Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/19003
2023/10145
27 Kasım 2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2021 tarihli ve 2020/151 Esas, 2021/18 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2021/465 Esas, 2021/1425 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılık hükme tesir edebilecek nitelikte ve temyiz nedeni de maddi hukuka aykırılık iddiasına dayandığından 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.05.2020 tarihli ve 2019/20 395 Esas, 2020/199 Karar sayılı kararı gereğince aleyhe temyiz olmasa dahi hükmün bozulmasını gerektirir nitelikte olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uygulanmasının kaldırılabilmesine karar verilebilmesi için 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra eylemlerin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulması suretiyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine,
-
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince hükmün bozulması gerektiğine,
-
Kovuşturmada delillerin eksik toplandığına,
-
Hukuka aykırı yargılama yapıldığında,
-
İddia ve istinaf başvuruların yeterince gerekçelendirilmeden verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının isabetsiz olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Uyuşturucu madde satıcılarına yönelik kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda Deniz ve Sabri isimli iki erkek kardeşin 06 CAM 46 plakalı araçta uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına dair istihbari bilgi edinildiği ve bu istihbari bilgiyle uyumlu olay gelişimi, tanık ... her ne kadar mahkeme huzurundaki beyanında sanıklardan uyuşturucu madde almadığını beyan etmişse de, soruşturma aşamasında olayın sıcağı sıcağına müdafii huzurunda uyuşturucu maddeyi Deniz ve Sabri'den aldığına dair beyanda bulunduğu, olay gelişimi ile uyumlu tanık ...'nin soruşturma aşamasındaki beyanlarının hükme esas alındığı, 27.12.2019 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı içeriğinden ...'nin 50,00 TL vererek esrar maddesi satın aldığı şahısları Deniz ve Sabri olduğuna dair müdafii huzurunda teşhis işleminde bulunduğu, tutanak mümzi tanıklarının sanıklar ile tanığın birbirlerine bir şey alıp verdiklerini gördüklerini beyan etmeleri, ... ve ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanları, tanık Onurcan'ın bir kağıt parçasına sarılı vaziyette paketlenmiş esrar maddesini kolluk görevlilerine teslim ettiği, Sabri ve Deniz'in araç içerisinde yakalandığı, Deniz'in kaba üst aramasında bel kısmında bir kabarıklığın olduğunun bariz bir şekilde kolluk görevlilerince görülmesi ile uyarı üzerine teslim ettiği, poşet içerisinde satışa hazır halde bir adet alüminyum folyoya sarılı vaziyette esrar, aynı poşet içerisinde şeffaf poşet parçası içerisinde esrar ve ayrıca aynı poşet içerisinde esrar maddelerin ele geçirildiği, sanık ...'in üzerinden ele geçirilen uyuşturucu maddenin cinsinin tanık Onur'da ele geçirilen uyuşturucu maddesi ile aynı olduğu,
Sanıklar suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında kalan yerde tanık Onur Kale'ye 50,00 TL karşılığında esrar maddesini sattıkları ve yakalanan aynı nitelikteki uyuşturucu maddeyi de ticari maksatla bulundurdukları anlaşılmakla sanıklar Deniz ve Sabri'nin üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 26.12.2019 yerine 27.12.2019 olarak yazılması, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ilişkin hüküm fıkralarının mahsus bölümlerinde "Deniz Kızıltepe" ve "Sabri Kızıltepe" ibareleri yerine sehven "Ahmet Toplayan" ibaresinin belirtilmesi hususları eleştirilip, 27.12.2019 tanzim tarihli olay, takip tarassut yakalama arama muhafaza altına alma ve teşhis tutanakları ile kriminal rapor içerikleri, tanık beyanları ve sanıkların savunmalarına göre, atılı suçun sanıklar tarafından asli iştirak halinde Mevlana Camiine 24 metre mesafedeki 34 ... ... plakalı otomobilin içerisinde işlendiğinin sabit olduğu, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.2021 tarihli ve 2020/20 327 Esas, 2021/145 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere "uyuşturucu madde satışının aracın içerisinde gerçekleşmiş olması ve aracın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen umumi veya umuma açık yerlerden olmaması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin sanıklar hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine atıfta bulunduğu ve istinaf başvurusu sebepleri değerlendirilerek hükümdeki eleştiri ve düzeltme nedeni dışındaki diğer istinaf nedenlerinin reddine karar verildiği anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin kısmında hükmolunan hapis cezasının 5275 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildikten sonra mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin ibare yerine "5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra başlamak üzere denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2021/465 Esas, 2021/1425 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin kısmında "5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra başlamak üzere denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin çıkartılmasına ve yerine "5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'in farklı gerekçesi ile oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli 2020/327 Esas ve 2021/145 sayılı kararı gereğince özel araçların "umumi veya umuma açık yer" kapsamında olmadığı, bu sebeple dosyamızda 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası (b) bendinin uygulanma koşulları bulunmadığı bu nedenle BAM kararının doğru olduğu yönündeki çoğunluk görüşüne; yasa koyucunun fıkrada belirtilen
kurumların özelliğini ve burada verilen hizmetin niteliğini gözeterek söz konusu düzenlemeyi yapmış olması, sözü edilen kurumlara 200 metreden daha yakın mesafede aracın uyuşturucu satışı için tezgah gibi kullanılması halinde satıcının araca uyuşturucu almak için binip inecek şahısları denetleyerek ve aralarında ayrım da yapmayacak olması, aracın satış sırasında özel amaçla değil ticari amaçla kullanılıyor olmasının da araca binecek kişiler arasında ayrım yapılmadığı hususunu doğruladığı tüm bu hususlar nazara alındığında umumiyet hususunun da gerçekleştiği, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası (b) bendi ile artırım yapılmasının yasa koyucunun amacına uygun olduğu aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bu hususun eleştiri nedeni yapılması gerektiği kanaatiyle farklı gerekçe ile hükme yönelik temyiz talebinin reddi ile hükmün onanması gerektiği kanaatindeyim.27.11.2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41