmemiş olup, iadesi talep edilen müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

İadesi talep edilen ... hakkında kurulan hükmün, 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş birliği Kanunu'nun (6706 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2022 tarihli 2022/3117 B.M. sayılı yazısı ve ekli Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Suçluların İadesi ve Hükümlü Nakil Bürosu'nun 08/06/2022 tarihli ve E.81016607 4 1 YU 511 2021 6954/73773 sayılı yazısında "Narkotik Madde Ticareti Yapmak suçundan İsveç adlî makamlarınca anılan ülkeye iadesi amacıyla A 4624/5 2021 kontrol numaralı kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan, İsveç uyruklu, 11.11.1987 doğumlu Said OMAR isimli şahıs hakkında, İsveç makamlarınca Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi uyarınca düzenlenen iade evrakı diplomatik kanaldan Bakanlığımıza iletilmiştir.Konuyla ilgili olarak Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nün 08.12.2021 tarihli yazısıyla; GöçNet veri tabanı üzerinde 07.12.2021 tarihinde yapılan tetkiklerde, adı geçene 99252450602 yabancı kimlik numarasıyla Muğla Valiliğince 16.01.2021 16.01.2022 tarihleri arasında geçerli kısa dönem ikamet izni (turizm amaçlı kalacaklar) verildiği ve ikamet izni işlemlerinde "Ölüdeniz Mah. 164 (Old) Sk. H Blok No:13h Fethiye/Muğla" adresini beyan ettiğinin tespit edildiği bildirilmiştir. Söz konusu iade talebine istinaden, 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun 16. maddesi delaletiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100 ve devamı maddeleri uyarınca adı geçenin tutuklanabileceği veya aynı Kanunun 109 ve devamı maddeleri uyarınca adlî kontrol altına alınabileceği, bilahare evrakın mahkemece incelenmesinden sonra 'iade talebinin kabul edilebilir olduğuna' veya 'reddine' karar verilebileceği değerlendirilmektedir. 6706 sayılı Kanun'un 'Rızaya dayalı iade usulü' başlıklı 17. maddesi hükümleri göz önünde tutularak, iadesi talep edilen kişiye öncelikle, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda belirtilen haklarıyla birlikte rızaya dayalı iadenin mahiyeti ve hukukî sonuçları anlatılarak, rızaya dayalı iade usulünü kabul etmesi halinde işbu maddenin 3. fıkrası uyarınca karar

verilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunu'nun 'İade Yargılaması' başlıklı 18. Maddesi gereği, ekteki iade evrakının yetkili Ağır Ceza Mahkemesine iletilerek; İadesi talep olunan Said OMAR'ın yakalanması, akabinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100 ve devamı maddeleri uyarınca iadesi amacıyla tutuklanması veya aynı Kanun'un 109 ve devamı maddeleri uyarınca adlî kontrol altına alınması ile İsveç'e iadesi konusunda gereğinin takdir ve ifasının istenilmesini, 5271 sayılı Kanun’un 202. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi hükmü dikkate alınmak suretiyle, 6706 sayılı Kanunu ile Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi hükümleri uyarınca Ağır Ceza Mahkemesince verilecek ve temyiz edilmeksizin kesinleşmiş iade konusundaki kararın iade evrakıyla birlikte Bakanlığımıza ivedi gönderilmesinin talep edildiği" belirtilmiştir.

B. Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/494 Esas, 2022/475 Karar sayılı kararı ile " İadesi talep edilen hakkında üzerine atılı uyuşturucu ticareti suçundan Solna İlk Derece Mahkemesinin 19.05.2021 tarihli B 3845 21 Esas nolu kararı ile tutuklanmasına karar verildiği, İsveç Ülkesi dışında olması nedeniyle Uluslararası alanda arama kararı çıkartıldığı, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Suçluların İadesi ve Hükümlü Nakil Bürosunun yazıları ve eklerinden anlaşılmakla tercüme evrakları incelendiğinde, uyuşturucu suçundan hakkında tutuklama kararı verilen sanığın Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olmayıp İsveç Devleti Vatandaşı olduğu, üzerine atılı uyuşturucu ticareti yapma suçunun Türk Ceza Kanun'una göre de açıkça suç teşkil ettiği ve düşünce suçu yada siyasi veya askeri suçlardan olmadığı, bu suçun Türkiye Devletinin güvenliğine karşı Türk Devleti veya Türk Vatandaşı yada Türk Kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişi zararına karşı işlenmiş suçlardan olmadığı, suçun Türk vatandaşı olmayan bir kişi tarafından İsveç'de işlenmiş olması nedeniyle Türkiye Cumhuriyetinin yargı yetkisine giren bir suç olmadığı, yine suç tarihi ve İsveç Narkotik Madde Ceza Kanunu (1968:64) 1. ve 3. Maddelerine uyan, birinci dereceden nitelikli narkotik madde suçu olduğu dikkate alındığında davanın zaman aşımına veya affa uğramadığı, yine sanığın İsveç ülkesine geri verilmesi halinde ırkı, dini, vatandaşlığı, sosyal bir gruba aidiyeti yada siyasi görüşü nedeniyle farklı bir kovuşturma yada soruşturma göreceğine dair şüphe ya da delil olmadığı gibi, işkence yada kötü muameleye maruz kalacağına dair herhangi bir şüphe sebebi söz konusu olmadığı anlaşılmakla Türkiye'nin taraf olduğu SİDAS 164 maddesi gereğince İsveç ülkesi Solna İlk Derece Mahkemesi kararı uyarınca İsveç Savcılık Dairesinin şüphelinin İsveç'e iadesine dair Türkiyeye Yapılan Başvuru ve ekindeki 19.05.2021 tarihli tutuklama duruşması tutanağı gereği 6706 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi uyarınca sanık hakkındaki geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna, kararın Yargıtay temyiz yolu açık kararlardan olması nedeniyle yargı yolu tükenip kesinleştiğinde; 6706 sayılı Kanun'un 18/1 ve 19/1 maddesi uyarınca kararın yerine getirilmesinin Dış İşleri ve İç İşleri Bakanlıklarının görüşü alınarak

Adalet Bakanlığının teklifi ve Cumhurbaşkanının onayına bağlı olmak kaydıyla Adalet Bakanlığınca infazı için C.Başsavcılığı aracılığıyla Adalet Bakanlığına gönderilmesine" karar verilmiştir.

C. Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2023 tarihli ve 2022/494 Esas, 2022/475 Karar sayılı ek kararıyla, iade talebinin kabul edilebilir olduğuna ilişkin kararın, iadesi talep edilen ve özel yetkili müdafileri ile tercüman huzurunda verilerek tefhim edildiği ve yasal süresi içinde temyiz başvurusunda bulunulmadığından 17.11.2022 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı Kanun'da gerekçeli mahkeme kararının tercüme ettirilerek tebliğ edilmesine ilişkin hüküm bulunmadığı gerekçesiyle iadesi talep edilen müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; usulüne uygun olarak yüze karşı verilen hükmü, 5271 sayılı Kanun'un 291 nci maddesinde belirlenen on beş günlük süre geçtikten sonra temyiz eden iadesi talep edilen müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine ilişkin ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddi ile ek kararın onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

İadesi Talep Edilen müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

  1. Tercüman vasıtasıyla iadesi talep edilene açıklanmayan kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

  2. Tutuklama kararının ölçülülük ilkesine aykırı olduğuna, 6706 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca adli kontrol hükümlerinin uygulanması ile tutuklama ve iade kararının hukuka aykırı olduğuna,

  3. 6706 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca iade talebinin kabul edilmemesi gerektiğine,

  4. İadesi talep edilenin Türkiye'ye gelmeden önce İsveç'te ikamet ettiği, İsveç'te Müslümanlara karşı olan tutumlar nedeniyle, iade kararının yaşam hakkını ihlal edeceğinin göz ardı edildiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Tüm dosya kapsamı ve Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü müzekkeresi ekinde gönderilen bilgi ve belgelere göre iadesi talep edilen hakkında yürütülen kovuşturma dosyasında kuvvetli suç şüphesi varlığının bulunduğu, iadesi talep edilenin cezai kovuşturmadan kaçtığı, hakkında kırmızı bültenle uluslararası seviyede arandığı, adli yardımlaşma anlaşmasına dayanılarak iadesi talep edilenin gözaltına alınma ve İsveç ülkesine iade talebinde bulunulduğu, iadesi talep edilenin üzerine atılı suçun uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu, söz konusu suçun ağır bir suç olduğu, iadesi talep edilenin mahkeme öncesi adli makamlardan kaçmış olması, iadesi talep edilenin uluslararası arananlar listesine alındığı ve kırmızı bültenle arandığı, iade yargılamasına konu suçun yabancı ülkede ve yabancı tarafından işlenen suç olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devletine ya da vatandaşına karşı işlenmiş bir suç olmadığı, ayrıca isnat edilen eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesine göre de uyuşturucu madde ticareti yapma suçu niteliğinde olduğu, Türk kanunlarına göre de henüz ceza zamanaşımının dolmadığı ve suçun affa uğramadığı, 5237 sayılı Kanun'un "Geri Verme" başlığında düzenlenen 18 inci maddesi hükümlerine göre, istenen suçun Türk kanunlarına göre suç olduğu, düşünce, askeri ve siyasi suç niteliğinde olmadığı, yine sanığın İsveç ülkesine geri verilmesi halinde ırkı, dini, vatandaşlığı, sosyal bir gruba aidiyeti ya da siyasi görüşü nedeniyle farklı bir kovuşturma ya da soruşturma göreceğine dair şüphe yada delil olmadığı gibi, işkence ya da kötü muameleye maruz kalacağına dair herhangi bir şüphe sebebinin söz konusu olmadığı, Türkiye Devletinin güvenliğine karşı, Türkiye Devletinin veya bir Türk vatandaşının ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş bir tüzel kişinin zararına işlenmediği, 5271 sayılı Kanun'un 202 nci maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesi hükümleri birlikte değerlendirilerek, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi (SİDAS) hükümleri uyarınca yargılama işlemlerinin yapılması amacıyla 6706 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi uyarınca İsveç Devleti adli makamlarının Said Omar hakkında yaptığı iade talebinin kabul edilebilir olduğuna ve iadesi talep edilenin tutuklanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Solna İlk Derece Mahkemesinin 19.05.2021 tarihli B 3845 21 Esas nolu tutuklama duruşmasında iadesi talep edilen müdafiinin hazır olduğu, savunma hakkının ihlal edilmemesi amacıyla detaylı değerlendirmelere yer verilerek iadesi talep edilen Said Omar'ın yokluğunda İsveç Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 5 inci fasıl birinci maddesi, 18 inci fasıl birinci maddesi ve 35 inci fasıl birinci maddesi uyarınca duruşmanın kapalı oturumda yapılarak tutanağın ikinci sayfasında tanımlanan şekliyle 2020 bahar aylarında 02.05.2020 tarihi arasındaki dönemde Stocholm Büyükşehir bölgesinin Solletuna belediye mevkii Sofielundsvâgen 5 adresinde işlenmiş olan İsveç Narkotik Madde Ceza Kanunu

