Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5245 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/5245
2026/1763
5 Mart 2026
1. Hukuk Dairesi 2024/5245 E. , 2026/1763 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1484 E., 2024/2067 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozkır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/32 E., 2024/125 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Duruşmaya başlandı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve geri çevirme kararı ile getirtilen evraklarla birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil ve bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; tarafların müşterek murisi ... 'nın ölümüyle ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 3 08... , 3 21... , 32... , 3 45... ve 3 48... parsel sayılı taşınmazlar ile aynı yer ... Mahallesinde kain 5 93... , 35, 5 94... ve 5 68... parsel sayılı taşınmazların davacı, davalı, dava dışı kardeşleri ... ile anneleri ...'ya intikal ettiğini, anneleri ...'nın dava konusu taşınmazlarda intikalen iktisap ettiği 1/4 payını ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında davalıya temlik ettiğini, 5 68... parsel sayılı taşınmazın bilahare davalı tarafından dava dışı üçüncü şahsa satıldığını, ...'in 14.11.2020 tarihinde öldüğünü, muris ... tarafından yapılan temlikin makul oranda olmadığını ve mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürerek 5 68... parsel sayılı taşınmaz yönünden miras payı oranında bedele hükmedilmesini, diğer taşınmazlar yönünden ise miras payı oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu 3 21... ve 5 68... parsel sayılı taşınmazların davalı tarafından ortaklığın giderilmesi davası sonucunda verilen satış kararı neticesinde edinildiğini, temlikin bakım ve ödeme karşılığında gerçekleştirildiğini, bakım borcunun yerine getirildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların müşterek murisi ...'in ölümünden sonra muris ...'in bakımının davalı tarafından yapıldığı, murisin, eşinden intikal eden on parça taşınmazda toplam 3.659 metrekareye karşılık gelen payını davalıya ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiği, murisin uhdesinde dava dışı dört taşınmazda toplam 1.388 metrekareye karşılık gelen payın kaldığı, bu kapsamda temlikin makul oranda kaldığı, temlikteki amacın mal kaçırmaya yönelik olduğunun ispatlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;dava konusu 3 08... , 3 21... , 3 48... ve 3 45... parsel sayılı taşınmazlardaki payların davalıya temlik edilmediği, temlikin makul oranda kaldığı öte yandan murisin bakımının da davalı tarafından gerçekleştirildiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve Daire'nin 24.02.2026 tarihli geri çevirme kararı ile dosya kapsamına alınan resmi senet ve tapu kütük suretlerinden; tarafların müşterek murisi ...'in 04.10.2005 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak eşi ... ve çocukları ..., ... ve ...'in kaldığı, bilahare ...'in 14.11.2020 tarihinde ölümüyle geri mirasçı olarak davacı oğlu ..., davalı kızı ... ve dava dışı kızı ...'ın kaldığı, müşterek muris ...'in ölümüyle ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 81... (yeni 3 21... ), 81... (yeni 3 21... ), 81... (yeni 3 21... ), 1 11... (yeni 3 48... ), 1 15... (yeni 3 45... ) parsel sayılı taşınmazlar ile aynı yer ... mahallesinde kain 56... (yeni 5 93... ), 56... (yeni 5 93... ), 61... (yeni 5 94... ), 1 68... (yeni 5 68... ) parsel sayılı taşınmazların tamamının, yine ... Mahallesinde kain 1 00... (yeni 3 08... ) parsel sayılı taşınmazın ise 1/2 payının 20.08.2009 tarihli intikal işlemiyle mirasçıları ..., ..., ... ve ... adına verasette iştirak şeklinde tescil edildiği, muris ...'in intikalen iktisap ettiği paylarını 21.08.2009 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalı ...'e devrettiği, bilahare 1 68... (yeni 5 68... ) ve 81... (yeni 3 21... ) parsel sayılı taşınmazların ortaklığın giderilmesi davası sonucunda verilen satış kararı neticesinde 17.10.2012 tarihinde tam payla davalı ... adına tescil edildiği, davalı ...'in 1 68... (yeni 5 68... ) parsel sayılı taşınmazı 13.02.2017 tarihinde dava dışı Necati Mete'ye satış suretiyle devrettiği, muris ...'in terekesinde Konya ili, Bozkır ilçesi, ... Mahallesinde kain 6 05... parsel ve 6 08... parsel sayılı taşınmazlar ile aynı yer Yukarı mahallesinde kain 3 88... parsel ve 3 89... parsel sayılı taşınmazlarda 1/4'er payın kaldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 0l.04.1974 tarihli 1/2 sayılı içtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Borçlar Kanunu'nun 213. ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle murisin asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Murisin, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için de, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı,temlik edilen malın tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.
Somut olayda; muris ... tarafından ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya on farklı taşınmazdaki hisselerin temlik edildiği, bunun dışında dava dışı dört farklı taşınmazda daha murisin 1/4'er payının bulunduğu sabittir. Ne var ki, murisin uhdesinde kalan bu taşınmazların akit tarihi itibariyle değerleri tespit edilerek temlikin makul bir oranda kalıp kalmadığı değerlendirilmeksizin muris tarafından temlik edilen hisselerin metrekare karşılığı üzerinden yapılan soyut değerlendirme ile sonuca gidilmiştir.
Hâl böyle olunca; dava konusu taşınmazlarda muris ... tarafından ölünceye kadar bakma akdi ile temlik edilen hisselerin akit tarihindeki rayiç değerleri ile murisin uhdesinde kalan taşınmazların aynı tarihteki rayiç değerleri bilirkişi marifetiyle tespit edildikten sonra yukarıda yer verilen ilkeler ışığında temliklerin makul karşılanabilecek sınırda kalıp kalmadığı belirlenmek suretiyle murisin kastının tereddüte yer vermeyecek biçimde açıklığa kavuşturulması ve hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacı vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davacı vekili vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.