Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6367
2024/856
6 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/344 E., 2022/688 K.
HÜKÜM/KARAR: Kabul / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/233 E., 2018/241 K.
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, dava konusu 300 ada 25, 319 ada 4 ve 302 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmalarında taraflar arasındaki rızai/harici taksimlere aykırı olarak davalılar adına tespit edildiğini ileri sürerek 300 ada 25 parsel sayılı taşınmazın ... adına olan tapu kaydının iptali ile 1/3 payının adına tesciline; davalı ... adına kayıtlı 319 ada 4 parsel içerisinde boş arazi olarak 1/2 payla kullandıkları kısmın tapu kaydının iptaline, maliki olduğu 319 ada 3 parsele eklenmesine, olmazsa son parsel numarası verilmek sureti ile 1/2 payının adına tesciline; 302 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ise davalı adına olan tapu kaydının iptal edilerek bu parsel içinde kendisine ait kısmın son parsel numarasına verilerek adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; tapu kaydının hukuki kıymetini yitirdiğini, kök mirasbırakan ...’ın 1980 yılında taşınmazları oğulları arasında pay ettiğini, dava konusu 300 ada 25 parsel sayılı taşınmazın ...’a kaldığını, taşınmazı 2002 yılında ...’den satın aldığını, zilyetliğin kendisinde olduğunu ve tespitin doğru yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; 302 ada 1 parsel sayılı taşınmaz için davacının talebine itirazı olmadığını, 319 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazın ise tamamının mirasbırakan...’tan intikal ettiğini, ölümü ile kızı hesaba katılmaksızın rızai taksimle kendisi ve davacıya isabet ettiğini, harman yerinin bir kısmının davacıya ait 3 parselde, bir kısmının kendisine ait 4 parselde kaldığını, tamamının adına yazılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi 19.10.2018 tarih 2016/233 E., 2018/241 K. sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazların mirasbırakandan intikal ettiği, mirasçılar arasında yapılan harici ve rızai taksim anlaşmasına göre dava konusu 300 ada 25 parsel sayılı taşınmazını ...,..., ... ve ...'a bırakılmasına rağmen kadastro faaliyetleri yapılırken bu yerin ...'a ait iken 2002 yılında 7.000,00 TL bedelle davalı ...'a satıldığının kadastro tutanağına şerh edildiği, 319 ada 4 parsel içerisinde yer alan ve fen bilirkişileri tarafından sunulan raporda (C) harfi ile gösterilen 391,32 m²'lik alanın "harman yeri" olarak eşit hisseyle davacı ve davalı adına bırakıldığı, 302 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve fen bilirkişileri tarafından sunulan raporda (B) harfi ile gösterilen 437,49 m²'lik alanın davacının payına düştüğü, zeminde mevcut olan ve parseli ikiye ayıran ağaç kazıkların tarafların müşterek kararı ile dikilerek fiili sınırın oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
- İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
- Gerekçe ve Sonuç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 15.03.2019 tarih 2019/146 E., 2019/500 K. sayılı kararı ile değeri itibariyle uyuşmazlığın istinaf kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 341/2 nci ve 352/1 inci maddeleri uyarınca reddine karar verilmiş; kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ise bu kez 16.05.2019 tarihli ek karar ile yine somut uyuşmazlıkta verilen hükmün dava değeri nedeniyle kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairenin 19.01.2022 tarihli 2021/3645E., 2022/398K. sayılı kararıyla, eldeki davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkin olduğu, 3402 sayılı Kanun'un ek 6 ncı maddesi uyarınca kanun yolu bakımından miktar sınırlandırmasından vareste olduğu gerekçesiyle ek kararın kaldırılmasına ve işin esasının incelenmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince 01.06.2022 tarih 2022/344 E., 2022/688 K. sayılı kararı ile; taşınmazın mirasbırakan ...’dan intikal ettiği, davacı ile ... ve ...’ye taksim edildiği; davalının taşımazın ...’ye kaldığı, onun da kendisine sattığı iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; muvafakatnamenin değerlendirilmediğini, taşınmazın taksimde ...’ye kaldığını, onun da kendisine sattığını, 2002 yılından itibaren zilyet olduğunun, tespit tutanağıyla sabit olduğunu, sadece evin üç kardeşe verildiğini, taşınmazın tamamının ...’ye ait olduğunu, taşınmaz sınırlarının keşifte uygulanmadığını, diğer taşınmazlarda payı bulunmadığından husumetten ret karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 15 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Temyiz konusu ... ada 25 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tapu kaydı, irsen intikal, taksim suretiyle ...’a ait olduğu, onun da tamamını 1980 yılında ...’a hibe ettiği, üzerindeki evin 1960 yılında... tarafından yapıldığı, ...,...,...’ye devredildiği, bu hususun beyanlar hanesine şerh edildiği, ...’nün 2002 yılında taşınmazı ...’a sattığı, Ordu 3. Noterliğinin 26.12.2008 tarih 17072 yevmiyeli muvafakatnamesi ile yapılan tespite muvafakat ettiği, taşınmazın tamamının davalı ... adına tespit edildiği, tespitin dava açılmadığından 27.05.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.Ancak, kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır. Devletin sicil oluşturmadan kaynaklanan görevi kamu düzeniyle ilgili olduğundan bu hususun re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
4.Hükümde, dava konusu 300 ada 25 parsel sayılı taşınmazın davacının talep ettiği pay oranında iptali ile kalan payın davalı üzerinde bırakılması gerekirken edinme sebebini değiştirecek şekilde davalı adına da tescil hükmü kurulması isabetsizdir.
5.Öte yandan, harç hususu kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilmek suretiyle dava konusu taşınmazların kabul edilen değeri üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru değildir.
6.Ne var ki, anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazının reddine,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “2/3 hissenin de davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “kalan payın davalı ... üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılmasına; hükmün (3) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerinde (3) numaralı bent olarak “Alınması gerekli 1.153,06TL harçtan peşin alınan 34,16 TL peşin harç, 614,21 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 648,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 504,69TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irad kaydına” cümlesinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:48