(1968:64) 1 inci ve 3 üncü maddeleri uyarınca ağır dereceden nitelikli narkotik madde suçundan kuvvetli derecede şüpheli olan iadesi talep edilen ...'ın gizlenmesi ya da yargılama veya müeyyideden herhangi başka bir surette firar etmesi yönünde risk bulunması, delilleri gizlemesi ya da başka surette soruşturmayı güçleştirmesi, suç faaliyetine devam edeceği ve suçun cezası olarak en az 2 yıl hapis cezası öngörüldüğü, İsveç Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 24 üncü fasıl ikinci maddesi birinci fıkrası gereğince şüpheli ya da başka karşı taraf yönünden oluşacak müdahale ve öteki sıkıntılarla karşılaştırıldığında tutuklama tedbirinin gerekçesi daha ağır olduğundan iadesi talep edilen ...'ın tutuklanmasına karar verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesi talep edilen ...'a 5271 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesi uyarınca Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2022 tarih 2022/3117 B.M. sayılı yazısı ve ekli Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün 08.06.2022 tarihli ve E.81016607 4 1 YU 511 2021 6954/73773 sayılı yazısı ile Solna İlk Derece Mahkemesinin iade talepnamelerinin duruşma gün ve saati tayin edilerek tebliğ edilmesi için gerekli işlemlerin yapıldığı, iade talep edilen ...'ın Göç İdaresine bildirdiği adreste bir yıldan uzun bir süredir bulunmadığı anlaşılmakla 19.07.2022 tarihli celsede hakkında yakalama kararı verildiği, iadesi talep edilen ...'ın 02.11.2022 tarihinde İstanbul Havalimanında yakalanarak, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı Yakalama Bürosu İstanbul Havalimanı Ek Hizmet Biriminde SEGBİS ortamında hazır edilmekle tercüman ve özel yetkili müdafileri huzurunda 5271 sayılı Kanun'un 147 nci ve 191 inci maddeleri kapsamında kimlik tespiti, kişisel ve ekonomik bilgileri saptanarak, iade talebine ilişkin tüm evrak okunup, yüklenen suç ve 6706 sayılı Kanun'un 17 nci ve 18 inci maddelerinin olası sonuçları anlatılmak suretiyle savunması tercüman vasıtasıyla alınmakla iade talebinin kabul edilebilir olduğuna ve iade talep edilen ...'ın tutuklanmasına karar verilmiştir.

Ceza kurallarının yer bakımından uygulanması açısından bazı suçların yargılanmasında evrensellik ilkesi kabul edilmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Diğer suçlar" başlıklı 13 üncü maddesinde, yabancı ülkede işlenen belli suçların failine veya mağduruna bakılmaksızın Türkiye’de yargılanacağı düzenlenmek, ikinci fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un İkinci kitap, dördüncü kısım altındaki üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye'de yargılama yapılabilmesi Adalet Bakanının talebinin bulunması şartına bağlanmıştır.

İade talebine konu uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun 5327 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlendiği ve Türkiye'nin yargı yetkisi kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır. 6706 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının c 4 bendinde iade talebine

esas teşkil eden fiilin Türkiye'nin yargı yetkisine giren bir suç olması halinde iade talebinin kabul edilmeyeceği düzenlenmektedir.

Ceza kurallarının yer bakımından uygulanmasında esas alınan ilkelerden biri olan mülkilik ilkesi, devletlerin egemenlik haklarını kullanmalarının doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Kural olan daima devletlerin kendi sınırları içerisinde gerçekleşen fiillere karşı kendi iç hukuk mekanizmasını uygulamayı arzulamalarıdır. Bu nedenle ceza kurallarının yer bakımından uygulanmasında asıl ve en geniş kapsamlı olan ilke mülkilik ilkesidir.

Evrensellik ilkesi ise, "ortak kültür değerlerine yönelik olarak" işlenen bir suçun insanlık yararına cezasız kalmaması için, mülkilik ilkesine göre yetkili sayılmayan bir devletin, salt adaleti sağlamak amacıyla suç dünyanın neresinde, kim tarafından kime karşı işlenmiş olursa olsun, bu suçu yargılama konusunda kendi kendisini yetkili kılmasını ifade eder. Bu ilkenin bir yansıması olarak her devlet ülkesinde bulunan, her ülkede suç sayılan fiiller bakımından suç sanığını ya suçun işlendiği devlete iade etmeli veya yargılayıp cezalandırmalıdır.

