Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2641 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2025/2641
2026/1887
10 Mart 2026
1. Hukuk Dairesi 2025/2641 E. , 2026/1887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2133 E., 2024/2070 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pülümür Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/11 E., 2021/25 K.
Dava; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; ... ili, ... ilçesi, ... köyündeki dava konusu 1 56... parsel sayılı taşınmazın kadimden beri köy halkı tarafından arsa olarak kullanıldığı, halen aynı amaçla kullanıldığı gerekçesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/A maddesi uyarınca ... adına tespit edildiği, askı ilan süresi içerisinde itiraz edilmeyen tespitin 28.01.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı Hazine temsilcisi; 1 56... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak davalı köy adına arsa vasfıyla tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın Kadastro Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı Köy temsilcisi; dava konusu taşınmazın köyün aşevi olarak kullanıldığını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca köy adına tespit ve tescil edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/A. maddesi uyarınca kamu hizmetinde kullanılan ve köylüler tarafından yapılan aşevinin davalı köy adına tespit ve tescilinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.