Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3926
2024/606
24 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/277 E., 2021/399 K.
HÜKÜM: Kabul
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve kal davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı Hazine vekili ve davalı Şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili; Eğirdir ilçe merkezinde ve Eğirdir Gölü kıyı kenar çizgisi içerisinde Eğirdir Belediye Başkanlığı tarafından muhtelif zamanlarda doldurma ve kurutma yoluyla yaklaşık 512.000,00 m2 arazi kazanıldığını, Belediye tarafından kıyıda yapılan dolgu işlemlerinin Kıyı Kanunu’nun 7 nci maddesi gereğince gerekli izinler alınmadan yapıldığını, dolgu alanlarının Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlardan olduğunu, bu alanlar üzerinde Belediye tarafından yapılan bina ve tesislerin otogar, restoran, büfe, çay bahçesi, işyeri v.b amaçlarla şahıslara kiralanmak suretiyle kullandırıldığını, Eğirdir Gölünün Türkiye’nin ikinci en büyük tatlı su gölü ve doğal içme suyu havzası olduğunu, bu nedenle Eğirdir Gölü kıyılarında doldurma ve kurutma yapılamayacağı gibi yapılmış dolgular için de Kıyı Kanunu uyarınca izin verilmesinin söz konusu olamayacağını, Belediye tarafından Eğirdir İlçe sınırları dahilinde kıyıda ve kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi içinde kalan dolgu alanlarının Belediyeye devrinin yapılması için talepte bulunulduğunu ancak bu talebin Maliye Bakanlığınca ret edildiğini ileri sürerek belediye tarafından yapılan bina ve tesislerin kal’ine ve davalının bu yerlere elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
-
Mahkemece; Eğirdir Belediye Başkanlığı ile davacı Hazine arasındaki Isparta İdare Mahkemesinin 2015/461 Esas sayılı dosyasının derdest olduğu, bu davadan da anlaşılacağı üzere Eğirdir Belediye Başkanlığı ile Hazine arasında dava konusu alanların mülkiyeti konusunda uyuşmazlık bulunduğu, davalının dava konusu alanın malikinin kim olduğunu bilebilecek durumda olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.02.2020 tarihli ve 2016/10420 Esas, 2020/868 Karar sayılı kararı ile; Eğirdir Belediye Başkanlığı tarafından dava konusu alanların Belediyeye devri için talepte bulunulduğu, talebin reddi nedeniyle ret işleminin iptali için Isparta İdare Mahkemesinin 2015/461 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, 6100 sayılı HMK'nın 165 inci maddesi gereğince İdare Mahkemesi tarafından verilecek hükmün eldeki davada verilecek kararı etkileyeceği anlaşıldığından, Isparta İdare Mahkemesinin 2015/461 Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenilmesi, anılan davanın kesin olarak karara bağlanmasından sonra toplanan ve/veya toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
-
Mahkemenin 20.12.2021 tarihli ve 2020/277 Esas, 2021/399 Karar sayılı kararıyla; Isparta İdare Mahkemesinin 2015/461 Esas, 2016/553 Karar sayılı kararı ile, belediye tarafından devri talep edilen 512.000 metrekare yüz ölçümlü dolgu alanında Kıyı Kanunu'na ve imar mevzuatına aykırı yapıların ve kullanımların bulunduğu, bazı kısımları hariç olmak üzere Eğirdir Gölünden kazanılan dolgu alanlarına ait dolgu izinlerinin alınmadığı, belediyenin devir talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği, kararın 22.09.2016 tarihinde kesinleştiği, Eğirdir Belediyesince gölden doldurulmak suretiyle kazanılan alanlarda alınması gereken izinlerin alınmadığı, Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata aykırı yapı, tesis ve kullanımlar mevcut olduğu, söz konusu alanların belediyenin tasarrufuna bırakılmasının mümkün olmadığı, taşınmazın Hazineye ait olduğu ve Hazine taşınmazının izinsiz olarak üçüncü bir kişi tarafından kiraya verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili ve davalı Şirket temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 08.10.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda işletmenin toplam işgal alanının 1.830,00 m² olduğunun tespit edildiğini, toplam işgal alanı 1.830,00 m² olan işletmenin tamamı için hüküm kurulması gerekirken 1.685,00 m²'lik alan için el atmanın önlenmesi ve kal kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapı kayıt belgesi için ödenen 30.000 TL bedelin dava değeri hesabından mahsup edilerek dava değerinin eksik hesaplandığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
-
Davalı Şirket temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu taşınmaz için Belediyeye kira bedeli, Hazineye ecrimisil ödendiğini, davalı Şirketin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, usulüne uygun olarak yapı kayıt belgesi alındığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 7 nci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
-
3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun, Doldurma ve Kurutma Yoluyla Arazi Kazanma ve Bu Araziler Üzerinde Yapılabilecek Yapılar başlıklı 7 nci maddesi hükmü ile dolgu suretiyle elde edilen alanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu açıklanmıştır.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin ve davalı Şirket temsilcisinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 24.605,26 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin j bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:45