Bu açıklamalar ışığında, somut olayda uyuşturucu madde ticareti yapma suçu açısından, 5327 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesine göre Türkiye'nin yargılama yetkisi bulunmakla birlikte, mülkilik ilkesi uyarınca asli yargı yetkisinin suçun işlendiği yer devletinde bulunduğu, Türkiye'nin yargı yetkisinin ise tali ve tamamlayıcı nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun 5327 sayılı Kanun'un 188 inci maddesi kapsamında düzenlenmiş olması, kişinin mülkilik ilkesi uyarınca, yargı yetkisini haiz olan bir devlete iadesine engel teşkil etmeyecektir. Bu itibarla;

A. Türkiye'nin taraf olduğu SİDAS'a İsveç devletinin de taraf olduğu, iade talebi içeriği ve eklerinin anılan Sözleşmede öngörülen şeklî şartlara ve esaslara uygun olduğu, talep eden devlet hukuku ve Türk hukukuna göre iadesi talep edilen ...'ın iadesine konu suçun cezasının üst sınırının bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza olarak belirlendiği, iadesi talep edilen ...'ın Türk vatandaşı olmadığı ve ırkı, etnik kökeni, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasî görüşleri nedeniyle bir soruşturma veya kovuşturmaya maruz bırakılacağına veya cezalandırılacağına ya da işkence veya kötü muameleye maruz kalacağına dair kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunmadığı, iade talebine esas teşkil eden fiilin askeri suç, düşünce suçu, siyasî suç veya siyasî suçla bağlantılı bir suç niteliğinde olmadığı, Türkiye Devletinin güvenliğine karşı, Türkiye Devletinin veya bir Türk vatandaşının ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş bir tüzel kişinin zararına işlenmediği, zamanaşımı veya affa uğramadığı, talebe konu fiil nedeniyle daha önce Türkiye’de beraat veya mahkûmiyet kararı verilmediği, iade talebine konu suçun ölüm cezası veya insan onuru ile bağdaşmayan bir ceza gerektiren

suçlara ilişkin olmadığı, iadesi talep edilenin talep tarihinde on sekiz yaşından büyük ve bekar olduğu, uzun zamandan beri Türkiye’de bulunmadığı, iadesi halinde fiilin ağırlığı ile orantısız şekilde mağdur olmayacağı, İlk Derece Mahkemesinin iadesi talep edilen ...'ın iadesinin kabul edilebilir olduğuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla iadesi talep edilen müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükümde, iade talebine konu suçun, 5327 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 13 üncü maddesi gereğince Türkiye'nin yargı yetkisine giren bir suç olmasına rağmen kararda Türkiye Cumhuriyeti'nin yargı yetkisine giren bir suç olmadığının belirtilmesinin,

C. 6706 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile 5237 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi yürürlükte kaldırıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararının "Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe" kısmında, 5237 sayılı Kanun'un 18 inci maddesine atıf yapılmasının,

Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (B) ve (C) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle iadesi talep edilen müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/494 Esas, 2022/475 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmündeki,

A."...nedeniyle Türkiye Cumhuriyetinin yargı yetkisine giren bir suç olmadığı" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılması,

B. "Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe" kısmında yer alan "5237 sayılı TCK'nın 'Geri Verme' başlığında düzenlenen 18 inci" ibaresinin çıkarılarak yerine "6706 sayılı Kanun'un 11 inci" ibaresinin eklenmesi,

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

İade talebine konu suçun cezası ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak iadesi talep edilen hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçyapmareddineticaretihükmündüzeltilerekmaddetemyizistemininhukukitevdiinekararınsegbissidasolgularonanmasınasebeplerigerekçeesastanuyuşturucureddiincelenenbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:45:04

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim