Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3454

Karar No

2024/4247

Karar Tarihi

5 Haziran 2024

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2015/240 E., 2023/156 K.

HÜKÜM: Kabul

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve terkin davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı Hazine vekili; Trabzon ili, ... ilçesi, 18 ada 6 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının Kıyı Kanunu uyarınca kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

  1. Mahkemece; 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 10.05.2010 tarihli ve 2010/4281 Esas, 2010/5496 Karar sayılı kararı ile; 5841 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasındaki düzenleme gereği davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak yargılama giderlerinden sorumluluğun tespiti bakımından kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi, sonucuna göre yargılama giderlerinin hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.09.2013 tarihli ve 2012/13283 Esas, 2013/13625 Karar sayılı kararı ile; mahkeme kararının temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesi kararıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasına eklenen cümlenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükmün, verildiği tarih itibariyle doğru olduğu düşünülse dahi Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra doğru olduğunun söylenemeyeceğinden bahsedilerek iptal kararından sonra oluşan yeni yasal durum dikkate alınarak, inceleme yapılıp sonuca ulaşılması, işin esasının ve dava konusu taşınmazın 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla belirlenen veya belirlenecek olan kıyı kenar çizgisine göre değerlendirilmesi ve ayrıca 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı hususunun da gözetilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

  3. Mahkemenin 28.03.2023 tarihli ve 2015/240 Esas, 2023/156 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının dava dilekçesi ve aşamalarda yer almayan kal talebi, yönünden taşınmaz üzerinde bulunan yapının dava tarihinden sonra inşa edildiği, sonradan ıslahla dahi müddeabih eklenemeyeceği gerekçesiyle bu hususta değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulmak suretiyle dava konusu eski 18 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan yeni 18 ada 10, 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün kıyı kenar çizgisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın kal'i talebi de bulunduğunu, ancak kal konusunda değerlendirme yapılmamasının doğru olmadığını, binanın tamamının kal'ine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın ifraz öncesi halinin tamamının kıyıda kaldığının sabit olmasına rağmen bir kısmı için karar verilmesi, bakiye kısım yönünden hüküm kurulmamasının da hatalı olduğunu, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve terkin istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

Anayasa’nın "Kıyılardan yararlanma" başlıklı 43 üncü maddesi, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 5 inci ve 9 uncu maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 715 inci, 999 uncu maddeleri, 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.

  1. Değerlendirme

  2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 18 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tevhit ve ifrazı işlemleri neticesinde 18 ada 10, 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 18 ada 10 parselin 1.029,37 m²'lik; 18 ada 11 parselin 124,42 m²'lik; 18 ada 12 parselin 15,87 m²'lik kısımlarının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır.

2.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin j bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamamahkemekararıv.onanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:14:47

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim