Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2612
2024/3804
23 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/481 E., 2023/508 K.
HÜKÜM/KARAR: Ret / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/363 E., 2019/437 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakanları ...'in maliki olduğu 130 ada 6 parsel sayılı taşınmazını ve 125 ada 48 parsel numaralı taşınmazdaki 1/2 hissesini aynı tarihte satış göstermek suretiyle davalı torununa temlik ettiğini, işlemin yapıldığı tarihte 16 yaşında olan davalının bu taşınmazları satın alma gücünün bulunmadığını, yine mirasbırakanın daha sonraki tarihlerde adına kayıtlı 125 ada 85 ve 147 ada 14 parsel sayılı taşınmazlarını da satış göstermek suretiyle davalıya devrettiğini, yapılan işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, aşamada 31.10.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile, tapu iptal tescil talepli olarak dava konusu edilen 125 ada 48 parselin davalı tarafından kızına bağış yoluyla devredildiğini öğrendiklerini belirterek bu parsel yönünden şimdilik 280.000,00TL tazminatın davalıdan yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, esasen 1950 doğumlu olduğunu, nüfusa 4 yaş geç olarak yazdırıldığını, mirasbırakan ölünceye kadar ona hizmet ettiğini, yanında çalıştığını, bakımını üstlendiğini, bu süreç içindeki kazançlarını, evlilikte eşine ait olan takıları ve anne/babasının katkıları ile davaya konu taşınmazları satın aldığını, tapu kayıtları incelendiğinde bu taşınmazların aynı tarihlerde değil, farklı tarihlerde satın alındığının görüleceğini, birikimlerini tamamladıkça bu taşınmazları aldığını, taşınmazları 16 21 24 değil, 20,25 ve 28 yaşlarında satın aldığını, bu tasarrufun yapıldığı tarihte dava konusu yerlerin çorak ve kıymetsiz olduğunu, bu sebeple söz konusu taşınmazları rahatça ve uygun fiyata satın alabildiğini, söz konusu taşınmazların davalıya satıldığı sırada kök mirasbırakan ...’in ayrıca 400 dönüme yakın taşınmazları bulunduğunu, dilese bunları da bila bedelle kendisine satış veya bağış olarak devredebileceğini, ancak kalan bu taşınmazların ölümünü müteakip miras yolu ile davacılara ve dava dışı diğer mirasçılarına intikal ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli ve 2017/363 Esas, 2019/437 Karar sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanları itibariyle; mirasbırakanın çocukları ile arasında herhangi bir husumetin bulunmadığı, mal kaçırmasına neden olacak bir durumun varlığının somut olarak ispatlanamadığı, terekesinde başkaca malvarlığının da bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mirasbırakanın davalıya bedelsiz olarak gayrimenkul devretmiş olmasının ve bunu satış olarak göstermesinin muris muvazaasının varlığı için yeterli olduğunu, bunun hangi amaçla yapıldığının sonucu değiştirmeyeceğini, yapılan sözleşmenin satış adı altında bağış olduğunu, satış tarihlerinde davalının 16,18,22 yaşlarında olduğunu, dedesinin verdiği haçlıkla hayatını sürdürdüğünü, gelirinin olmadığını, mirasbırakanın terekesinde başka malların bulunmasının ve diğer mirasçılara intikal etmiş olmasının işlemin muvazaalı olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, mirasbırakanın ölümünden sonra tüm taşınmazların eşit olarak paylaştırıldığını ve davalının babasının da payını aldığını, taşınmazların bedelsiz olarak devredildiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2023 tarihli ve 2020/481 Esas, 2023/508 Karar sayılı kararıyla; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; ilk derece mahkemesince verilen karar hukuka uygun olduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyip, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ve bedel istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı; Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706 ncı, Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci ve Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddeleri.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi.
- Değerlendirme
1.Bilindiği üzere; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Hemen belirtilmelidir ki, pay oranında açılan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davalarda davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.
Dosya içeriğine göre, mirasbırakan ... tarafından davalı ...'ya temlik edilen dava konusu taşınmazların dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değerleri toplamı 3.784.954,90 TL olup, bu değer üzerinden; davacılardan ... ... ... ... ... ve ...'ın her birinin 8/240'ar paylarına düşen değerin 126.165,16 TL, davacı ...'in 2/240 payına düşen değerin 31.541,29 TL, davacılar ... ve ...'nın 3/240'ar paylarına düşen değerin 47.311,93 TL , davacı ...'ün 48/240 payına düşen değerin ise 756.990,98 TL olduğu, bu durumda davacı ... hariç diğer davacılar yönünden anılan miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238,730 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacı ... hariç diğer davacılar yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Davacı ...'ün temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK'nın 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1899 doğumlu mirasbırakan ...'in 11.12.1978 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı kızı ..., davacı torunları ... ... ... ... ... ve ...,, 2005 yılında ölen torunu ...'in davacı eşi Selim ile davacı çocukları ... ve ..., davalı torunu ... ile dava dışı çocukları ve torunlarının kaldığı, mirasbırakanın adına kayıtlı eski 508 ( yeni 130 ada 6) parsel sayılı taşınmazını 16.05.1970 tarihli satış işlemi ile, eski 773
( yeni 125 ada 85) parsel sayılı taşınmazını 08.06.1978 tarihli satış işlemi ile, eski 315 ( yeni 147 ada 14) parsel sayılı taşınmazını 16.07.1975 tarihli satış işlemi ile davalı torunu ...'ya temlik ettiği, eski 704 ( yeni 125 ada 48) parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını ise 16.05.1970 tarihinde satış yolu ile davalı torununa devrettiği, daha sonra bu payın 19.03.2015 tarihinde satış yolu ile ...'e devredildiği, mirasbırakan adına kayıtlı başkaca taşınmazların da bulunduğu anlaşılmaktadır.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından (davacı ... yönünden) temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin davacı ... hariç diğer davacılar yönünden değerden REDDİNE,
Davacı ... yönünden temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı ...'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:13